Muafiyet, zararın belirli bir tutar veya oranına kadar olan kısmının sigortalı üzerinde bırakılmasıdır; istisna ise riskin baştan teminat dışında tutulmasıdır. İkisi farklı sonuçlar doğurur: muafiyette teminat vardır ancak ödeme indirimlidir, istisnada ise ödeme yükümlülüğü hiç doğmaz. Zorunlu mali sorumluluk sigortasında istisnalar 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinde sayılmıştır; ihtiyari sigortalarda ise poliçe ve genel şartlar belirleyicidir.
Muafiyet, sigortacının ödeyeceği tazminattan belirli bir tutarın veya sigorta bedelinin belirli bir oranının düşülmesidir. Muafiyetin uygulandığı hâllerde risk teminat kapsamındadır; yalnızca zararın küçük bir kısmı sigortalıda kalır. Muafiyet, primi düşürmek amacıyla taraflarca kararlaştırılabilir.
İstisna ise riskin sözleşme ya da kanunla teminat dışında bırakılmasıdır. İstisna kapsamındaki bir olayda sigortacının ödeme yükümlülüğü hiç doğmaz. Bu nedenle bir ret yazısında dayanılan hükmün muafiyet mi istisna mı olduğu, itirazın çerçevesini belirler.
Uygulamada üçüncü bir kavram daha karşımıza çıkar: teminatın azalması veya kalkması sonucunu doğuran yükümlülük ihlalleri. Rizikonun ihbarı, beyan yükümlülüğü ve rizikoyu ağırlaştırmama gibi yükümlülüklere aykırılık, ayrı bir hukuki rejime tabidir ve genellikle kusur ile illiyet bağının araştırılmasını gerektirir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortasında istisnalar kanunla belirlenmiştir. 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesine göre işletenin, kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler ile işletenin eşinin, usul ve füruunun, evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar teminat dışındadır.
Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, manevi tazminata ilişkin talepler ve teminat altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki kazalardan doğan talepler de kapsam dışıdır. 2016 ve 2021 yıllarında eklenen bentlerle hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler, destek şahsının kusuruna denk gelen talepler, dolaylı zararlar ve trafikten çekme ya da hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri de istisna edilmiştir.
Bu istisnalar kanundan doğduğundan sözleşmeyle genişletilemeyeceği gibi, zorunlu sigortanın amacı gereği daraltılmasına ilişkin talepler de ayrıca değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesi, maddenin bazı bentlerini iptal etmiştir; bu nedenle uygulanacak metnin güncel hâlinin kontrol edilmesi gerekir.
İhtiyari sigortalarda ve zorunlu sigortaların uygulama ayrıntılarında genel şartlar belirleyicidir. Genel şartlar, teminatın kapsamını, muafiyet oranlarını, tazminatın hesaplanma yöntemini ve başvuru usulünü düzenler. Poliçe ile genel şartlar arasında çelişki bulunması hâlinde, sigortalı lehine olan hüküm uygulanır.
Genel şartların sigortalıya poliçe ile birlikte verilmiş olması gerekir. Sigortalının bilgilendirilmediği ve öngöremeyeceği ağır istisna hükümlerinin ona karşı ileri sürülebilmesi tartışmalıdır. Bu nedenle poliçe teslim tutanağı, bilgilendirme formu ve teklif belgesi dosyaya eklenmelidir.
Muafiyet oranları ve tutarları poliçe üzerinde açıkça gösterilmelidir. Poliçede yer almayan bir muafiyetin sonradan uygulanması itiraz konusu yapılabilir. Aynı şekilde, muafiyetin hangi teminat kalemine uygulandığı da belirgin olmalıdır.
Sigortacı, istisna hükmüne dayanarak ödemeyi reddederse ret gerekçesini yazılı olarak bildirmelidir. Ret yazısında hangi poliçe maddesine veya kanun hükmüne dayanıldığı açıkça gösterilmelidir. Gerekçesi belirtilmeyen ya da soyut ifadelerle sınırlı kalan retlere karşı itiraz edilebilir.
Sigortacının ödeme yaptıktan sonra sigortalıya rücu etmesi ayrı bir durumdur. Alkollü araç kullanma, sürücü belgesiz araç kullanma, aracın ruhsatında belirtilenden farklı amaçla kullanılması gibi hâller rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Rücu talebinde, ihlal ile zarar arasındaki illiyet bağının varlığı aranır.
Zorunlu sigortalarda sigortacının üçüncü kişiye karşı ödeme yükümlülüğü, sigortalının kusurundan bağımsız olarak devam eder. Sigortacı, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigortalıya rücu eder. Bu ayrım, zarar görenin korunması amacına dayanır.
Ödemenin reddi veya eksik ödeme hâlinde ilk adım, sigorta şirketine yazılı itirazdır. İtirazda ret gerekçesinin neden yerinde olmadığı, hangi belgelerin dikkate alınmadığı ve talep edilen tutar açıkça belirtilmelidir.
Sonuç alınamazsa 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. Başvuru için sigorta kuruluşuna gerekli başvurunun yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir.
Maddede itiraz mekanizması da düzenlenmiştir. Kanunda belirtilen tutarın altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir; bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda karara karşı, Komisyonca bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur ve itiraz talebi hakkında iki ay içinde karar verilir.
Ret gerekçesinin dayandığı hüküm poliçe ve genel şartlar üzerinden bulunmalıdır. Hükmün metni, uygulanma şartları ve sigortalıya bildirilip bildirilmediği ayrı ayrı incelenmelidir. Metin dosyada yoksa şirketten talep edilmelidir.
İhlal iddiası varsa illiyet bağı sorgulanmalıdır. Sigortalının bir yükümlülüğü ihlal etmiş olması tek başına yeterli değildir; ihlalin zararın doğumuna veya artmasına etkisi bulunmalıdır. Bu bağın kurulamadığı hâller itirazın en güçlü ekseni olur.
Zamanaşımı süreleri takip edilmelidir. Sigorta sözleşmesinden doğan taleplerde ve trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinde farklı süreler uygulanabildiğinden, başvurunun geciktirilmemesi gerekir.
Hayır. Muafiyette risk teminat kapsamındadır ancak zararın belirli bir kısmı sigortalıda kalır. İstisnada ise risk baştan teminat dışıdır ve sigortacının ödeme yükümlülüğü doğmaz.
Muafiyet oran ve tutarlarının poliçe üzerinde açıkça gösterilmesi gerekir. Poliçede yer almayan bir muafiyetin sonradan uygulanması itiraz konusu yapılabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinde sayılmıştır. Maddenin bazı bentleri Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edildiğinden, uygulanacak metnin güncel hâli kontrol edilmelidir.
Evet. Zorunlu sigortalarda sigortacı zarar görene ödeme yapar, ardından kanunda ve genel şartlarda sayılan hâllerde sigortalıya rücu edebilir. Rücuda ihlal ile zarar arasındaki illiyet bağı aranır.
5684 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre kanunda belirtilen tutarın altındaki uyuşmazlıklarda karar kesindir. Bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda, kararın bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olarak Komisyon nezdinde itiraz edilebilir.
Tazminat talepleri, sigorta şirketine başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu ve trafik idari yaptırımlarına itiraz süreçlerinde bize ulaşabilirsiniz.