Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Navlun Sözleşmesi ve Deniz Ticareti

Navlun sözleşmesi, bir geminin veya gemi bölümünün eşya taşınması amacıyla kullanılmasını konu alan ve deniz ticaretinin temel sözleşme tiplerinden birini oluşturan bir taşıma sözleşmesidir. Uluslararası ticaretin büyük bölümü bu sözleşme türü aracılığıyla gerçekleşir. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.

Navlun Sözleşmesinin Türleri

TTK m.1138 uyarınca navlun sözleşmesi, geminin tamamının veya bir kısmının belirli bir yolculuk için ya da belirli bir süre için kullanılmasını konu alabilir. Yolculuk çarter partisi, konişmentolu taşıma ve zaman çarteri, uygulamada en sık görülen navlun sözleşmesi türleridir. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.

Navlun Sözleşmesi ve Deniz Ticareti — bölüm şeması
Navlun Sözleşmesi ve Deniz Ticareti konusunun bölüm şeması

m.1139 hükmü, yolculuk çarter partisinin niteliğini ve içermesi gereken unsurları düzenler; bu sözleşme türünde taşıyan, belirli bir yolculuk için gemisini yükletenin hizmetine tahsis eder. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.

Taşıyanın Yükümlülükleri

TTK m.1141 uyarınca taşıyan, geminin yolculuğun başlangıcında denize, yola ve yüke elverişli bulundurulmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, deniz ticaretinde eşyanın güvenli taşınmasının temel güvencesini oluşturur. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.

Taşıyan, gemiyi zamanında hazır bulundurmak, yüklemeyi ve boşaltmayı kararlaştırılan esaslara göre gerçekleştirmekle de yükümlüdür; bu yükümlülüklerin ihlali taşıyanın sorumluluğunu doğurur. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.

Yükleme ve Boşaltma Süreci

Navlun sözleşmesinde yükleme ve boşaltma süreci, gemi ile ilgili demirleme yeri, yükleme giderleri ve sürelerine ilişkin ayrıntılı hükümlerle düzenlenmiştir. Taraflar arasında bu hususlarda anlaşmazlık çıkması, deniz ticaretinde sıkça karşılaşılan bir uyuşmazlık konusudur. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.

Navlun sözleşmesine dayanılarak düzenlenen konişmento, taşınan eşyanın teslim alındığını ve taşıma koşullarını gösteren ayrı bir kıymetli evrak niteliği taşır ve navlun sözleşmesinden bağımsız hukuki sonuçlar doğurabilir. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.

Taşıyanın Sorumluluk Dönemi ve Geç Teslim

Türk Ticaret Kanunu'nun 1178. maddesi taşıyanın sorumluluğunu bir zaman dilimine bağlar. Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan ise, bunların eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olur.

Hâkimiyet döneminin sınırları maddenin üçüncü fıkrasında çizilmiştir. Dönem, eşyanın yükletenden veya onun adına hareket eden kişiden ya da yükleme limanında eşyanın teslimi zorunlu makamlardan teslim alındığı anda başlar. Sona ermesi ise üç ihtimale bağlanmıştır: eşyanın gönderilene teslim edildiği an, gönderilenin teslim almaktan kaçındığı hâllerde sözleşmeye, kanuna veya boşaltma limanındaki ticari teamüle uygun olarak gönderilenin emrine hazır tutulduğu an ya da boşaltma limanında eşyanın teslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği an.

Geç teslim için maddede bir karine öngörülmüştür. Eşya, boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış süre içinde, böyle bir süre yoksa olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilmezse teslimde gecikme olduğu varsayılır. Dahası, tazminat isteminde bulunabilecek kişi, bu sürenin dolmasından itibaren aralıksız altmış gün içinde teslim olunmayan eşyayı zayi olmuş sayabilir. Sözleşmenin türü, yani Kanunun 1138. maddesindeki yolculuk çarteri ile kırkambar ayrımı, bu sorumluluk rejimini değiştirmez.

Mevzuat DayanağıNavlun sözleşmesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Beşinci Kitap Dördüncü Kısım Üçüncü Bölümünde m.1138 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Taşıyanın gemiyi elverişli bulundurma yükümlülüğü m.1141'de yer almaktadır. Uygulamada bu hükümlerin birbiriyle bağlantılı biçimde değerlendirilmesi, hukuki güvenliğin sağlanması ve olası uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Navlun sözleşmesi neyi konu alır?

Navlun sözleşmesi, bir geminin tamamının veya bir kısmının eşya taşınması amacıyla kullanılmasını konu alır.

Taşıyanın temel yükümlülüğü nedir?

Taşıyan, gemiyi yolculuğun başlangıcında denize, yola ve yüke elverişli bulundurmakla yükümlüdür; aksi halde doğan zarardan sorumlu olur.

Konişmento navlun sözleşmesinden bağımsız mıdır?

Konişmento, taşınan eşyayı temsil eden ayrı bir kıymetli evrak olup navlun sözleşmesinden bağımsız hukuki sonuçlar doğurabilir.

Teslim edilmeyen eşya ne zaman zayi olmuş sayılabilir?

Türk Ticaret Kanunu'nun 1178. maddesinin beşinci fıkrasına göre, eşyanın zayi olmasına dayanarak tazminat isteminde bulunabilecek kişi, teslim süresinin dolmasından itibaren aralıksız altmış gün içinde teslim olunmayan eşyayı zayi olmuş sayabilir. Teslim süresi, boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış süre; böyle bir süre yoksa tedbirli bir taşıyandan teslimin makul olarak istenebileceği süredir.

Ticari uyuşmazlıklarınızda yanınızdayız

Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar