Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Değer Artış Payı

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m.227/1).

Değer Artış Payı Hangi Hâlde Doğar?

Değer artış payı, bir eşin diğerinin malvarlığına karşılıksız katkısını tasfiyede korumaya yönelik bir alacaktır. Hükmün üç şartı vardır: katkının diğer eşe ait bir mala yapılmış olması, katkının hiç ya da uygun bir karşılık alınmaksızın yapılması ve tasfiye sırasında o malda değer artışı bulunması.

Katkı karşılığında uygun bir bedel alınmışsa bu talep doğmaz; örneğin katkı bir borç sözleşmesine dayanıyorsa ve geri ödenmişse değer artış payı istenemez.

Talep, malın mülkiyetine yönelik değildir. Değer artış payı da katılma alacağı gibi para alacağıdır; tapu iptali sonucu doğurmaz.

Üç Katkı Biçimi: Edinme, İyileştirme, Koruma

Kanun katkıyı üç başlıkta toplar. Edinilme, malın satın alınmasına yapılan katkıdır: peşinatın bir kısmının ödenmesi veya kredi taksitlerinin karşılanması gibi.

İyileştirme, malın değerini artıran harcamalardır: tadilat, ek inşaat, esaslı onarım. Olağan bakım giderleri kural olarak bu kapsamda değerlendirilmez.

Koruma, malın değer kaybetmesini veya elden çıkmasını önleyen katkıdır: ipoteğin paraya çevrilmesini engelleyen ödeme, vergi ve harç borcunun kapatılması gibi.

Katkının para olması şart değildir; ancak parayla ölçülebilir ve ispatlanabilir olması gerekir. Bu nedenle banka dekontu, kredi ödeme planı, fatura ve sözleşme gibi belgeler davanın omurgasını oluşturur.

Alacak Nasıl Hesaplanır?

Hesabın temel kuralı, alacağın güncel değer üzerinden belirlenmesidir: eş, değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır (TMK m.227/1).

Yani katkı yapıldığı tarihteki nominal tutar değil, o katkının mal değerine oranı esas alınır ve bu oran tasfiye tarihindeki değere uygulanır. Böylece enflasyon ve değer artışı katkıda bulunan eşe yansır.

Kanun ters durumu da düzenler: bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m.227/1). Mal değer kaybettiyse katkıda bulunan eş, en azından başlangıçtaki katkısını talep edebilir.

Hesap bilirkişi marifetiyle yapılır; katkı oranının tespiti için malın edinme tarihindeki değeri ile katkının tutarı karşılaştırılır.

Mal Daha Önce Elden Çıkarılmışsa

Katkı yapılan mal tasfiyeden önce satılmış veya devredilmiş olabilir. Bu hâlde alacak hakkı düşmez.

Kanun hâkime takdir yetkisi tanır: böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m.227/2).

Uygulamada hâkim, malın elden çıkarıldığı tarihteki değeri, satış bedeli ve yerine geçen değerleri gözeterek hakkaniyet ölçüsünde bir tutar belirler.

Bu nedenle katkı yapılan malın satılmış olması, davanın açılmasına engel değildir; aksine kanun bu ihtimali özel olarak düzenlemiştir.

Sözleşmeyle Vazgeçme ve Oran Değiştirme

Değer artış payı emredici bir hüküm değildir; eşler bu konuda anlaşabilir.

Kanun açıkça öngörür: eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler (TMK m.227/3).

Anlaşmanın geçerlilik şartı yazılı şekildir. Sözlü anlaşma veya fiilî uygulama bu sonucu doğurmaz.

Bu hüküm, mal rejimi sözleşmeleriyle birlikte değerlendirilmelidir; eşler rejimi değiştirmeden de yalnızca değer artış payı bakımından düzenleme yapabilirler.

Mevzuat Dayanağı Eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olacağı ve bu alacağın o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanacağı düzenlenmiştir. 4721 sayılı TMK m. 227
Mevzuat Dayanağı Her eş veya mirasçılarının, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olacağı ve alacakların takas edileceği hükme bağlanmıştır. 4721 sayılı TMK m. 236

Katılma Alacağından Farkı

İki talep aynı davada birlikte istenir ama hukuki temelleri ayrıdır ve bu ayrım sonuca doğrudan etki eder.

Değer artış payı katkıya dayanır: talep eden eşin, diğerine ait belirli bir mala karşılıksız katkı yaptığını ispat etmesi gerekir (TMK m.227). Katkı ispatlanamazsa talep reddedilir.

Katılma alacağı ise rejimin kendisinden doğar: her eş, diğerine ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1) ve bunun için katkı ispatı aranmaz.

Pratik sonuç şudur: katkısı ispatlanamayan eş katılma alacağını yine de talep edebilir; buna karşılık kişisel mala yapılan katkı yalnızca değer artış payı yoluyla korunur, çünkü kişisel mal artık değere dahil değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Değer artış payı hangi hâlde istenir?

Diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunulmuşsa istenir (TMK m.227/1).

Alacak hangi tarihteki değere göre hesaplanır?

Malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı söz konusuysa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m.227/1).

Kredi taksitlerini ödemem katkı sayılır mı?

Malın edinilmesine yapılan karşılıksız katkı bu kapsamdadır. Ödemelerin banka kayıtlarıyla ispatlanması gerekir.

Tadilat masrafları değer artış payı doğurur mu?

Malın değerini artıran iyileştirme harcamaları bu kapsamda değerlendirilir; olağan bakım giderleri kural olarak sayılmaz.

Katkı yaptığım mal satıldıysa hakkım düşer mi?

Hayır. Malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m.227/2).

Değer artış payından vazgeçilebilir mi?

Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilirler (TMK m.227/3).

Sözlü anlaşma geçerli mi?

Hayır. Kanun yazılı şekil şartı aramaktadır (TMK m.227/3).

Değer artış payı tapuda pay verir mi?

Hayır. Para alacağıdır; mülkiyet aktarımı veya tapu iptali sonucu doğurmaz.

Kişisel mala yapılan katkı için hangi talep ileri sürülür?

Kişisel mal artık değere dahil olmadığından katılma alacağı kapsamına girmez; bu katkı değer artış payı yoluyla korunur (TMK m.227).

Dava sürecinizde hukuki destek

Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar