Evlenmeden önce eşlerden birine ait olan ev, TMK m.220 uyarınca kişisel maldır ve boşanmada kural olarak paylaşılmaz. Ancak evlilik süresince ödenen kredi taksitleri denkleştirmeye (TMK m.230), diğer eşin katkısı ise değer artış payına (TMK m.227) konu olabilir.
TMK m.220 uyarınca mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan malvarlığı değerleri kanun gereğince kişisel maldır. Eşler arasında yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır (TMK m.202); rejim evlenmeyle başladığından, evlilikten önce tapuda adına kayıtlı ev o eşin kişisel malı sayılır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde boşanmada paylaşılan, edinilmiş malların artık değeridir; her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236). Kişisel mallar bu hesaba girmez.
Kişisel malın yerine geçen değerler de kişisel mal sayılır (TMK m.220). Örneğin evlilikten önceki ev satılıp bedeliyle yeni bir ev alınırsa, bu ev de o ölçüde kişisel mal niteliğini korur.
Evlilikten önce alınıp kredisi evlilik süresince ödenen evde durum farklılaşır. TMK m.230 uyarınca bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine katkıda bulunulmuşsa, tasfiyede katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre denkleştirme yapılır.
Evlilik içinde maaşla ödenen taksitler kural olarak edinilmiş maldan (çalışma karşılığı edinimler, TMK m.219) yapılmış sayılır. Bu durumda evin tamamı kişisel mal olarak kalsa bile, taksitlerin karşılık geldiği değer için diğer eşin katılma alacağı hesabında dikkate alınması istenebilir.
Yargıtay uygulamasında bu tür durumlarda evin değeri, evlilik öncesi ve evlilik içi ödemelerin oranına göre bölünerek hesap yapılmaktadır. Hesabın ayrıntısı somut olaya ve bilirkişi incelemesine bağlıdır.
Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiyede bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m.227).
Bu hak, evin kişisel mal olmasını değiştirmez; ancak evin tadilatına, borcunun kapatılmasına veya korunmasına katkıda bulunan eşe bir alacak hakkı tanır. Alacak, malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybında katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir (TMK m.227). Bu nedenle eşler arasında yapılan yazılı belgeler önem taşır.
Kişisel malın kendisi paylaşılmasa da kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır (TMK m.219). Evlilikten önce alınan ev evlilik süresince kiraya verilmişse, elde edilen kira gelirleri ve bunlarla alınan mallar edinilmiş mallar hesabına girebilir.
Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kararlaştırabilir (TMK m.221). Böyle bir sözleşme yoksa kanunun genel kuralı uygulanır.
Kira geliriyle ödenen başka bir taşınmazın kredi taksitleri de aynı şekilde edinilmiş mal kaynağından yapılmış sayılabilir; hesap, paranın kaynağının belgelenmesine bağlıdır.
TMK m.222 uyarınca bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispatla yükümlüdür ve bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Tapu kaydındaki edinme tarihi, satış sözleşmesi ve evlilik tarihi temel delillerdir. Kredili alımlarda kredi sözleşmesi ve ödeme dökümü, evlilik öncesi ve sonrası ödemelerin ayrımı için gereklidir.
Mal rejimi eşlerin kişisel ve edinilmiş mallarının ayrılmasında sona erme anındaki durum esas alınır (TMK m.228). Bu nedenle boşanma davası açılmadan önceki belgeler dikkatle saklanmalıdır.
En yaygın hata, “ev benden önce alındı, hiçbir hak doğmaz” diye düşünmektir. Evlilik içinde ödenen kredi taksitleri ve diğer eşin katkıları, ev kişisel mal olsa bile alacak doğurabilir (TMK m.227, m.230).
İkinci hata, katkıyı ispatlayacak belgeleri toplamamaktır. Banka dekontları, tadilat faturaları ve ödeme kayıtları olmadan katkı iddiası ispatta zorlanır; tüm malların edinilmiş mal sayılacağı karinesi (TMK m.222) ise ispat yükünü kişisel mal iddia edene yükler.
Üçüncü hata, kira gelirlerini göz ardı etmektir. Kişisel malın evlilik süresince getirdiği gelirler edinilmiş mal sayılır (TMK m.219) ve tasfiye hesabını değiştirebilir.
Hayır. Evlilikten önce size ait olan ev kişisel malınızdır ve paylaşılmaz (TMK m.220); ancak evlilikte yapılan katkılar alacak doğurabilir.
Evlilik içinde edinilmiş maldan ödenen taksitler için tasfiyede denkleştirme istenebilir (TMK m.230); hesap katkı oranı ve tasfiye değerine göre yapılır.
Karşılıksız katkıda bulunan eş, evin değer artışından katkısı oranında pay isteyebilir (TMK m.227).
Kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır (TMK m.219); aksi mal rejimi sözleşmesiyle kararlaştırılabilir (TMK m.221).
Kişisel mal olduğunu iddia eden eş ispatlar; aksi ispatlanana kadar mallar edinilmiş mal sayılır (TMK m.222).
Kişisel malın yerine geçen değerler de kişisel maldır (TMK m.220); ek ödeme evlilik içinde yapıldıysa o kısım için hesap yapılabilir.
Evet. Miras yoluyla edinilen malvarlığı değerleri de kanun gereğince kişisel maldır (TMK m.220).
Evet. Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya oranı değiştirebilir (TMK m.227).
Her eş, diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Boşanmada konut kredisi ve ortak borçlar nasıl paylaşılır? Bankaya.
Devamını oku ›MakaleEşin ailesinin evliliğe müdahalesi, eşin bunu engellememesi nedeniyle.
Devamını oku ›MakaleEvlilikte ve boşanmada soyadı: kadının önceki soyadını kullanması,.
Devamını oku ›