Anonim şirket paylarını temsil eden pay senetleri, nama veya hamiline yazılı olarak çıkarılabilir; bu iki tür arasındaki farklar, devir usulü ve pay sahipliğinin ispatı bakımından önemli sonuçlar doğurur ve şirketin pay sahipliği yapısını doğrudan etkiler. Bu konudaki hükümler, gerek şirket yöneticileri ve ortakları gerekse alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından pratikte sıklıkla başvurulan önemli bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.
TTK m.484 uyarınca pay senetlerinin çıkarılabilmesi için esas sermayenin tamamının ödenmiş olması şarttır. Şirket, esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe pay senedi bastırmak zorunda değildir; ancak pay sahiplerinin talebi üzerine ilmühaber çıkarılabilir. Bu husus, uygulamada tarafların hak ve yükümlülüklerinin netleşmesi bakımından büyük önem taşımakta olup, sözleşme ve karar metinlerinin bu çerçeveye uygun hazırlanması olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
m.487 hükmü, pay senetlerinin şeklini ve içermesi gereken asgari unsurları düzenler; senet üzerinde şirketin unvanı, sermaye tutarı, senedin türü ve tescil tarihi gibi bilgiler yer almalıdır. Konuyla ilgili uygulamada, mahkemelerin somut olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yaptığı, bu nedenle ilgili tarafların işlemlerini kanunun aradığı şekil şartlarına tam olarak uydurması gerektiği vurgulanmaktadır.
Hamiline yazılı pay senetleri, TTK m.489 uyarınca zilyetliğin devri ile el değiştirir; bu senetler bakımından merkezi kayıt kuruluşuna bildirim yükümlülüğü ayrıca öngörülmüştür. Devrin geçerliliği için ayrıca bir yazılı sözleşmeye ihtiyaç yoktur. Bu düzenleme, ilgili tarafların menfaatleri arasında hukuken öngörülen dengenin korunmasını amaçlamakta ve uygulayıcıların bu dengeyi gözeterek işlem yapmasını gerektirmektedir.
Hamiline yazılı senetlerin kolay devredilebilirliği, sermaye piyasalarında likiditeyi artırırken, pay sahipliğinin izlenmesi bakımından ek bildirim yükümlülükleriyle dengelenmiştir. Uygulamada bu kurala uyulmaması, sözleşmenin veya kararın geçersizliği ya da tarafların sorumluluğu gibi çeşitli hukuki sonuçlar doğurabileceğinden, ilgili sürecin dikkatle yürütülmesi tavsiye edilir.
Nama yazılı paylar ve pay senetlerinin devrinde TTK m.490 ilke olarak ciro ve zilyetliğin geçirilmesini, esas sözleşmede bağlam öngörülmüşse şirketin onayını arar. Devir, pay defterine kaydedilmedikçe şirkete karşı hüküm ifade etmez. Bu nedenle, ilgili belgelerin ve karar metinlerinin kanunda aranan unsurları eksiksiz içermesi, hem şirket içi işlerliği hem de üçüncü kişilerle olan ilişkilerin sağlıklı yürümesi bakımından önem taşır.
Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylara ilişkin m.501 hükmü, bu payların devrinde şirketin onayının aranabileceğini ve devralanın da ödenmemiş bedelden sorumlu olacağını öngörür. Söz konusu düzenleme, ilgili mevzuatın genel sistematiğiyle uyumlu olup, uygulamada bu hükümlerin diğer ilgili kanun maddeleriyle birlikte yorumlanması gerekmektedir.
Pay senedi çıkarılabilmesi için şirketin esas sermayesinin tamamının ödenmiş olması gerekir; aksi halde senet çıkarılamaz.
Hamiline yazılı pay senetleri, zilyetliğin devri ile el değiştirir ve ayrıca merkezi kayıt kuruluşuna bildirim yükümlülüğüne tabidir.
Devir, pay defterine kaydedilmedikçe şirkete karşı hüküm ifade etmez ve şirket bu tescile kadar eski pay sahibini muhatap alır.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler ve ticari alacaklardan doğan uyuşmazlıklarda CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.
Ticaret Sicili ve Tescilin Hukuki Etkileri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleTüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Esas Sözleşme Değişikliği hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Sermaye Azaltımı hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAnonim Şirkette Murahhas Aza ve Yetki Devri hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›