Sosyal medyada yapılan bir paylaşım kişilik hakkını zedeliyorsa, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığının tespiti davaları açılabilir. Bu davalarla birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesine dayanan manevi tazminat istenebilir. Davacı, kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açma imkânına sahiptir.
4721 sayılı Kanun’un 24. maddesi, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin hâkimden korunmasını isteyebileceğini düzenler. Şeref ve itibar, özel hayat, ad, resim ve ses üzerindeki haklar bu kapsamdadır.
Maddenin ikinci fıkrasına göre kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
Değerlendirmede ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında denge kurulur. Paylaşımın olgusal iddia mı yoksa değer yargısı mı olduğu, kamuyu ilgilendirip ilgilendirmediği, güncelliği ve kullanılan ifadelerin ölçülülüğü birlikte tartılır.
4721 sayılı Kanun m.25/1 uyarınca davacı; saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
İkinci fıkra uyarınca davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Bu talep, itibarın onarılması bakımından tazminattan bağımsız bir işlev görür.
Üçüncü fıkra, maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkını saklı tutar. Reklam geliri elde edilen paylaşımlarda bu son talep ayrıca değerlendirilebilir.
6098 sayılı Kanun m.58, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceğini düzenler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, hâkimin bu tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabileceğini veya bu tazminata ekleyebileceğini, özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebileceğini ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebileceğini öngörür.
Tazminat miktarı belirlenirken saldırının ağırlığı, yayılma alanı, paylaşımın erişim sayısı, tarafların ekonomik durumu, olayın sürekliliği ve zarar görenin toplumsal konumu dikkate alınır. Miktarın zenginleşme aracı hâline gelmemesi ilkesi de gözetilir.
Paylaşım özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına doğrudan başvurulabilir. Erişim sağlayıcılar tedbir talebini en geç dört saat içinde yerine getirir.
Bu yolda talep, talepte bulunulan saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunulmalıdır. Hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
Paylaşım kişisel veri niteliğindeyse 6698 sayılı Kanun m.11/1-e uyarınca silme veya yok etme talebinde bulunulabilir. Platformların kendi bildirim mekanizmaları da çoğu zaman en hızlı sonuç veren yoldur.
Paylaşımın içeriğine göre hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal veya kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçları gündeme gelebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136, kişisel verileri hukuka aykırı olarak veren, yayan veya ele geçiren kişi için hapis cezası öngörür.
Şikâyete bağlı suçlarda süreye dikkat edilmelidir. Şikâyet süresinin kaçırılması, ceza yolunu kapatır; buna karşılık hukuk davası bakımından haksız fiil zamanaşımı kuralları uygulanmaya devam eder.
Delil tespiti önem taşır. İçeriğin silinme ihtimaline karşı ekran görüntüsü, adres bilgisi ve tarih kaydı alınmalı, mümkünse noter aracılığıyla tespit yaptırılmalıdır. Anonim hesaplarda fail tespiti için savcılık aşamasında araştırma yapılması gerekebilir.
Talepler tek bir davada birleştirilebilir. Saldırının durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti ve manevi tazminat aynı dilekçede istenebilir; bu, süre ve masraf bakımından avantaj sağlar.
Yetki kuralı davacı lehinedir. 4721 sayılı Kanun m.25/5 uyarınca davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir.
İhtiyati tedbir talebi ihmal edilmemelidir. Paylaşımın yayılmasının sürdüğü hâllerde, yargılama sonuna kadar erişimin engellenmesine yönelik tedbir istenmesi zararın büyümesini önleyebilir.
4721 sayılı Kanun m.25 uyarınca saldırının önlenmesi, durdurulması veya hukuka aykırılığının tespiti davaları açılır. Bu taleplerle birlikte maddi ve manevi tazminat da istenebilir.
Saldırının ağırlığı, yayılma alanı, tarafların ekonomik durumu ve olayın süresi dikkate alınır. 6098 sayılı Kanun m.58/2 uyarınca hâkim, para yerine veya buna ek olarak saldırıyı kınayan bir karar da verebilir.
4721 sayılı Kanun m.25/5 uyarınca davacı, kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.
Özel hayatın gizliliği ihlal ediliyorsa 5651 sayılı Kanun m.9/A kapsamında başvurulabilir; erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirir. Ayrıca mahkemeden ihtiyati tedbir istenebilir.
İçeriğe göre hakaret, tehdit veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçları gündeme gelebilir. Kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması ise 5237 sayılı Kanun m.136 kapsamında suçtur.
Uyum süreçleri, veri ihlalleri ve içerik uyuşmazlıklarında değerlendirme için bize ulaşın.
Erişim engeli ve içerik kaldırma başvurularının usulü.
Devamını oku ›MakaleSosyal medya paylaşımlarında cezai sorumluluğun sınırları.
Devamını oku ›MakaleVeri ihlalinden doğan maddi ve manevi zararların talebi.
Devamını oku ›