Müteahhit işe zamanında başlamazsa veya işi geciktirirse iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Türk Borçlar Kanunu m.473 uyarınca, işin kararlaştırılan zamanda bitirilemeyeceği açıkça anlaşılıyorsa, teslim günü beklenmeksizin sözleşme feshedilebilir. Bu hak, iş sahibinin mağduriyetini önlemek amacıyla kanun tarafından tanınmış bir güvencedir.
Eser sözleşmelerinde yüklenicinin asli edimi işin belirli bir takvim dahilinde tamamlanmasıdır. Müteahhit, üzerine aldığı inşaat veya üretim işini sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde bitirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, sözleşmenin temel esaslarından birinin ihlali anlamına gelir ve hukuki sonuçlar doğurur.
Türk Borçlar Kanunu m.473, yüklenicinin işe geç başlaması veya işi geciktirmesi durumunda iş sahibinin sahip olduğu hakları net bir şekilde belirlemiştir. Kanun, iş sahibinin haklarını korumak adına, işin vaktinde bitmeyeceğinin anlaşılması durumunda teslim tarihini bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Bu düzenleme, iş sahibinin zaman kaybını önlemeyi amaçlar.
Sözleşme hükümlerine aykırılık, müteahhit tarafından işin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan aksaklıkları kapsar. Gecikme ister müteahhidin kendi kusurundan, isterse iş sahibinin kusuru olmayan bir sebepten kaynaklansın, işin bitmeyeceğinin anlaşılması durumunda kanuni mekanizmalar devreye girer. Bu durum, iş sahibine sözleşmeyi sona erdirme imkanı tanır.
Sözleşmeden dönebilmek için öncelikle işin kararlaştırılan zamanda bitirilemeyeceğinin açıkça anlaşılması gerekir. Bu durum sadece tahminlere dayanarak değil, mevcut işin ilerleme hızı ve kalan iş miktarı gibi somut verilerle ortaya konulmalıdır. İşin bitmeyeceği hususu, taraflar arasındaki sözleşme şartları ve işin niteliği ile örtüşmelidir.
Gecikme iş sahibine yüklenemeyecek bir sebepten kaynaklanıyorsa, yüklenicinin kusuru bulunmasa dahi işin bitmeyeceğinin anlaşılması yeterli bir şarttır. Kanun, iş sahibine işin bitmesini beklemek gibi ağır bir yükümlülük yüklemez. Eğer mevcut durum, işin teslim tarihine yetişemeyeceğini kesin bir şekilde gösteriyorsa, iş sahibi doğrudan sözleşmeden dönebilir.
İşin gecikmesi, işe geç başlanması veya sözleşme hükümlerine aykırı şekilde yürütülmesi gibi farklı şekillerde tezahür edebilir. Önemli olan, gecikmenin işin tamamlanmasını imkansız hale getirecek boyuta ulaşmış olmasıdır. Bu şartlar sağlandığında, iş sahibi için sözleşmeyi sona erdirme hakkı doğar ve bu hak doğrudan kullanılabilir.
İş sahibi, işin vaktinde bitmeyeceği anlaşıldığı anda teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir. Bu hak, iş sahibinin yeni bir müteahhit bulması veya işi başka şekilde tamamlaması için gerekli zamanı kazanmasını sağlar. Sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığında, taraflar arasındaki hukuki bağ sona ermiş sayılır.
Kanun, iş sahibine sadece sözleşmeden dönme değil, aynı zamanda işin kusurlu yapılması durumunda da koruma sağlar. Eğer işin yürütülmesi sırasında eserin ayıplı olacağı açıkça görülüyorsa, iş sahibi uygun bir süre vererek ayıbın giderilmesini isteyebilir; aksi takdirde onarımın veya işe devamın masrafları yükleniciye ait olmak üzere bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtar çekebilir. Bu süreç, işin devamlılığını sağlamak adına kurulan bir usuldür.
Uygun bir süre verilmesi durumunda yüklenici ayıbı gidermezse, iş sahibi onarım veya işin devamı için üçüncü bir kişiye başvurabilir. Bu durumda oluşacak masraf ve hasarlar yükleniciye ait olur. Bu usul, işin yarım kalmasını önlemek ve iş sahibinin mağduriyetini maddi olarak telafi etmek için düzenlenmiştir.
Sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığında, iş sahibi mevcut durumun tespitini yaptırarak haklarını koruma altına almalıdır. İşin o ana kadar ne kadarının tamamlandığı ve hangi aşamada olduğu, ileride doğabilecek tazminat talepleri için kritik önem taşır. Bu aşamada yapılan tespitler, sözleşmenin sona erme nedenini belgeler.
Eserin meydana getirilmesi sırasında, yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, iş sahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.
İş sahibinin hakları, işin niteliğine ve gecikmenin boyutuna göre çeşitlenir. Sadece sözleşmeden dönmekle yetinilmeyip, işin eksik veya hatalı kısımlarının giderilmesi için üçüncü kişilere başvurulması, iş sahibinin seçimlik haklarından biridir. Bu haklar, işin tamamlanması için gerekli olan maddi ve hukuki zemini oluşturur.
En sık yapılan hatalardan biri, işin bitmeyeceği anlaşıldığı halde teslim tarihini beklemektir. Kanun, iş sahibine bu bekleme zorunluluğunu kaldırmıştır. Teslim gününü beklemek, iş sahibinin yeni bir müteahhit bulma sürecini geciktirerek daha büyük zararlara yol açabilir ve hak kaybına neden olabilir.
İhtarname gönderirken sürelerin ve içeriğin net belirlenmemesi ciddi sorunlar yaratır. Ayıplı işlerin giderilmesi için verilen sürenin makul olması ve ihtarın, masrafların yükleniciye ait olacağı bilgisini içermesi gerekir. Belirsiz ihtarlar, üçüncü kişiye iş yaptırma hakkının kullanılması aşamasında geçersiz sayılabilir.
Gecikmenin sebebi ile işin bitmeyeceği arasındaki ayrım iyi yapılmalıdır. Sadece basit bir gecikme için sözleşmeden dönmek yerine, işin bitmeyeceğinin açıkça anlaşılması şartı aranır. Bu ayrımı gözetmeden hareket etmek, sözleşmenin haksız feshi riskini doğurabilir ve karşı tarafın tazminat taleplerine yol açabilir.
Evet, işin kararlaştırılan zamanda bitirilemeyeceği açıkça anlaşılıyorsa, teslim tarihini beklemeden sözleşmeden dönebilirsiniz.
İşin bitmeyeceği açıkça görülüyorsa, teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir veya işin devamı için uygun bir süre verebilirsiniz.
Evet, uygun bir süre verip ihtar çekmeniz şartıyla, onarım veya işin devamı için üçüncü kişiye yaptırılan masrafları yükleniciden talep edebilirsiniz.
İşin ayıplı olacağı anlaşılıyorsa, iş sahibine uygun bir süre vererek ayıbın giderilmesini, aksi takdirde masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilirsiniz.
Şirketler hukuku, ticari sözleşme ve uyuşmazlık yönetiminde hukuki destek için bize ulaşın.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Acentelik sözleşmesi, bir tacir hesabına sürekli olarak iş yapan acentenin hak ve borçlarını düzenler; portföy tazminatı ve sona erme koşulları açıklanıyor.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirket kuruluşu; esas sözleşme, sermaye taahhüdü, MERSİS kaydı ve ticaret siciline tescil aşamaları TTK m.329 vd. hükümleri çerçevesinde açıklanıyor.
Devamını oku ›MakaleKambiyo senetlerine özgü haciz yolu İİK m.167 vd. çerçevesinde; ödeme emri, borca ve imzaya itirazın süresi ile senedin taşıması gereken zorunlu unsurlar.
Devamını oku ›MakaleGenel kurul kararının iptali, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık hâlinde gündeme gelir; dava şartları ve yargılama süreci ele alınıyor.
Devamını oku ›MakaleHaksız rekabet davası TTK m.54 ve devamına dayanır; tespit, men, düzeltme ve tazminat talepleri ile bir yıllık ve üç yıllık dava süreleri açıklanmaktadır.
Devamını oku ›MakaleKonkordato, borcunu ödeyemeyen borçlunun alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yapılandırmasıdır; İİK m.285 vd. uyarınca mühlet ve komiser süreci işler.
Devamını oku ›