Danışmanlık Randevusu: 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Yardımcı Kişinin Fiilinden Borçlunun Sorumluluğu

Borçlu, borcun ifasını veya hakkın kullanılmasını yardımcılarına bırakmış olsa bile, onların işleri sırasında üçüncü kişilere verdikleri zararları gidermekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu m.116 uyarınca, borçlunun yanında çalışanlar veya birlikte yaşadığı kişiler gibi yardımcıların fiilleri, borçlunun kendi fiili gibi hukuki sonuç doğurur. Bu düzenleme, borçlunun kusuru olmasa dahi yardımcıların neden olduğu zararlardan sorumlu tutulmasını sağlar.

Yardımcı Kişinin Fiili ve Kanuni Dayanak

Hukuk sistemimizde borçlunun sorumluluğu sadece kendi fiilleriyle sınırlı değildir. Türk Borçlar Kanunu m.116, borçlunun borcunu yerine getirirken kullandığı yardımcıların eylemlerini de borçlunun sorumluluğuna dahil eder. Bu durum, borçlunun işlerin yürütülmesini bir başkasına devretmiş olmasının sorumluluktan kurtulmasına imkan tanımaz.

Yardımcı kişi kavramı, borçlunun yanında çalışanları veya birlikte yaşadığı kişileri kapsayan geniş bir çerçevedir. Borçlu, borcun ifasını veya hakkın kullanılmasını bu kişilere kanuna uygun bir şekilde devretmiş olsa dahi, yardımcıların üçüncü kişilere verdiği zararlardan hukuken sorumlu tutulur. Bu, borç ilişkisinin güvenliğini korumayı amaçlayan bir düzenlemedir.

Kanun koyucu, borçlunun yardımcılarına işi yürütme yetkisi vermiş olmasını, zararın tazmin edilmesine engel bir durum olarak görmez. Borçlu, yardımcılarının işleri sırasında üçüncü kişilere verdikleri zararları gidermekle yükümlü tutulmuştur. Bu sayede, zarar gören tarafın mağduriyetinin giderilmesi, borçlunun yardımcıları üzerindeki denetim yetkisine dayanarak sağlanmış olur.

Sorumluluk İçin Gereken Temel Şartlar

Yardımcı kişinin fiilinden doğan sorumluluğun oluşması için öncelikle bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Borçlunun, borcun ifasını veya bir haktan yararlanmayı bir yardımcıya bırakmış olması şarttır. Bu yardımcı, borçlunun yanında çalışan veya onunla birlikte yaşayan kişi sıfatını taşımalı ve işin yürütülmesi sürecinde yer almalıdır.

İkinci önemli unsur, yardımcı kişinin fiili sırasında üçüncü bir kişiye zarar verilmiş olmasıdır. Zararın, yardımcı kişinin işi yürüttüğü süreçte meydana gelmesi zorunludur. Eğer zarar, yardımcı kişinin işten bağımsız bir eylemi sonucu oluşmuşsa, bu durumun Türk Borçlar Kanunu m.116 kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışmalı hale gelebilir.

Son olarak, zararın illiyet bağı açısından yardımcı kişinin eylemi ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir bağlantı bulunmalıdır. Borçlunun yardımcıları işi yürütürken üçüncü kişilerin malvarlığına veya şahsına yönelik bir zarar meydana gelmişse, borçlu bu zararı tazmin etmekle karşı karşıya kalır. Şartların birleşmesiyle borçlunun hukuki sorumluluğu doğar.

Sorumluluğun Kapsamı ve İstisnai Durumlar

Borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluğu, taraflar arasında yapılan bir anlaşma ile düzenlenebilir. Kanun, yardımcıların fiillerinden doğan sorumluluğun tamamen veya kısmen kaldırılmasına imkan tanımıştır. Yani taraflar, sözleşme ile bu sorumluluğun sınırlarını belirleyebilir veya belirli durumlarda sorumluluğu ortadan kaldırabilirler.

Ancak bu serbesti her durumda geçerli değildir. Eğer yürütülen hizmet, uzmanlık gerektiren bir iş, meslek veya sanat ise durum değişir. Bu tür işlerin yürütülmesi ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle mümkün olabiliyorsa, borçlunun sorumluluğu sözleşmeyle kaldırılamaz. Bu durum, kamu güvenini ve mesleki standartları korumayı amaçlar.

