Boşanma halinde, evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı mal rejimi tasfiyesi ile yapılır. Yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir.
Katkı payı alacağı, eşlerden birinin diğerinin malvarlığının edinilmesine para, emek veya hizmetle yaptığı katkı karşılığında talep edebileceği alacağı ifade eder. Uygulamada özellikle 1 Ocak 2002 tarihinden önceki mal ayrılığı dönemine ilişkin katkılar bakımından gündeme gelir. Katkının varlığını ispat yükü davacı eşe aittir ve alacak, malın tasfiye anındaki değeri üzerinden hesaplanır.
Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 743 sayılı Türk Kanunu MedenisiSözlükte gör: Katkı Payı Alacağı ›Eşler arasındaki mal rejimi, evlilik birliği sona erdiğinde tasfiye edilir. Eşler başka bir rejim seçmemişse, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.218 vd.).
Tasfiye, boşanma, evliliğin iptali veya ölüm gibi rejimi sona erdiren hâllerde gündeme gelir.
Edinilmiş mallar, evlilik süresince karşılığını vererek elde edilen mal varlığı değerleridir; kişisel mallar ise eşlerden birine ait olup tasfiyeye dahil edilmeyen değerlerdir (TMK m.219-220). Bu ayrım, tasfiyenin temelini oluşturur.
Kişisel malların gelirleri ise kural olarak edinilmiş mal sayılır.
Tasfiyede her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m.231 ve m.236). Ayrıca bir eşin, diğerinin malına katkıda bulunması hâlinde değer artış payı talep edilebilir (TMK m.227).
Hesaplamalar, malların tasfiye anındaki değerleri esas alınarak yapılır.
Tasfiye tek bir işlemle değil, birbirini izleyen aşamalarla yapılır. Önce her eşin kişisel malları ile edinilmiş malları birbirinden ayrılır ve eşler arasındaki karşılıklı borçlar denkleştirilir. Ardından edinilmiş mallara eklenmesi gereken değerler hesaba katılır; eşlerden birinin, rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğerinin rızası olmaksızın ve olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler bu kapsamdadır (TMK m.229). Mal kaçırma iddiaları çoğunlukla bu kalemde somutlaşır; bir yıllık dönem dışında kalan devirlerde ise kastın ayrıca ispatı aranır.
Sonraki aşamada kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasındaki değer kaymaları denkleştirilir ve her mal grubunun borçları düşülerek artık değer bulunur. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; hesaba eklenecek değerler ise malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m.235). Ödeme ayın veya para olarak yapılabilir; derhâl ödeme borçlu eş için ciddi güçlük doğuracaksa uygun bir sürenin tanınması istenebilir ve tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür (TMK m.239). Her aşamanın ayrı gösterilmesi, raporun denetlenebilir olmasını sağlar.
İlk yaygın hata, tasfiyenin boşanma davasının kendiliğinden bir sonucu sanılmasıdır; oysa katılma alacağı ve değer artış payı ayrıca talep edilmedikçe hükmedilmez. Talebin dilekçede açıkça ve dayanaklarıyla birlikte belirtilmesi, sonradan doğacak ıslah ihtiyacını da azaltır. İkinci hata, kişisel mal iddiasının belgelendirilmemesidir. Kanun bir eşin bütün mallarını aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal saydığından, miras veya bağış yoluyla edinildiği ileri sürülen değerlerin belgeyle ortaya konulması gerekir; eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise onların paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m.222).
Üçüncü hata, delillerin geç toplanmasıdır. Banka hesap hareketleri, kredi ödeme tabloları, tapu ve trafik sicil kayıtları ile satış sözleşmeleri belirli sürelerle saklandığından, talebin erken ve açık biçimde ileri sürülmesi önem taşır. Ayrıca hesabın yalnızca bir taşınmaz üzerinden yapılması; şirket payları, banka mevduatı, birikimli sigorta ve benzeri değerlerin gözden kaçmasına yol açabilir. Bu riski azaltmak için tasfiyeye konu tüm malvarlığı kalemlerinin baştan listelenmesi yararlı olur. Yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücreti yürürlükteki tarifelere göre belirlenir ve her yıl güncellenir.
Yasal rejimde, her eş diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir; kişisel mallar tasfiyeye dahil edilmez.
Eşlerden birine ait olup tasfiyeye dahil edilmeyen değerlerdir; ancak kişisel malların gelirleri kural olarak edinilmiş mal sayılır.
Bir eşin diğerinin malına katkıda bulunması hâlinde, bu katkı karşılığında talep edebileceği paydır.
Boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi hassas süreçlerde haklarınızı titizlikle koruyoruz. CMY Hukuk & Danışmanlık olarak durumunuzu değerlendirip yol haritanızı birlikte çıkaralım.
Mal Rejimi Sözleşmesi ve Seçimlik Rejimler hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMal Ayrılığı ve Paylaşmalı Mal Ayrılığı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAile Konutu Şerhi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleKatılma Alacağı ve Değer Artış Payı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleÇekişmeli Boşanma Davası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBoşanmada Maddi ve Manevi Tazminat hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›