4857 sayılı İş Kanununun 30. maddesi uyarınca işverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli; kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçi çalıştırmakla yükümlüdür. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin yükümlülüğü, toplam işçi sayısı üzerinden hesaplanır ve işçiler Türkiye İş Kurumu aracılığıyla sağlanır.
30. madde, yükümlülüğü elli veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerleri bakımından öngörür. Özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli işçi çalıştırma zorunluluğu vardır; eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü özel sektör için öngörülmemiştir.
Kamu işyerlerinde ise iki ayrı kontenjan uygulanır: yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü. Kamu ve özel sektör arasındaki bu ayrım, kanun metninden doğrudan çıkar.
Madde ayrıca, Askerlik Kanunu ile Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları da kapsar. Bu kişilerin meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırılması gerekir.
Kontenjan kapsamında çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür.
Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz; yarım ve daha fazla olan kesirler tama dönüştürülür. Bu kural, kontenjan sayısının belirlenmesinde doğrudan uygulanır.
Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin yükümlü olduğu işçi sayısı, işyerleri ayrı ayrı değil toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Bu düzenleme, işyerlerinin bölünerek yükümlülükten kaçınılmasını önler.
İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığıyla sağlarlar. Kontenjan kapsamındaki işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri ve işe alınma usulleri yönetmelikle düzenlenir.
Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz. Ayrıca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.
İşyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere işe yerleştirmede öncelik tanınır. Bu kural, mevcut çalışanların istihdamının sürdürülmesini amaçlar.
Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler, eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde işe almak zorundadır.
Boş yer varsa işe alma derhâl yapılır; boş yer yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih edilerek o andaki şartlarla işe alınır. Bu yükümlülük, kanunda açık biçimde düzenlenmiştir.
Aranan şartlar bulunduğu hâlde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder.
30. maddeye aykırılık hâlinde 101. madde uyarınca idari para cezası uygulanır. Ceza, çalıştırılmayan her engelli ve eski hükümlü için ve çalıştırılmayan her ay için ayrı ayrı hesaplanır; tutar her yıl güncellendiğinden ilgili yılın düzenlemesine bakılmalıdır.
Tahsil edilen cezalar, engellilerin ve eski hükümlülerin kendi işini kurmaları, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri ile işe yerleştirme ve uyum projelerinde kullanılır. Kullanım kararı, kanunda sayılan kurumların temsilcilerinden oluşan komisyonca verilir.
Kanun ayrıca prim teşviki öngörmüştür. Kontenjan kapsamında çalıştırılan engelli sigortalılar ile kontenjan fazlası ya da yükümlü olunmadığı hâlde çalıştırılan engelliler için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır.
Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.
Kısmi süreli çalışanların tam süreli çalışmaya dönüştürülmesi, bordro verileri üzerinden yapılan bir hesaptır. Çağrı üzerine çalışma ve denkleştirme uygulanan işyerlerinde bu dönüştürme özenli bir inceleme gerektirir.
Alt işveren işçilerinin hangi işverenin sayısına dâhil edileceği tartışma konusudur. Geçerli bir alt işveren ilişkisinde işçiler alt işverenin sayısına dâhil edilirken, muvazaa tespiti hâlinde asıl işverenin işçisi sayılırlar.
Yer altı ve su altı işlerinde çalışanların sayı tespitinde hesaba katılmaması, madencilik ve benzeri sektörlerde toplam işçi sayısını değiştirir. Bu istisna kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Elli veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde başlar. Özel sektörde oran yüzde üç engelli, kamuda yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlüdür.
Aynı il sınırları içindeki işyerleri için yükümlülük, işyerleri ayrı ayrı değil toplam işçi sayısı üzerinden hesaplanır.
Kanun eski hükümlü kontenjanını kamu işyerleri için öngörmüştür. Özel sektör işyerleri bakımından yüzde üç engelli kontenjanı uygulanır.
101. madde uyarınca idari para cezası uygulanır. Ceza, çalıştırılmayan her kişi ve her ay için ayrı hesaplanır ve tutarı her yıl güncellenir.
Hayır. Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz; ayrıca bu işlerde çalışanlar toplam işçi sayısının tespitinde hesaba katılmaz.
Fesih bildiriminin değerlendirilmesi, işe iade süreci, kıdem ve ihbar alacaklarının hesaplanması, arabuluculuk ve dava aşamalarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Eşit davranma borcu ve ayrımcılık tazminatı.
Devamını oku ›MakaleVergi indirimi, çalışma gücü kaybı ve prim gün sayıları.
Devamını oku ›Makaleİşçi sayısının belirlenmesi ve güvence kapsamı.
Devamını oku ›