TMK m. 640 uyarınca birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık oluşur ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf eder; bir mirasçının karşı çıkması tüm işlemleri kilitler.
Temsilci atanması bu kilidi çözer: kira tahsili, dava takibi, vergi ödemeleri ve olağan yönetim işleri tek elden yürütülür.
Tereke işlemlerinde noter ve tapu harçları ile vergi yükümlülükleri baştan hesaplanmalı; maliyet planlaması paylaşma kararını etkiler.
Mirasçılardan her biri tek başına isteyebilir; diğer mirasçıların muvafakati aranmaz.
Talep, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır ve çekişmesiz yargı usulüne tabidir.
Mirasçılardan birinin vesayet altında olması hâlinde vesayet makamının izni gerekebilir; bu izin alınmadan yapılan işlemler geçersizdir.
Temsilci, terekeyi yönetir ve mirasçıları temsilen dava açabilir, davaya taraf olabilir; olağan yönetim işlemlerini tek başına yapar.
Olağanüstü işlemler (taşınmaz satışı gibi) için mahkeme izni veya mirasçıların onayı aranır; yetki sınırları atama kararında gösterilir.
Miras hukukunda süreler kısa ve hak düşürücü olduğundan, ölüm sonrası ilk haftada bir hukuki durum değerlendirmesi yapılması önerilir.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Uygulamada dosyaların çoğu, belge eksikliği nedeniyle uzamakta; bu nedenle nüfus kayıt örneği, tapu ve banka yazıları baştan temin edilmelidir.
Mirasçılar arasında yürütülen görüşmelerde varılan mutabakatların yazılı hâle getirilmesi, paylaşma aşamasını hızlandırır.
Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; sağlanan korumadan tüm mirasçılar yararlanır.
Bir mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir.
Terekede yurt dışı unsuru varsa hangi ülke hukukunun uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Temsilcilik, paylaşmanın tamamlanmasına kadar sürer; mahkeme gerekli gördüğünde temsilciyi değiştirebilir veya görevine son verebilir.
Temsilci, yönetimden dolayı mirasçılara hesap vermekle yükümlüdür; kusurlu yönetimden doğan zararlardan sorumludur.
Miras hukukunda süreler kısa ve hak düşürücü olduğundan, ölüm sonrası ilk haftada bir hukuki durum değerlendirmesi yapılması önerilir.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Uygulamada dosyaların çoğu, belge eksikliği nedeniyle uzamakta; bu nedenle nüfus kayıt örneği, tapu ve banka yazıları baştan temin edilmelidir.
Mirasçılar arasında yürütülen görüşmelerde varılan mutabakatların yazılı hâle getirilmesi, paylaşma aşamasını hızlandırır.
Mirasçılardan birine ulaşılamıyor veya yurt dışında yaşıyorsa, temsilci atanması davaların yürütülmesini mümkün kılar.
Kiraya verilmiş taşınmazlarda tahsilat ve kiracı ilişkilerinin yönetimi için temsilci pratik çözümdür.
Mirasçılar arasında güven sorunu varsa, dışarıdan bağımsız bir kişinin temsilci atanması istenebilir.
Süreç boyunca tüm tarih ve belgelerin tek bir dosyada toplanması, ileride doğacak uyuşmazlıklarda en güçlü savunmayı sağlar.
Mirasçılar arasında yazılı iletişim tercih edilmeli; sözlü mutabakatlar ispat sorunlarına yol açmaktadır.
Uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi her aşamada mümkündür ve çoğu zaman yargılama giderlerinden tasarruf sağlar.
Taşınmaz içeren terekelerde tapu kayıtlarının ve şerhlerin güncel örneği alınmalı; devir kısıtlamaları önceden görülmelidir.
Mirasçılardan her biri tek başına isteyebilir; diğerlerinin muvafakati gerekmez.
Mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine başvurulur.
Olağan yönetim dışındaki işlemler için mahkeme izni veya mirasçıların onayı aranır; yetkiler atama kararında gösterilir.
Paylaşmanın tamamlanmasına kadar sürer; mahkeme gerekli gördüğünde görevine son verebilir.
Evet; yönetimden dolayı mirasçılara hesap vermekle yükümlüdür ve kusurlu yönetimden sorumludur.
Tereke, paylaşma ve mirasçılık işlemlerinde destek için bize ulaşın.