Bir kişinin bilgisi veya rızası dışında özel hayatına ilişkin görüntü ve seslerin kayda alınması ya da yayınlanması, Türk Ceza Kanununda özel hayatın gizliliğini koruyan hükümlerle yaptırıma bağlanmıştır. Bu düzenlemeler kişinin mahremiyetini teknolojik araçlara karşı da güvence altına almayı amaçlar. Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte bu tür ihlallerin sayısı son yıllarda belirgin biçimde artmıştır.
TCK m.133 uyarınca, katılmadığı bir konuşmayı tarafların rızası olmadan dinlemek veya kaydetmek suç oluşturur. Konuşmanın taraflarından biri olan kişinin dahi diğer tarafın rızası olmadan konuşmayı başkasına aktarması bazı durumlarda ayrı bir sorumluluk doğurabilir.
İş yerlerinde kamera ve ses kayıt sistemlerinin hukuka aykırı kullanılması da bu kapsamda değerlendirilebilir, özellikle çalışanların bilgisi dışında yapılan gizli kayıtlar hukuki sorun doğurur. İşverenin denetim yetkisi bu tür kayıtları her durumda hukuka uygun hale getirmez. İş yerinde kamera kullanımının önceden çalışanlara bildirilmesi ve belirli bir amaca özgülenmesi, hukuka uygunluk değerlendirmesinde önemli bir ölçüt olarak kabul edilir. Kaydın sadece alınması değil, saklanması ve başkasına gösterilmesi de ayrıca sorumluluk doğuran davranışlardır.
TCK m.134 kapsamında, kişilerin özel hayatının gizliliğini görüntü veya ses kaydı almak suretiyle ihlal etmek suçtur. Bu görüntü veya seslerin ifşa edilmesi, yayınlanması veya basın yoluyla yayımlanması halinde ceza daha da artar ve mahkeme somut olayın yarattığı mağduriyeti dikkate alarak karar verir.
Konut içinde veya özel alanlarda izinsiz kamera yerleştirilmesi, kişinin bilgisi dışında çekim yapılması bu suçun tipik örnekleridir. Mağdurun rızası bulunmadıkça görüntünün çekim amacı önemini yitirir, çünkü korunan değer kişinin kendi görüntüsü ve sesi üzerindeki tasarruf yetkisidir. Kişinin herkese açık bir alanda bulunması dahi, özel yaşamına ilişkin görüntülerinin izinsiz kayda alınmasını her zaman hukuka uygun hale getirmez.
Bu suçlar şikayete tabidir ve mağdurun fiili öğrendiği tarihten itibaren yasal süre içinde başvuru yapması gerekir. Dijital veri incelemesi, bilirkişi raporları ve kayıt dosyalarının ele geçirilme süreci soruşturmanın merkezindedir, bu nedenle teknik incelemenin doğru yapılması çok önemlidir.
Görüntü veya seslerin internet ortamında yayılması durumunda ayrıca erişimin engellenmesi talep edilebilir, bu da mağdurun uğradığı zararın daha fazla büyümesini önlemeye yöneliktir. Bu talep genellikle sulh ceza hakimliğine yapılan bir başvuruyla hızlı şekilde sonuçlandırılabilir. Şikayet süresinin başlangıcı, mağdurun kaydın varlığını öğrendiği ana göre belirlenir.
Konuşmaya taraf olmak kayıt yapmayı otomatik olarak hukuka uygun kılmaz, kaydın başkasına aktarılması veya yayınlanması ayrı bir sorumluluk doğurabilir.
Çalışanların bilgisi ve rızası dışında özel alanlarda yapılan gizli kayıtlar özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir, işyeri politikaları bu durumu her zaman meşrulaştırmaz. İşyeri politikalarının varlığı, çalışanların özel alanına yönelik kayıtları otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez.
Mağdur şikayette bulunabilir ve ayrıca ilgili içeriğin erişiminin engellenmesini sulh ceza hakimliğinden hızlı şekilde talep edebilir.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİhmali Davranışla Kasten Öldürme Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİntihara Yönlendirme Suçu ve Ceza Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEziyet Suçu Nedir ve Nasıl Cezalandırılır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyrımcılık ve Nefret Suçu TCK m.122 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHaberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›