Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Tahliye Taahhüdünün İcraya Konulması

Kiracı, kiralananı teslim aldıktan sonra belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak taahhüt edebilir. Bu taahhüde uyulmaması halinde kiraya veren, dava açmadan doğrudan icra yoluna başvurarak tahliyeyi sağlayabilir ve bu yol dava yoluna göre çok daha hızlı sonuç verir. Bu yol, kiraya verenin uzun süren tahliye davalarına girmeden hızlı sonuç almasını sağlayan pratik bir çözümdür. Bu nedenle taahhüdün doğru düzenlenmesi, kiraya verenin haklarını hızlı ve etkili şekilde kullanabilmesi açısından önemlidir.

Tahliye Taahhüdünün Geçerlilik Şartları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.352 uyarınca kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği halde boşaltmazsa, kiraya veren kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması şarttır.

Taahhütte boşaltma tarihinin açık ve belirli olması gerekir, aksi halde taahhüt geçersiz sayılabilir. Uygulamada taahhüdün kiracının kendi el yazıyla düzenlenmesi ve imzalanması, ispat açısından önemle aranan bir husustur ve ileride çıkabilecek imza itirazlarının önüne geçer. Taahhüdün geçersizliği iddiası genellikle tarihin sonradan doldurulmuş olduğu veya imzanın farklı olduğu iddialarına dayanır. Bu tür iddialar genellikle icra mahkemesince bilirkişi incelemesiyle araştırılır.

İcraya Başvuru Süresi ve Usulü

Kiraya veren, taahhütte belirtilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra dairesine başvurarak tahliye talebinde bulunmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir, süresinde başvurulmazsa taahhüde dayalı icra yoluyla tahliye imkânı kaybedilir ve kiraya veren sadece genel hükümlere göre dava açabilir.

İcra dairesi, tahliye taahhüdünü esas alarak kiracıya tahliye emri gönderir ve kiracının belirli bir süre içinde taşınmazı boşaltmasını ister, aksi halde taşınmaz zorla tahliye edilir ve bu işlem icra memuru eliyle gerçekleştirilir. Bu süre hesaplanırken, taahhütte birden fazla tarih varsa en son tarihin esas alınması konusunda dikkatli olunmalıdır. Bu hesaplama hataları, uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Kiracının İtiraz Hakkı

Kiracı, tahliye emrine karşı süresi içinde icra dairesine itiraz ederek takibi durdurabilir, ardından kiraya veren icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Taahhüdün geçerliliği, tarihinin doğruluğu veya imzanın kiracıya ait olup olmadığı bu aşamada tartışma konusu olabilir ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılır.

Mahkemede açılan davada icra takibi sırasında inkar olunan imzanın kendisine ait olduğu anlaşılan kiracı veya kiraya veren, kanunda öngörülen para cezasına mahkum edilir. Bu düzenleme, taraflardan birinin kötüniyetli imza inkarını caydırmayı amaçlar ve sürecin ciddiyetle yürütülmesini sağlar. Bu nedenle taahhüdün düzenlenmesi aşamasında tarafların dikkatli davranması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır. Bu titizlik, sürecin hem hızlı hem de hukuka uygun şekilde sonuçlanmasını sağlar.

İtirazın Kaldırılmasında Aranan Belge

Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesinin birinci fıkrası, kiracının kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmesi hâlinde, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurma veya dava açma yollarından birinin seçilebileceğini söyler. İcra yolu seçildiğinde uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun tahliyeye ilişkin hükümleri çerçevesinde çözülür.

Kiracı tahliye emrine itiraz ederse kiraya veren, İcra ve İflas Kanunu'nun 275. maddesi uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Maddenin belge ölçütü katıdır: tahliye talebi noterlikçe resen düzenlenmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmalıdır. Kiracı, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır; aksi takdirde talep reddolunur.

İcra mahkemesinin kararı uyuşmazlığı esastan bitirmez. Aynı maddeye göre itirazın kaldırılması üzerine tahliye ve teslim icra edildikten veya kaldırılma talebi reddolunduktan sonra kiracının ya da kiraya verenin genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu'nun 273. maddesi uyarınca, süresi içinde itiraz olunmaz veya itiraz kaldırılırsa taşınmaz zorla tahliye edilip kiraya verene teslim olunur; bunun için tahliye emrindeki sürenin geçmesi gerekir.

Mevzuat DayanağıKonu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.352'de düzenlenmiştir. Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinin usulü ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamsız tahliyeye ilişkin hükümlerine kıyasen tabidir. Kiracının itirazı üzerine icra mahkemesince yapılacak inceleme de bu hükümler çerçevesinde yürütülür. İlamsız tahliyeye ilişkin genel hükümlerde öngörülen yedi günlük itiraz süresi ve itirazın kaldırılması usulü, tahliye taahhüdüne dayalı takiplerde de kıyasen geçerlidir. Bu düzenleme, kira ilişkilerinde sözleşme serbestisi ile kiracının korunması ilkeleri arasında bir denge kurar.

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye taahhüdü ne zaman verilmelidir?

Kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmelidir, teslimden önce verilen taahhüt geçerli sayılmayabilir.

İcraya başvuru süresi ne kadardır?

Taahhütte belirtilen tahliye tarihinden itibaren bir aydır ve bu süre hak düşürücüdür.

Kiracı tahliye emrine itiraz edebilir mi?

Evet, kiracı süresi içinde itiraz ederek takibi durdurabilir, bunun üzerine kiraya veren itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Tahliye taahhüdüne itiraz edilirse hangi belge aranır?

İcra ve İflas Kanunu'nun 275. maddesine göre itirazın kaldırılabilmesi için tahliye talebinin noterlikçe resen düzenlenmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanması gerekir. Kiracı, kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösterirse itirazın kaldırılması talebi reddedilir. Her iki hâlde de tarafların genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakları saklıdır.

İcra ve iflas takiplerinde yanınızdayız

Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar