d>
Ödeme emri alan borçlu, borca veya senet üzerindeki imzaya itiraz edebilir. Bu iki itiraz türü, sonuçları ve ispat yükü bakımından farklılık gösterir.
Borçlu; borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını ya da miktarının yanlış olduğunu ileri sürerek borca itiraz edebilir. İtiraz süresinde yapılırsa takip durur.
Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. İmzaya itiraz açıkça ve ayrıca yapılmalıdır; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır.
Adi takipte alacaklı alacağını ispatla yükümlüyken, imzaya itirazda imzanın borçluya ait olup olmadığı bilirkişi (imza) incelemesiyle araştırılır. Doğru itiraz türünün seçimi sonucu etkiler.
İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde icra dairesine yapılmalıdır. Sürenin kaçırılması itiraz hakkını ortadan kaldırır.
Haksız çıkan taraf aleyhine icra inkâr veya kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. Bu nedenle itirazın türü ve dayanağı dikkatle belirlenmelidir.
İcra takibi, itiraz ve tahsil süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık yanınızda.