Elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işverenleri yüzde üç, kamu işverenleri yüzde dört oranında engelli işçi çalıştırmak zorundadır (İş Kanunu m.30). Engelli işçiye engelliliği nedeniyle ayrım yapılamaz; ayrımcılık hâlinde işçi 4 aylık ücretine kadar tazminat isteyebilir (İş Kanunu m.5).
Elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde işçi sayısının yüzde üçü, kamu işyerlerinde yüzde dördü oranında engelli işçi çalıştırılması zorunludur (İş Kanunu m.30).
Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri olan işverenin yükümlülüğü toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Kısmi süreli çalışanlar çalışma sürelerine göre tam süreliye dönüştürülür; yarımdan az kesirler dikkate alınmaz, yarım ve fazlası tama tamamlanır.
Engelli işçiler Türkiye İş Kurumu aracılığıyla sağlanır ve meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırılır. Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz. Kotaya uymayan işverene her eksik işçi ve her ay için idari para cezası verilir (İş Kanunu m.101).
İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet ve benzeri sebeplerin yanında engellilik nedeniyle de ayrım yapılamaz; aykırılık hâlinde işçi dört aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat ile yoksun bırakıldığı haklarını isteyebilir (İş Kanunu m.5).
Engelliler Hakkında Kanun da işe başvuru, alım, çalışma süreleri, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı çalışma koşulları dâhil istihdamın hiçbir aşamasında engelliliğe dayalı ayrımcı uygulama yapılamayacağını düzenler (5378 sayılı Kanun m.14).
İspat kuralı işçi lehine yumuşatılmıştır: işçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyarsa, ihlalin bulunmadığını ispat yükü işverene geçer (İş Kanunu m.5). Terfide sistematik olarak atlanma, benzer işçilerden düşük ücret gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılması ve çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaştığı engelleri ortadan kaldıracak önlemlerin alınması işverenler için zorunludur (5378 sayılı Kanun m.14).
Makul düzenleme; erişilebilir çalışma alanı, uygun ekipman veya yazılım, iş organizasyonunda uyarlama gibi, işçinin engelinden kaynaklanan güçlüğü gidermeye yönelik tedbirleri ifade eder. Kanun bunların somut listesini vermez; her olayda işin niteliği ve işçinin ihtiyacı birlikte değerlendirilir.
Çalışan engellilerin aleyhine sonuç doğuracak şekilde engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamele yapılamaz. Makul düzenlemeden kaçınılarak işçinin işi fiilen yapamaz hâle getirilmesi de bu yasak kapsamında tartışılabilir.
Kota kapsamındaki işe alımlarda, işyerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınır (İş Kanunu m.30). Bu hüküm, işçinin engellilik sonrası aynı işyerinde uygun bir işte çalışmaya devam edebilmesini amaçlar.
İşyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçi eski işyerine dönmek isterse işveren onu eski veya benzeri işte boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.
İşveren şartlar varken bu yükümlülüğü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat öder (İş Kanunu m.30).
Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücü kaybı yüzde 50-59 arasında olan sigortalılar en az 16 yıl sigortalılık ve 4320 gün, yüzde 40-49 arasında olanlar en az 18 yıl sigortalılık ve 4680 gün primle yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığı alabilir (5510 sayılı Kanun m.28).
İşe ilk girişinden önce malul sayılacak derecede engelliliği bulunan ve bu nedenle malullük aylığı alamayan sigortalılara en az 15 yıl sigortalılık ve 3960 gün prim şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Bu şartlar 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılar için düzenlenmiştir; daha önce sigortalı olanlar için geçiş hükümleri farklı gün ve yıl şartları öngörebilir. Başvurudan önce SGK’dan hizmet dökümü ve sağlık kurulu değerlendirmesi alınmalıdır.
Ayrımcılık iddiasında önce somut delilleri toplayın: ücret bordroları, görev tanımları, terfi kararları, yazışmalar ve tanık bilgileri. İspat yükünün işverene geçmesi için ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir tablo ortaya koymanız gerekir (İş Kanunu m.5).
Makul düzenleme talebinizi işverene yazılı olarak iletin ve ihtiyacınızı sağlık raporuyla destekleyin. Yazılı talep, ileride işverenin tedbir almadığını göstermek bakımından önemli bir belgedir.
İşe iade veya işçilik alacağı gibi taleplerde dava öncesi zorunlu arabuluculuk kuralının uygulanıp uygulanmadığını kontrol edin. Kota yükümlülüğüne uyulmadığını düşünüyorsanız durumu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirebilirsiniz; idari para cezası işçiye değil kamuya ödenir (İş Kanunu m.101).
Elli veya daha fazla işçi çalıştıran işyerleri; özel sektörde yüzde üç, kamuda yüzde dört oranında (İş Kanunu m.30).
Evet, çalışma sürelerine göre tam süreli çalışmaya dönüştürülerek hesaba katılır (İş Kanunu m.30).
Hayır, yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi çalıştırılamaz (İş Kanunu m.30).
Dört aya kadar ücretiniz tutarında tazminat ve yoksun kaldığınız haklar istenebilir (İş Kanunu m.5).
İhlal ihtimalini güçlü şekilde gösterirseniz, ihlal olmadığını ispat yükü işverene geçer (İş Kanunu m.5).
Evet, engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenleme yapılması zorunludur (5378 sayılı Kanun m.14).
Evet, işveren boş yer varsa derhal, yoksa ilk boşalan işe sizi almak zorundadır; almazsa altı aylık ücret tutarında tazminat öder (İş Kanunu m.30).
Yüzde 40-49 kayıpta en az 18 yıl sigortalılık ve 4680 gün prim gerekir (5510 sayılı Kanun m.28).
Yüzde 50-59 kayıpta en az 16 yıl sigortalılık ve 4320 gün prim gerekir (5510 sayılı Kanun m.28).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Engelli emekliliğinde yaş aranmaz: çalışma gücü kaybı %50-59.
Devamını oku ›Makaleİşçinin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshi: sağlık.
Devamını oku ›Makaleİşyeri devrinde iş sözleşmeleri devralana geçer; işçinin.
Devamını oku ›