Evet; veteriner hekim ile hayvan sahibi arasındaki tedavi ilişkisi vekâlet niteliğindedir ve veteriner, benzer işi üstlenen basiretli bir vekilin göstereceği özeni göstermezse bundan doğan zararı tazmin eder (TBK m.502, m.506/3, m.112). Hayvan sahibi tüketiciyse uyuşmazlık tüketici işlemidir; parasal sınırın altındaki taleplerde tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur (6502 sayılı Kanun m.3, m.68).
Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir; vekâlete ilişkin hükümler, kanunda ayrıca düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de niteliklerine uygun düştükleri ölçüde uygulanır (6098 sayılı TBK m.502). Muayene, aşılama, ameliyat ve tedavi gibi veteriner hizmetleri bu nitelikte bir işgörme ilişkisidir.
Vekâlette vekil kural olarak bir sonucu değil, özenli davranmayı üstlenir. Bu nedenle tedavinin başarısız olması veya hayvanın ölmesi tek başına tazminat sebebi değildir; belirleyici olan, veterinerin mesleğin gerektirdiği özeni gösterip göstermediğidir.
Hayvan sahibi hayvanı ticari veya mesleki olmayan amaçla, örneğin evcil hayvan olarak besliyorsa, ticari amaçla hizmet veren veteriner kliniğiyle arasındaki sözleşme tüketici işlemi sayılır; tüketici işlemi tanımı vekâlet sözleşmelerini de açıkça kapsar (6502 sayılı Kanun m.3/1-l). Çiftlik hayvanı gibi ticari amaçla yapılan tedavilerde ise genel hükümler uygulanır.
Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alanda iş ve hizmet üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır (TBK m.506/2-3).
Bu ölçüye göre gerekli tetkik yapılmadan konulan yanlış teşhis, hayvanın türüne veya kilosuna uygun olmayan ilaç ya da anestezi dozu, ameliyat sırasında veya sonrasında yetersiz takip, enfeksiyon önlemlerinin alınmaması ve hayvan sahibinin tedavi riskleri hakkında bilgilendirilmemesi özen borcuna aykırılık olarak değerlendirilebilir.
Vekil işi kural olarak bizzat yapmakla yükümlüdür; yetki verilmişse veya durum zorunlu kılıyorsa ya da teamül elveriyorsa işi başkasına yaptırabilir (TBK m.506/1). Klinikte hayvanı fiilen kimin tedavi ettiği ve bu kişinin yetkisi de bu nedenle önem taşır.
Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Bu hüküm sözleşmeye aykırılıkta kusurun ispat yükünü veterinere yükler: hayvan sahibi tedavinin gereği gibi yapılmadığını ve zararı ortaya koyar, veteriner ise kusursuzluğunu ispat etmeye çalışır.
İstenebilecek başlıca kalemler; hatalı tedavi için ödenen ücret, hatayı gidermek için başka bir klinikte yapılan tedavi masrafları ve hayvanın ölümü veya kalıcı olarak zarar görmesi hâlinde hayvanın değeridir. Damızlık, yarış veya çalışma hayvanlarında hayvanın ekonomik değeri ve kaybedilen gelir de hesaba katılabilir.
Evcil hayvanın ölümü nedeniyle sahibine manevi tazminat ödenip ödenmeyeceği ayrıca tartışmalıdır. Manevi tazminat kişilik hakkının zedelenmesine bağlı olduğundan (TBK m.58), bu talepte hayvanla kurulan bağın ve olayın sahibin kişilik değerlerini ne ölçüde etkilediğinin ortaya konması gerekir.
Kalır. Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/1). Ayrıca kanun veya yetkili makamlarca verilen izinle yürütülebilen bir meslek veya hizmette, borçlunun hafif kusurundan dahi sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/3).
Veteriner hekimliği, diploması ilgili bakanlığa tescil ettirilmiş kişilerce icra edilebilen bir meslektir (6343 sayılı Kanun m.1-2). Bu nedenle ameliyat öncesinde imzalatılan “her türlü sonuçtan klinik sorumlu değildir” şeklindeki kayıtlar veterinerin kusurundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sorumsuzluk kayıtlarının genel sınırları için sorumsuzluk anlaşması ve geçersizliği yazısına bakılabilir.
Buna karşılık, işlemin riskleri hakkında bilgilendirme yapıldığını gösteren onam formları geçerlidir ve önemlidir: bilgilendirilmiş risk gerçekleşmiş ve veteriner gerekli özeni göstermişse, kötü sonuç tek başına tazminat doğurmaz. Bu ayrım insan sağlığındaki komplikasyon ile malpraktis ayrımına benzer şekilde yapılır.
Önce delilleri güvenceye alın: tedavi kayıtları, reçeteler, faturalar, kliniğe yapılan ödemelerin dekontları ve mesajlaşmalar saklanmalıdır. Hayvan öldüyse ölüm sebebini ortaya koyacak bir nekropsi (otopsi) incelemesinin başka bir yetkili kurumda yaptırılması, ileride bilirkişi incelemesi için belirleyici olabilir.
Hayvan sahibi tüketiciyse, değeri her yıl yeniden belirlenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur (6502 sayılı Kanun m.68/1, 68/4). Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür ve dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (6502 m.73/1, 73/A). Tüketici davası, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (6502 m.73/5).
Sürelere dikkat edilmelidir: vekâlet sözleşmelerinden doğan alacaklar için beş yıllık zamanaşımı öngörülmüştür (TBK m.147/5); talep haksız fiile dayandırılıyorsa zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde on yıllık süre uygulanır (TBK m.72/1). Hangi sürenin uygulanacağı tartışmalı olabileceğinden başvuruyu geciktirmemek gerekir.
Ölüm tek başına yeterli değildir; veterinerin basiretli bir meslektaşından beklenen özeni göstermediği ortaya konursa tazminat doğar (TBK m.506/3, m.112).
Hatalı tedavi ücreti, düzeltici tedavi masrafları ve hayvanın değeri istenebilir; borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe zararı giderir (TBK m.112).
Kusurdan doğan sorumluluğu kaldırmaz; izne bağlı mesleklerde hafif kusurdan sorumsuzluk kaydı bile kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.115/3).
Evcil hayvan sahibi tüketiciyse parasal sınırın altındaki uyuşmazlıkta tüketici hakem heyetine, üzerindekinde arabuluculuk sonrası tüketici mahkemesine başvurulur (6502 m.68, m.73, m.73/A).
Tartışmalıdır; manevi tazminat kişilik hakkının zedelenmesine bağlı olduğundan, olayın sahibin kişilik değerlerini etkilediğinin ispatı gerekir (TBK m.58).
Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıl öngörülmüştür (TBK m.147/5); haksız fiile dayanılırsa iki ve on yıllık süreler uygulanır (TBK m.72/1).
Tedavi kayıtları ve ölüm sebebine ilişkin inceleme zamanla elde edilemez hâle gelebilir; uyuşmazlığın hangi mercide çözüleceği de belgeler üzerinden belirlenmelidir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Sorumsuzluk anlaşması geçerli midir? TBK m.115 ve m.116 uyarınca ağır kusur, hizmet sözleşmesi…
Devamını oku ›MakaleParasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; başvuru…
Devamını oku ›MakaleHayvanın bakımını ve yönetimini üstlenen kişi verdiği zararı gidermekle yükümlüdür
Devamını oku ›