Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası

Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucu başkasının yaralanmasına neden olmak, kasten yaralamadan farklı bir sorumluluk doğurur ve Türk Ceza Kanununda ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Günlük hayatta trafik kazalarından iş kazalarına, tıbbi müdahalelerden ev kazalarına kadar pek çok olayda karşımıza çıkan bu suç türünde failin kastının bulunmaması ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Taksirle Yaralamanın Unsurları

Taksir, failin sonucu öngörmesine rağmen öngöremeyerek veya öngördüğü halde istemeyerek gerçekleştirmesi durumudur. Taksirle yaralama suçunda kast bulunmaz, fail dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak başkasının vücut bütünlüğüne zarar verir. Trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi müdahalelerde sıklıkla karşılaşılan bir sonuçtur ve genellikle failin mesleki veya günlük yaşamdaki dikkatsizliğinden kaynaklanır.

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası — bölüm şeması
Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası konusunun bölüm şeması

TCK m.89 uyarınca taksirle yaralama, mağdurun yaralanma derecesine göre farklı hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz (TCK m.89/5). Yaralanmanın ağırlık derecesi, adli tıp uzmanlarının düzenlediği raporlarla belirlenir ve ceza miktarını doğrudan etkiler.

Nitelikli Haller ve Ceza Artırımı

Taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmesi, birden fazla kişinin yaralanması veya belirli mesleklerin icrası sırasında meydana gelmesi halinde ceza miktarı artırılır. Özellikle trafik kazalarında alkol veya hız kurallarına aykırı davranış, bilinçli taksir olarak değerlendirilebilir ve bu durum failin cezasının üst sınırdan belirlenmesine yol açabilir.

İş kazalarında işverenin iş güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle oluşan yaralanmalarda da taksirle yaralama hükümleri uygulanır. Bu durumda hem ceza sorumluluğu hem de ayrıca hukuki tazminat sorumluluğu birlikte değerlendirilir. Birden fazla kişinin aynı olayda yaralanması halinde, mahkeme her mağdur için ayrı ayrı değil, tek bir ceza üzerinden artırım yaparak sonuca ulaşır.

Soruşturma Süreci ve Uzlaştırma

Taksirle yaralama suçu, şikayete tabi olduğu hallerde mağdurun şikayeti üzerine soruşturmaya başlanır ve CMK hükümlerine göre delil toplanır. Bilirkişi raporları, adli tıp raporları ve kaza tespit tutanakları soruşturmanın temel unsurlarındandır, bu belgeler failin kusur oranını ve yaralanmanın ağırlığını ortaya koyar. Kusur oranının taraflar arasında paylaştırılması da hem ceza miktarını hem de olası tazminat davasının sonucunu etkileyen önemli bir unsurdur.

Bu suç türü CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında yer alır. Taraflar uzlaştırma bürosu aracılığıyla anlaşırlarsa kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşürülür, bu nedenle sürecin başlangıcında profesyonel hukuki destek önemlidir. Uzlaştırma süreci hem mağdurun zararının daha hızlı giderilmesini hem de failin uzun bir yargılamadan kaçınmasını sağlayabilir.

Sonuca Göre Artırım ve Bilinçli Taksirde Şikâyet

TCK m.89'un temel hâlinde ceza dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. İkinci fıkra, sonucun ağırlığına göre cezayı yarı oranında artırır. Bu fıkrada sayılan sonuçlar şunlardır: duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması, vücutta kemik kırılması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan bir durum ve gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğması.

Üçüncü fıkradaki sonuçlarda artırım bir kata çıkar: iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girme, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması, yüzün sürekli değişikliği ve gebe bir kadının çocuğunun düşmesi. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde ise ayrı bir aralık uygulanır: dokuz aydan beş yıla kadar hapis.

Beşinci fıkra usul bakımından belirleyicidir. 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunla değiştirilen bu fıkra uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz. Bu nedenle olayda bilinçli taksirin bulunup bulunmadığı, sürecin şikâyetten bağımsız yürüyüp yürümeyeceğini belirler.

Mevzuat DayanağıTaksirle yaralama suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89'da düzenlenmiştir. Soruşturma ve kovuşturma usulü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle uzlaştırmaya ilişkin m.253 hükümleri uygulama alanı bulur.

Sıkça Sorulan Sorular

Taksirle yaralama suçunda şikayet şartı mı var

Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olması halinde soruşturma şikayete bağlıdır, daha ağır yaralanmalarda şikayet aranmaz ve soruşturma resen yürütülür.

Trafik kazası sonucu yaralanma bu kapsama girer mi

Evet, trafik kazaları en sık karşılaşılan taksirle yaralama olaylarındandır ve alkollü ya da kurallara aykırı kullanım gibi bilinçli taksir hali varsa ceza belirgin şekilde artırılır.

Uzlaştırma sağlanırsa dava düşer mi

Uzlaştırma bürosunda taraflar anlaşırlarsa kamu davası açılmaz veya açılan dava kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararıyla sonuçlanır, bu da sürecin daha kısa sürmesini sağlar.

Taksirle yaralamada şikâyet her zaman gerekir mi?

Gerekmez. TCK m.89'un beşinci fıkrası uyarınca suç kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz.

Ceza yargılamasında yanınızdayız

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar