Borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olan borçlu konkordato talep edebilir, mühlet kararı verilmesiyle birlikte borçlu hakkındaki icra takipleri önemli ölçüde etkilenir ve alacaklıların haklarını nasıl koruyacağı merak konusu olur. Bu koruma mekanizması, borçlunun alacaklılarla adil bir yeniden yapılandırma sürecine girebilmesi için zorunlu bir ön koşul olarak işlev görür. Bu koruma süresi, borçlunun alacaklılarla makul bir çözüme ulaşabilmesi için gerekli zamanı sağlar.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.285 uyarınca borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek ya da muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Talep, iflasa tabi olan borçlu için ve olmayan borçlu için farklı yetkili mahkemelere yöneltilir. Bu aşama, borçlunun mali durumunun objektif şekilde ortaya konması açısından sürecin en kritik adımlarından biridir.
Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre konkordato gider avansını yatırmak zorundadır. Mahkeme talebi uygun bulursa geçici veya kesin mühlet kararı verir ve bu karar ilan edilerek alacaklıların bilgisine sunulur. Konkordato talebine, borçlunun mali durumunu gösteren belgeler ile alacaklıların listesi de eklenmek zorundadır. Bu belgeler, mahkemenin konkordato talebini sağlıklı şekilde değerlendirebilmesi için gereklidir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294 uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve daha önce başlamış takipler durur. İhtiyatı tedbir ve ihtiyatı haciz kararları da bu süre boyunca uygulanmaz.
Bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşuruç süreler de mühlet boyunca işlemez. Bu düzenleme, borçluya konkordato projesini hazırlaması için gerçek bir nefes alma alanı sağlamayı amaçlar ve tüm alacaklıların eşit muamele görmesini sağlar. Bu durma hali, alacaklıların bireysel hareket ederek diğer alacaklıların önüne geçmesini de engeller. Bu durma hali, tüm alacaklıların eşit şartlarda sürece dahil olmasını sağlar.
Kanunun m.206'sinin birinci sırasında sayılan imtiyazlı alacaklar için, yani işçi alacakları ve nafaka gibi alacaklar için mühlet süresince de haciz yoluyla takip yapılabilir. Bu istisna, sosyal açıdan korunmaya değer alacakların mühlet nedeniyle tamamen askıya alınmasını önler ve zayıf tarafların mağduriyetini engeller.
Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi de durur. Bu durum, alacaklıların konkordato surecindeki mali kayıplarını sınırlı tutmayı amaçlar ve borçlunun toparlanmasına zaman tanıır. Bu istisnalar, konkordato surecinin sosyal adalet ilkeleriyle dengeli şekilde yürütülmesini amaçlar. Bu denge, hem borçlunun toparlanmasına hem alacaklıların haklarının korunmasına hizmet eder.
Kural olarak evet, ancak m.206 birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
Hayır, bir takip işlemiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşuruç süreler mühlet boyunca işlemez.
Tasdik edilen proje aksini öngörmedikçe, rehinle temin edilmemiş alacaklara kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemez.
Alacağınızın tahsili, itirazların çözümü ve haciz süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Dosyanızı değerlendirelim.
Ödeme Emri ve İcra Emri Arasındaki Farklar hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Kesin Kaldırılması ve m.68 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİtirazın Geçici Kaldırılması ve m.68/a hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleMenfi Tespit Davasında Teminat ve İcranın Durması hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleSıra Cetveline İtiraz ile Şikayet Arasındaki Fark hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİstihkak Davasında Mülkiyet Karinesi hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›