Örneğin, yetkili makamca izin alınması gereken teknik bir hizmet sunulurken, yardımcıların verdiği zararlar için yapılan 'sorumlu olunmayacaktır' şeklindeki bir madde geçersiz sayılır. Bu tür durumlarda kanun, tarafların sözleşme serbestisini kısıtlayarak, uzmanlık gerektiren alanlarda mağduriyetin önlenmesini ve sorumluluğun devam etmesini zorunlu kılmıştır.

Zararın Tazmini ve Hakların Kullanımı

Yardımcı kişinin fiili sonucunda bir zarar meydana geldiğinde, zarar gören tarafın muhatabı doğrudan borçludur. Mağdur olan kişi, zararının giderilmesi için yardımcı kişiye değil, borçluya başvurma hakkına sahiptir. Bu, zarar görenin hak arama sürecini kolaylaştıran ve borçlunun denetim yükümlülüğünü pekiştiren bir usuldür.

Borçlu, yardımcı kişinin fiili nedeniyle tazminat ödemek zorunda kaldığında, bu ödemeyi yaptıktan sonra yardımcıya karşı rücu hakkına sahip olabilir. Borçlu, yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluğu kapsamında, yardımcı kişilerin işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür.

Hakların kullanımı noktasında, zarar görenin borçluya karşı ileri süreceği talep, yardımcı kişinin kusurunun borçlu tarafından biliniyor olup olmamasından bağımsızdır. Borçlu, yardımcıların işi yürütürken verdikleri zararı gidermekle yükümlü olduğu için, yardımcı üzerindeki denetim eksikliğini bir savunma olarak ileri süremez.

Uygulamada Karşılaşılan Hatalı Yaklaşımlar

Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, yardımcı kişinin fiilinden doğan sorumluluğun sadece borçlunun kusuru varsa doğacağını düşünmektir. Oysa Türk Borçlar Kanunu m.116, borçlunun yardımcıları kanuna uygun şekilde bırakmış olsa bile, meydana gelen zarardan sorumlu olacağını belirtir. Borçlunun kusur aranmaksızın sorumluluğu söz konusudur.

Bir diğer hata ise, her türlü sözleşme maddesiyle sorumluluğun tamamen ortadan kaldırılabileceği yanılgısıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, uzmanlık gerektiren ve izin alınması gereken mesleklerde sorumluluğu kaldıran maddeler kesin olarak hükümsüzdür. Bu tür maddelere dayanarak tazminat taleplerinin reddedilmesi, kanunun amir hükmüne aykırılık teşkil eder.

Son olarak, zarar görenin mutlaka yardımcı kişiye dava açması gerektiği düşüncesi yanlıştır. Mağdur olan tarafın, borçlunun yanında çalışan veya birlikte yaşadığı yardımcıların eylemleri nedeniyle doğrudan borçluya yönelme hakkı saklıdır. Hukuki süreçlerin yanlış kişiye yöneltilmesi, hak kayıplarına yol açabilecek ciddi bir usul hatasıdır.

Mevzuat Dayanağı6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.116, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluğunu ve bu sorumluluğun sınırlarını düzenlemektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çalışanımın verdiği zarardan ben sorumlu muyum?

Evet, Türk Borçlar Kanunu m.116 uyarınca, çalışanınız işi yürütürken üçüncü kişilere bir zarar verirse, bu zararı gidermekle siz yükümlüsünüz.

Sözleşmeye sorumlulukla ilgili madde ekleyebilir miyim?

Evet, yardımcıların fiillerinden doğan sorumluluğu sözleşme ile tamamen veya kısmen kaldırabilirsiniz; ancak uzmanlık gerektiren izinli işlerde bu madde geçersizdir.

Zarar gören kişi kime dava açabilir?

Zarar gören kişi, yardımcı kişiye dava açabileceği gibi, doğrudan borçluya da başvurarak zararının tazminini talep edebilir.

Yardımcı kişinin kusuru olmasa da sorumlu olur muyum?

Evet, borçlu, yardımcıları işi yürütürken meydana gelen zararlardan, yardımcıların kusurundan bağımsız olarak sorumludur.

Tazminat taleplerinizde yanınızdayız

Trafik kazası, iş kazası ve haksız fiilden doğan maddi-manevi tazminat taleplerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak süreçlerinizi yürütüyoruz. Bize ulaşın.

Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar