Bir kişiyi intihara azmettirmek, teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirmek veya bu yolda ona yardım etmek Türk Ceza Kanununda intihara yönlendirme suçu olarak düzenlenmiştir ve fail bu davranışlar sonucunda ağır yaptırımlarla karşılaşır. Bu suç, bireyin yaşam hakkının başkasının etkisiyle sona erdirilmesini engellemeyi amaçlar. Uygulamada bu suç, özellikle uzun süreli psikolojik baskı veya sistemli teşvik içeren olaylarda gündeme gelmektedir.
TCK m.84 kapsamında intihara yönlendirme suçu birden fazla hareket biçimiyle işlenebilir, bunlar azmettirme, teşvik etme, kararı kuvvetlendirme veya intihar eylemine fiilen yardım etmedir. Failin amacı mağdurun kendi hayatına son vermesini sağlamaktır ve bu amaç hareketlerin bütününden anlaşılır.
Suçun oluşması için mağdurun bu etki sonucunda intihara teşebbüs etmesi veya intihar etmesi gerekir, aksi halde tamamlanmış bir suçtan söz edilemez. Ancak bazı hallerde, özellikle yardım veya vasıta sağlama şeklindeki fiiller sonucun gerçekleşmesine yakın bir tehlike doğuruyorsa bu durum ayrıca değerlendirilir. Failin mağdurla kurduğu ilişkinin niteliği, süreklilik göstermesi ve etki derecesi de suçun oluşumunda göz önünde bulundurulur.
İntihara yönlendirme suçunun temel hali hapis cezası ile cezalandırılır, ancak mağdurun intiharı gerçekleştirmesi halinde ceza daha da ağırlaşır. Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş olması veya algılama yeteneği gelişmemiş kişi olması durumunda fail doğrudan kasten öldürmeden sorumlu tutulabilir, çünkü bu mağdurların serbest iradesinden söz edilemez.
Basın ve yayın yoluyla intihara teşvik edici yayınlar yapılması da ayrıca ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirilebilir, zira kamuya açık teşvik daha geniş bir etki alanına sahiptir ve toplumsal ölçekte risk yaratır. Bu tür davalarda yayının ulaşabildiği kitle de değerlendirmede dikkate alınır. Özellikle sosyal medya hesapları üzerinden yapılan teşvik edici paylaşımlar, geniş bir kitleye ulaşabilmesi nedeniyle savcılıklarca özel bir hassasiyetle incelenmektedir.
Bu davalarda failin mağdur üzerindeki etkisinin niteliği, yazışmalar, tanık ifadeleri ve varsa intihar notu gibi deliller büyük önem taşır. Mağdurun psikolojik durumu ile failin davranışı arasındaki illiyet bağının ortaya konması gerekir, bu da genellikle uzman bilirkişi değerlendirmesi gerektirir.
Soruşturma aşamasında savcılık, failin somut olarak hangi hareketle mağduru etkilediğini belirlemeye çalışır, bu nedenle dijital iletişim kayıtları sıklıkla delil olarak kullanılır. Sosyal medya paylaşımları ve mesajlaşma geçmişi bu tür davaların en önemli delillerinden biri haline gelmiştir.
TCK m.84'ün birinci fıkrası dört ayrı hareketi aynı cezaya bağlar: başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için intiharın gerçekleşmesi şart değildir; sayılan hareketlerden birinin yapılması yeterlidir.
İkinci fıkra sonucu ağırlaştırıcı sebep olarak düzenler: intiharın gerçekleşmesi durumunda kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Üçüncü fıkra ise belirli bir kişiye yönelmeyen davranışı hedef alır; başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi üç yıldan sekiz yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu fıkra, muhatabı belirli olmayan çağrıları kapsar.
Dördüncü fıkra maddenin sınırını çizer ve fiili başka bir suça dönüştürür: işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenler ile cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur. Burada artık m.84 değil, kasten öldürmeye ilişkin hükümler uygulanır.
Evet, mağdurun intihara teşebbüs etmesi veya intihar etmesi halinde temel cezaya göre daha ağır bir ceza uygulanır, sonucun ağırlığı cezanın miktarını doğrudan etkiler.
Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş olması veya algılama yeteneği bulunmaması halinde fail doğrudan kasten öldürme hükümlerine göre sorumlu tutulabilir, çünkü bu kişilerin serbest rıza göstermesi mümkün değildir. Bu değerlendirme, mağdurun yaşından bağımsız olarak somut olayın tüm koşulları dikkate alınarak yapılır.
Teşvik, azmettirme veya kararı kuvvetlendirme gibi hareketler suçun oluşması için yeterlidir, ancak sonucun gerçekleşmesi uygulanacak cezanın ağırlığını doğrudan etkiler.
Oluşur. TCK m.84'ün birinci fıkrası azmettirme, teşvik, kararı kuvvetlendirme ve yardım hareketlerini intiharın gerçekleşmesi şartına bağlamaz. İntiharın gerçekleşmesi ikinci fıkrada ayrı ve daha ağır bir ceza sebebi olarak düzenlenmiştir.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİhmali Davranışla Kasten Öldürme Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEziyet Suçu Nedir ve Nasıl Cezalandırılır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleRuhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapma yahut böyle bir yapıyı kullanma fiilinin TCK m.184 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleKamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak haksız menfaat temin etmesinin TCK m.250 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleKişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›