Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

İcra Takibinin Taliki ve İptali (m.71)

Takip kesinleştikten sonra borçlu, borcun aslında ödendiğini veya alacaklının kendisine süre tanııdığını ispatlayabiliyorsa, icra mahkemesinden takibin durdurulmasını veya tamamen iptalini isteyebilir. Bu imkân m.71'de düzenlenmiştir ve borçlunun kesinleşmeden sonraki doğru yolu bulması açısından önemlidir. Bu düzenleme, kesinleşmiş bir takibin dahi mutlak ve geri dönülemez olmadığını gösteren önemli bir istisnadır. Bu düzenleme, borçlunun kesinleşme sonrası da hukuki durumunu düzeltebilmesi için önemli bir fırsat sunar. Bu imkân, taraflar arasındaki fiili durumun icra dosyasına da yansıtılmasını sağlayan pratik bir mekanizmadır.

Talik ve İptalin Şartları

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.71 uyarınca borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat ederse, takibin iptalini veya durdurulmasını her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.

Bu başvuru için özel bir süre öngörülmemiştir, borçlu takip kesinleştikten sonra elinde bu nitelikte bir belge bulunduğu her aşamada icra mahkemesine başvurabilir. Ancak belgenin kanunda aranan nitelikte olması, yani noterden tasdikli veya karşı tarafça ikrar edilmiş olması şarttır ve bu şart mahkemece sıkı biçimde denetlenir. Bu imkân, borçlunun sonradan ortaya çıkan bir ödeme veya anlaşmayı takip sürecine yansıtabilmesini sağlar. Bu başvuru, takibin tamamen sona ermesini değil, somut duruma göre durdurulmasını da sağlayabilir. Bu kural, ilamlarda olduğu gibi belirli süresel güvenceler getirerek borçlunun hakkaniyete uygun şekilde korunmasını sağlar.

Zamanaşımı İddiasının İleri Sürülmesi

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerse, kanunun ilamların zamanaşımına ilişkin hükmü kıyasen uygulanır. Bu durumda da icra mahkemesi zamanaşımı iddiasını inceleyerek takibin akıbetine karar verir ve gerekirse ilgili kayıtları isteyebilir.

Zamanaşımı iddiasının kesinleşmeden önceki döneme ilişkin olması durumunda ise bu iddia ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürülmelidir, m.71 yalnızca kesinleşme sonrası döneme ilişkin zamanaşımını kapsar. Bu ayrımı gözden kaçırmak, borçlunun savunmasını zayıflatabilir. Bu inceleme sırasında icra mahkemesi gerekli görürse tarafları da dinleyebilir. Bu inceleme, dosyadaki mevcut kayıtlarla uyumlu şekilde yürütülür.

İspat Yükü ve Belge Niteliği

Borçlunun dayanacağı belgenin ispat gücü yüksek olmalıdır, zira icra mahkemesi bu başvuruyu incelerken genellikle dosya üzerinden ve hızlı bir değerlendirme yapar. Sözlü beyan veya tanık ifadesi bu başvuru için yeterli değildir ve mahkeme bu tür delilleri dikkate almaz.

Mahkeme, sunulan belgeyi yeterli bulmazsa talebi reddeder ve takip kaldığı yerden devam eder. Borçlunun bu durumda genel mahkemede dava açma hakkı saklı kalır ve bu dava icra takibinden bağımsız olarak yürütülür. Bu nedenle borçlunun elindeki belgeleri baştan itibaren düzenli şekilde saklaması önerilir. Bu nedenle borçlunun elindeki belgeleri doğru şekilde saklaması ve gerektiğinde ibraz etmesi büyük önem taşır.

Belge Şartı ve Zamanaşımı İddiasının Ayrı Rejimi

İcra ve İflas Kanunu'nun 71. maddesinin birinci fıkrası borçluya süresiz bir başvuru imkânı tanır: takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini ispat eden borçlu, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Buradaki her zaman ifadesi, ödeme emrine itiraz için öngörülen kısa süreyle karıştırılmamalıdır; bu yol takibin kesinleşmesinden sonraki dönem için açıktır.

Süresizliğin karşılığı katı bir ispat ölçütüdür. Madde, itfa veya mühlet iddiasının noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatlanmasını arar. Belge ya noter tasdikini taşıyacak ya da altındaki imza karşı tarafça ikrar edilmiş olacaktır. Alacaklının imzasını kabul etmediği adi bir yazı ya da yalnızca tanık beyanı bu yolun işletilmesine yetmez; bu tür iddialar icra mahkemesinin dar yetkisini aşar.

Zamanaşımı iddiası ise ayrı bir rejime tabidir. Maddenin ikinci fıkrası, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi hâlinde 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağını söyler. Bu maddeye göre zamanaşımının gerçekleştiği, kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesince resmi vesikalara müsteniden incelenir ve icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Geri bırakma kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra alacaklı, zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat için yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açabilir; açmazsa zamanaşımı hususu kesin hüküm teşkil eder.

Mevzuat DayanağıKonu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.71'de düzenlenmiştir. Madde, takip kesinleştikten sonra borcun ödendiğinin veya mühlet verildiğinin belgeyle ispatı halinde icra mahkemesinden talik veya iptal kararı istenebileceğini düzenler. Zamanaşımı iddiası bakımından ise ilamların zamanaşımına ilişkin hüküm kıyasen uygulanmaktadır. İlamların zamanaşımına ilişkin hükmün kıyasen uygulanması, kesinleşme sonrası dönemde ileri sürülen zamanaşımı iddialarının da aynı özenle incelenmesini gerektirir. Uygulamada bu tür başvurular, dosyanın uzun süreli olarak beklemeye alınmasını önlemek için özenle ve hızla sonuçlandırılır.

Sıkça Sorulan Sorular

M.71 başvurusu için süre sınırı var mıdır?

Hayır, borçlu elinde gerekli belge bulunduğu sürece her zaman başvurabilir.

Hangi belgeler yeterli sayılır?

Noterden tasdikli veya karşı tarafça imzası ikrar edilmiş belgeler yeterli sayılır.

Sözlü beyan bu başvuru için yeterli midir?

Hayır, kanun yazılı ve nitelikli bir belge aranmasını şart koşmuştur.

Takibin iptalini istemek için belirli bir süre var mıdır?

İcra ve İflas Kanunu'nun 71. maddesi bu talep için süre öngörmez; borçlu takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Buna karşılık ispat aracı sınırlıdır: borcun ve ferilerinin itfa edildiği yahut alacaklının mühlet verdiği, noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ortaya konmalıdır. Zamanaşımı iddiası ise maddenin ikinci fıkrası uyarınca 33/a maddesine göre, resmi vesikalar üzerinden incelenir.

İcra ve iflas takiplerinde yanınızdayız

Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar