Navlun sözleşmesi, bir geminin veya gemi bölümünün eşya taşınması amacıyla kullanılmasını konu alan ve deniz ticaretinin temel sözleşme tiplerinden birini oluşturan bir taşıma sözleşmesidir. Uluslararası ticaretin büyük bölümü bu sözleşme türü aracılığıyla gerçekleşir. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
TTK m.1138 uyarınca navlun sözleşmesi, geminin tamamının veya bir kısmının belirli bir yolculuk için ya da belirli bir süre için kullanılmasını konu alabilir. Yolculuk çarter partisi, konişmentolu taşıma ve zaman çarteri, uygulamada en sık görülen navlun sözleşmesi türleridir. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
m.1139 hükmü, yolculuk çarter partisinin niteliğini ve içermesi gereken unsurları düzenler; bu sözleşme türünde taşıyan, belirli bir yolculuk için gemisini yükletenin hizmetine tahsis eder. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.
TTK m.1141 uyarınca taşıyan, geminin yolculuğun başlangıcında denize, yola ve yüke elverişli bulundurulmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, deniz ticaretinde eşyanın güvenli taşınmasının temel güvencesini oluşturur. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.
Taşıyan, gemiyi zamanında hazır bulundurmak, yüklemeyi ve boşaltmayı kararlaştırılan esaslara göre gerçekleştirmekle de yükümlüdür; bu yükümlülüklerin ihlali taşıyanın sorumluluğunu doğurur. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.
Navlun sözleşmesinde yükleme ve boşaltma süreci, gemi ile ilgili demirleme yeri, yükleme giderleri ve sürelerine ilişkin ayrıntılı hükümlerle düzenlenmiştir. Taraflar arasında bu hususlarda anlaşmazlık çıkması, deniz ticaretinde sıkça karşılaşılan bir uyuşmazlık konusudur. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.
Navlun sözleşmesine dayanılarak düzenlenen konişmento, taşınan eşyanın teslim alındığını ve taşıma koşullarını gösteren ayrı bir kıymetli evrak niteliği taşır ve navlun sözleşmesinden bağımsız hukuki sonuçlar doğurabilir. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.
Navlun sözleşmesi, bir geminin tamamının veya bir kısmının eşya taşınması amacıyla kullanılmasını konu alır.
Taşıyan, gemiyi yolculuğun başlangıcında denize, yola ve yüke elverişli bulundurmakla yükümlüdür; aksi halde doğan zarardan sorumlu olur.
Konişmento, taşınan eşyayı temsil eden ayrı bir kıymetli evrak olup navlun sözleşmesinden bağımsız hukuki sonuçlar doğurabilir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ticaret Sicili ve Tescilin Hukuki Etkileri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Esas Sözleşme Değişikliği hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Sermaye Azaltımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Murahhas Aza ve Yetki Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›