Borçlu, kendisine karşı yürütülen icra takibinde alacaklıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek takas defi ileri sürebilir. Bu defiin geçerli sayılması belirli şartlara bağlıdır ve doğru şekilde ileri sürülmediği takdirde icra mahkemesince dikkate alınmayabilir. Bu savunma yolu, borçlunun aynı takipte iki taraflı bir hesaplaşma yapabilmesine imkan tanıyan pratik bir araçtır. Bu savunma yolunun doğru kullanılması, borçlunun gereksiz yere ödeme yapmasını önleyebilir. Bu mekanizma, taraflar arasında gereksiz ödeme işlemlerinin önüne geçerek ekonomik verimlilik sağlar.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.139 uyarınca iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya aynı nitelikte edimleri birbirlerine borçlu iseler, her iki borç da muaccel olmak şartıyla taraflardan her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa dahi takas ileri sürülebilir ve bu durum takasın ileri sürülmesine engel değildir. Bu kurallar, tarafların karşılıklı alacaklarını basit ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmasına imkan tanır.
Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası ise ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla mümkündür. Bu şart, zamanaşımı savunmasının dolanılmasını önlemeyi amaçlar ve borçlunun eski bir alacağı haksız yere kullanmasını engeller. Bu şartların birlikte gerçekleşmesi, takasın geçerli sayılması için zorunludur. Bu şartların varlığı, icra mahkemesince somut delillerle birlikte değerlendirilir.
Borçlu, ödeme emrine itiraz aşamasında karşı alacağını takas defi olarak ileri sürebilir, bu durumda itiraz borca itiraz niteliğinde değerlendirilir ve takip durur. Alacaklı bu itirazı ortadan kaldırmak için itirazın iptali davası açmak veya belgeye dayalı takipte itirazın kaldırılmasını istemek zorunda kalır.
Takas defiinin ileri sürülebilmesi için borçlunun karşı alacağının varlığını ve muaccel olduğunu somut belgelerle ortaya koyması gerekir, aksi halde defi icra mahkemesi veya genel mahkeme nezdinde kabul görmeyebilir ve borçlunun itirazı zayıf kalabilir. Bu itiraz, alacaklının takip stratejisini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Bu durum, borçlunun karşı alacağını belgelemesinin önemini bir kez daha ortaya koyar.
Takip, imzası ikrar veya noterce onaylı borç ikrarını içeren bir senede dayanıyorsa, alacaklı m.68 uyarınca itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Bu aşamada borçlunun takas defi ileri sürmesi, kendisine ait karşı alacağı ispatlayan belgeleri sunmasına bağlıdır ve mahkeme bu belgeleri titizlikle inceler.
İcra mahkemesi, takas defini incelerken karşı alacağın likit, muaccel ve gerçek olup olmadığını değerlendirir, tartışmalı veya belgeye dayanmayan karşı alacak iddiaları çoğu zaman genel mahkemede ayrıca ispatlanması gereken bir konu olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme, dosyanın niteliğine ve sunulan belgelerin gücüne göre değişebilir. Bu değerlendirme, dosyanın somut özelliklerine göre icra mahkemesince ayrıntılı şekilde yapılır.
Genellikle ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürülür ve borca itiraz niteliğinde değerlendirilir.
İki tarafın birbirine muaccel ve aynı nitelikte borçlu olması gerekir.
Ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması şartıyla takas edilebilir.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
Ödeme Emri ve İcra Emri Arasındaki Farklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Kesin Kaldırılması ve m.68 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Geçici Kaldırılması ve m.68/a hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMenfi Tespit Davasında Teminat ve İcranın Durması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSıra Cetveline İtiraz ile Şikayet Arasındaki Fark hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİstihkak Davasında Mülkiyet Karinesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›