Takip sırasında borçlunun ölmesi takibi kendiliğinden sona erdirmez; kanun önce kısa bir bekleme öngörür, ardından takibin terekeye yöneltilmesine izin verir.
Borçlunun ölümü icra takibini sona erdirmez, yalnızca geçici olarak durdurur. İcra ve İflas Kanunu m.53 uyarınca terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile birlikte üç gün süreyle takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse, Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen ret süreleri geçinceye kadar takip geri kalmaya devam eder. Bu süreler dolduktan sonra takip terekeye karşı yürütülür.
Bu düzenlemenin amacı, mirasçıların hukuki durumu netleşmeden malvarlığı üzerinde cebri icra işlemi yapılmasını önlemektir. Bekleme süresi içinde haciz, satış ya da muhafaza gibi işlemler yapılamaz; yapılırsa şikâyet yoluyla iptali istenebilir. Buna karşılık takip talebi geçerliliğini korur ve daha önce kesinleşmiş aşamalar ortadan kalkmaz. Sürelerin işlemesi bakımından ölüm tarihinin ve mirasçıların ret beyanının dosyaya doğru şekilde yansıtılması önem taşır.
İcra takibi sırasında borçlu ölmüş ve tereke henüz paylaşılmamış, resmî tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi kurulmamışsa, borçlu hayatta olsaydı hangi usul uygulanacak idiyse terekeye karşı takip aynı usulle devam eder. Yani ilamsız takip ilamsız, ilamlı takip ilamlı olarak sürdürülür; takip yeni baştan başlatılmaz.
Takibin doğrudan mirasçıya karşı devam edebilmesi ise sınırlıdır. Kanun bu ihtimali yalnızca rehnin paraya çevrilmesi ve haciz yollarıyla mümkün kılmıştır; iflas yoluyla takip mirasçıya yöneltilemez. Uygulamada alacaklı, mirasçılık belgesini dosyaya sunarak takibin mirasçılara yöneltilmesini ister ve mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılmasını sağlar. Tebligatın eksik olması, sonraki haciz işlemlerinin şikâyet üzerine iptaline yol açabilir.
Türk Medeni Kanunu m.606 uyarınca miras, kural olarak üç ay içinde reddedilebilir. Bu süre yasal mirasçılar bakımından mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Ret süresi geçmedikçe takip mirasçıya karşı ilerletilemez ve bu süre içinde yapılan işlemler geçersizlik yaptırımıyla karşılaşabilir.
Mirasın reddi hâlinde tereke, İcra ve İflas Kanunu m.180 gereği iflas hükümlerine göre ait olduğu mahkemece tasfiye edilir; terekenin resmî tasfiyesine ilişkin Medeni Kanun hükümleri saklıdır. Bu durumda alacaklı, alacağını bireysel takip yerine tasfiye prosedürü içinde ileri sürer. Mirasın kabul edilmesi hâlinde ise mirasçılar terekeye dâhil borçlardan sorumlu olur ve takip, kendilerine yöneltilerek haciz aşamasına geçirilebilir.
Düşmez. Takip önce kanuni süreler boyunca geri bırakılır, ardından terekeye karşı devam ettirilir.
Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile birlikte üç gün içinde takip geri bırakılır; mirasın reddi süresi geçmedikçe bekleme sürer.
Takibin mirasçıya karşı devamı yalnızca rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkündür.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
İcra Dosyasının İşlemden Kaldırılması ve Yenileme Talebi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBorçluya Rızaen Satış Yetkisi Verilmesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİcra Mahkemesi Kararlarına Karşı İstinaf ve Temyiz hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleBorca Batıklık ve Sermaye Şirketinin İflası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİlamlı İcra Takibi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİlamsız İcra Takibi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›