Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Boşanmada Ziynet Eşyası (Düğün Takıları) Davası

Boşanma sürecinde sıkça uyuşmazlık konusu olan ziynet eşyaları (altın, bilezik, takı), kural olarak kadına ait kabul edilir. İade talebinde ispat yükü ve eşyanın akıbeti önem taşır.

Ziynet Eşyası Kime Aittir?

Düğünde takılan ziynet eşyaları, kime takılmış olursa olsun kural olarak kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı kabul edilir. Bu kabul, yerleşik uygulamanın temel ilkesidir.

İade Talebi

Kadın, ziynet eşyalarının kendisine iade edilmesini ya da bedelinin ödenmesini boşanmayla birlikte veya ayrı bir davayla talep edebilir. Eşyalar aynen mevcutsa aynen iadesi, değilse değeri istenebilir.

İspat Yükü

Ziynet eşyalarının varlığını, miktarını ve karşı tarafın elinde kaldığını kural olarak talep eden taraf ispatlamakla yükümlüdür. Düğün görüntüleri, tanık beyanları ve fotoğraflar bu konuda önemli delillerdir.

Eşyaların Bozdurulması

Ziynet eşyalarının ortak ihtiyaçlar için rıza ile bozdurulduğu ileri sürülüyorsa, bunu iddia eden taraf ispatla yükümlüdür. Rıza ispatlanamazsa, eşyaların iadesi veya bedeli gündeme gelir.

Hukuki Değerlendirme ve Destek

Ziynet alacağı davalarında delillerin doğru toplanması ve ispat yükünün karşılanması belirleyicidir. Sürecin aile hukuku avukatı desteğiyle yürütülmesi, hak kaybını önler.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ziynet eşyasının aynen iadesi ya da bedeline ilişkin istem, evlilik birliğinden kaynaklandığı için aile mahkemesinin görev alanına girer (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir ve tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez. Görevsizlik kararı verilmesi hâlinde, kanunda öngörülen süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin istenmesi gerekir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m.20).

Talep boşanma davasıyla birlikte ileri sürülürse yetki, boşanma davasının yetki kuralına tabi olur; eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.168). Ayrı bir dava olarak açıldığında ise genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m.6). Talebin boşanmayla birlikte mi yoksa bağımsız bir davayla mı ileri sürüleceği bu nedenle önem taşır. Yetki itirazının ilk itiraz niteliğinde olduğu ve süresinde ileri sürülmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan hata, talebin türünün ve kapsamının dilekçede açıkça gösterilmemesidir. Aynen iadenin mi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedelin mi istendiğinin kademeli biçimde ortaya konulmaması, hüküm kurulmasında güçlük doğurur. Ziynetlerin cinsi, adedi, ayarı ve gramı belirtilmeden yapılan genel talepler de belirsizlik yaratır; bu bilgiler, bilirkişi incelemesiyle değer tespiti yapılabilmesi bakımından gereklidir. Ayrıca talebin tutarı başlangıçta belirlenemiyorsa, belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki farkın gözetilmemesi harç ve ıslah bakımından sonradan güçlük doğurur.

İkinci sık hata, düğün görüntüleri ve fotoğraflar gibi delillerin süresinde ve usulüne uygun biçimde bildirilmemesidir. Tanık deliline dayanılırken her tanığın hangi vakıayı ispat edeceğinin gösterilmemesi de sorun yaratır. Ayrıca ziynetlerin rıza ile bozdurulduğu savunmasının, karşılığında alınan mal ya da ödenen borç somutlaştırılmadan ileri sürülmesi ispat yükünü karşılamaz. Banka ve kuyumcu kayıtları gibi yazılı delillerin araştırılmasının talep edilmemesi de sıkça görülür. Delil listesinin süresinde sunulmaması ya da sonradan gerekçesiz biçimde genişletilmeye çalışılması da yargılamayı uzatır.

Mevzuat Dayanağı4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kişisel mallara ilişkin hükümleri ve genel ispat kuralları (HMK m.190) uyarınca ziynet eşyaları kural olarak kadının kişisel malı kabul edilir; iade ve ispat bu çerçevede değerlendirilir.4721 sayılı TMK ve HMK m.190 · mevzuat.gov.tr
Emsal KararYargıtay, düğünde takılan ziynet eşyalarının kural olarak kadına ait olduğunu; bu eşyaların rıza ile bozdurulduğunu veya iade edildiğini ileri süren tarafın bu iddiayı ispatla yükümlü olduğunu istikrarla kabul etmektedir.Yargıtay 2. ve 3. Hukuk Dairesi yerleşik içtihadı

Sıkça Sorulan Sorular

Düğün takıları kime aittir?

Düğünde takılan ziynet eşyaları, kime takılmış olursa olsun kural olarak kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı kabul edilir. Bu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasının temel ilkesidir.

Ziynet eşyalarının iadesi nasıl istenir?

Kadın, ziynetlerin aynen iadesini veya bedelinin ödenmesini boşanmayla birlikte ya da ayrı bir davayla talep edebilir. Eşyalar aynen mevcutsa aynen iadesi, değilse değeri istenir.

Ziynet davasında ispat yükü kimdedir?

Ziynet eşyalarının varlığını, miktarını ve karşı tarafın elinde kaldığını kural olarak talep eden taraf ispatlar (HMK m.190). Düğün görüntüleri, fotoğraflar ve tanık beyanları önemli delillerdir. Eşyaların rıza ile bozdurulduğunu iddia eden de bunu ispatla yükümlüdür.

Boşanmada haklarınızı eksiksiz koruyun

Ziynet alacağı, nafaka ve tazminat davalarında hukuki destek için bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar