Çoğu durumda açılabilir: trafik kazasında tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m.111/2). İşleten sorumluluğunu kaldıran veya daraltan anlaşmalar ise baştan geçersizdir (m.111/1). Yargıtay, ödenen tutarı gösteren ibranameyi çoğu zaman makbuz gibi değerlendirir ve eksik kalan zararın istenmesine izin verir.
Borç, şekle bağlı olmaksızın yapılan ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir (6098 sayılı TBK m.132). Sigorta şirketleri de ödeme yaparken zarar görenden çoğu zaman “bu kazadan dolayı başkaca hiçbir hakkım kalmamıştır” ifadesini içeren bir ibraname veya feragatname alır.
Trafik kazalarında ise genel kuralın önüne geçen özel bir hüküm vardır: Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir; tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir (2918 sayılı KTK m.111).
Hükmün amacı, kazadan hemen sonra zor durumdaki zarar görenin, gerçek zararını bilmeden düşük bir tutarı kabul etmesinin sonuçlarını dengelemektir. Bu yüzden imzalanan belge, zarar görenin bütün haklarını kendiliğinden sona erdirmez; belgenin içeriği ve ödenen tutarın yeterliliği ayrıca incelenir.
İptal için iki unsur aranır: anlaşmanın tazminat miktarına ilişkin olması ve ödenen tutarın yetersizliğinin açıkça belli olması (KTK m.111/2). “Açıkça” ölçütü küçük bir farkı değil, gerçek zarar ile ödenen tutar arasında belirgin bir orantısızlığı ifade eder. Süre, anlaşmanın yapıldığı tarihten itibaren iki yıldır.
Yargıtay'a göre bu hükümden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin ayrıca ve açıkça istenmesi şart değildir; husus dava sırasında ileri sürülebileceği gibi, belgenin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine dair bir irade açıklaması da yeterlidir. Yetersizlik denetiminde önce ödeme tarihindeki veriler esas alınarak zarar hesaplanır; ödeme yetersiz bulunursa tazminat karar tarihine en yakın verilerle hesaplanır ve yapılan ödemeye hesaplama tarihine kadar yasal faiz uygulanarak bu tutardan mahsup edilir (Yargıtay 17. HD, E.2012/6219, K.2013/4960, 04.04.2013).
İki yıllık iptal süresi, tazminat isteminin zamanaşımından ayrı değerlendirilmelidir. Tazminat davasının kendisi için uygulanacak süreler trafik kazasında zamanaşımı yazısında anlatılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında, ödenen tutarın yazılı olduğu ibraname, tazminat borcunun tamamen sona erdiğini değil, o tutarın ödendiğini gösteren bir makbuz olarak değerlendirilir. Bu yaklaşımda ödenen miktar gerçek zarardan düşülür ve kalan kısım istenebilir.
Hiçbir ödeme yapılmadan imzalatılan “davacı ve şikâyetçi değilim, hiçbir hakkım yoktur” türündeki beyanlar ise işleten sorumluluğunu kaldıran veya daraltan anlaşma niteliğine bürünebileceğinden KTK m.111/1 karşısında geçersiz kalma riski taşır. Ceza soruşturmasında şikâyetten vazgeçme ile hukuki tazminat talebinden feragat de birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Sigortayla yapılan anlaşma, kural olarak sigortacının sorumluluğuna ilişkindir. Müteselsil borçlulardan biriyle yapılan ibra sözleşmesi, diğer borçluları ancak ibra edilen borçlunun iç ilişkideki payı oranında borçtan kurtarır (TBK m.166/3). Bu nedenle poliçe limitini aşan zarar bakımından sürücü ve işletenin sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.
KTK m.111'in yanında Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri de uygulanabilir. Karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık, zarar görenin zor durumundan, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak sağlanmışsa aşırı yararlanma hükümleri devreye girer; bu hak, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde kullanılır (TBK m.28).
Yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle yapılan anlaşmalarda ise ilgili taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39).
Kalıcı sakatlık oranının sonradan yükselmesi gibi anlaşma anında bilinmeyen bir zararın ortaya çıkması hâlinde de anlaşmanın kapsamı tartışılabilir; bu taleplerde maluliyet raporu ve tedavi kayıtları belirleyicidir. Hesap yöntemi için kalıcı sakatlıkta iş gücü kaybı tazminatı yazısına bakılabilir.
Teklif edilen tutarın hangi zarar kalemini karşıladığını yazılı olarak isteyin: araç hasarı, değer kaybı, tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik ya da destekten yoksun kalma ayrı kalemlerdir. Ödeme yazısında kalem ayrımı yoksa ileride hangi zararın karşılandığı tartışma konusu olur.
Belgeye ödenen tutarın açıkça yazılmasını sağlayın ve tutar içermeyen genel feragat beyanlarına imza atmaktan kaçının. İmzaladığınız belgenin bir örneğini saklayın; iki yıllık iptal süresi anlaşmanın yapıldığı tarihten başlar (KTK m.111/2).
İşletenle veya sürücüyle ayrıca bir anlaşma imzalıyorsanız, KTK m.111'in bu anlaşmaları da kapsadığını unutmayın: sorumluluğu kaldıran veya daraltan kayıtlar geçersizdir, açıkça yetersiz tazminat anlaşmaları da aynı iki yıllık süre içinde iptal ettirilebilir (KTK m.111).
Ödeme açıkça yetersizse evet; anlaşma yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde iptal ettirilebilir (KTK m.111/2). Bu durumda ödenen tutar gerçek zarardan mahsup edilir.
Yargıtay'a göre gerekmez; yetersizlik tazminat davası sırasında ileri sürülebilir veya iki yıl içinde belgenin kabul edilmediği bildirilebilir (Yargıtay 17. HD, E.2012/6219, K.2013/4960; KTK m.111/2).
Anlaşma veya uzlaşmanın yapıldığı tarihten başlar (KTK m.111/2). Kazanın veya ödemenin değil, anlaşmanın tarihi esas alınır.
KTK'daki hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir (KTK m.111/1). Tutar içeren yetersiz anlaşmalar da iki yıl içinde iptal ettirilebilir.
Evet; Yargıtay ödemeye hesaplama tarihine kadar yasal faiz uygulayarak hesaplanan tazminattan mahsup eder (Yargıtay 17. HD, E.2012/6219, K.2013/4960).
Kendiliğinden bitirmez; müteselsil borçlulardan biriyle yapılan ibra, diğerlerini yalnız ibra edilenin iç ilişkideki payı oranında kurtarır (TBK m.166/3).
Durumun öğrenildiği veya zor durumun kalktığı tarihten itibaren bir yıl, her hâlde sözleşmeden itibaren beş yıldır (TBK m.28/2).
İmzalanan belgenin içeriği, ödenen tutar ve iki yıllık süre birlikte incelenmeden bakiye tazminat talebinin imkânı hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Zorunlu trafik sigortasında dava öncesi sigortacıya yazılı başvuru şarttır; şirket 15 gün…
Devamını oku ›MakaleTrafik kazasından doğan maddi zarar talepleri, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2…
Devamını oku ›MakaleSorumsuzluk anlaşması geçerli midir? TBK m.115 ve m.116 uyarınca ağır kusur, hizmet sözleşmesi…
Devamını oku ›