Kaçak elektrik tüketim faturasına, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 47. maddesi uyarınca ödeme bildirimi tarihinden itibaren 6 ay içinde dağıtım şirketine itiraz edilebilir; itiraz en geç 10 iş günü içinde sonuçlandırılır. İtiraz sonuçlanıncaya kadar, itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla elektrik enerjisi bağlanabilir. Dağıtım şirketi özel hukuk tüzel kişisi olduğundan uyuşmazlık idari yargıda değil, tüketici sıfatı varsa 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesinde çözülür.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42. maddesi kaçak sayılan hâlleri sınırlı biçimde sayar. Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik tüketilmesi ilk hâldir.
İkinci hâl, sözleşme mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin tüketim yapılmasıdır. Üçüncü hâl ise sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi, eksik veya hatalı ölçüm yapılması ya da hiç ölçülmeden tüketimdir.
Dördüncü hâl, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin mevzuata uygun olarak kestiği elektriğin, mücbir sebep hâlleri dışında açılmasıdır. Bu dört hâlin dışında kalan aykırılıklar kaçak değil, usulsüz kullanım kapsamında değerlendirilir; ayrım, hesaplama yöntemi ve sonuçları bakımından belirleyicidir.
Yönetmeliğin 43. maddesi, doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde bağlantıların ortadan kaldırılmasını, kullanım yerinde kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmesini ve kullanım yerinin elektriğinin kesilmesini öngörür.
Tutanağın kim tarafından, hangi tarih ve saatte düzenlendiği, tüketiciye veya bulunanlara imzalatılıp imzalatılmadığı, imzadan imtina hâlinde bunun tutanakta gösterilip gösterilmediği denetlenir. Fotoğraf, sayaç mühür numaraları ve müdahalenin niteliğine ilişkin tespitlerin somut olması aranır.
Tutanakta yer alan bulgularla fatura arasında uyum bulunmaması, itirazın en güçlü dayanaklarındandır. Tutanak örneğinin tüketiciye verilmemiş olması ve müdahalenin tüketiciyle ilişkilendirilememesi de sıkça ileri sürülen savunmalardır.
Yönetmeliğin 44 ve 45. maddeleri, kaçak tüketim miktarının hesaplanması ile faturalandırmada esas alınacak süreyi ayrıntılı olarak düzenler. Hesaplamada bağlantı gücü, kullanım süresi ve tüketici grubuna ilişkin parametreler esas alınır.
46. madde uyarınca tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar, Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ait tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz.
Kaçak tüketim yapıldığı kabul edilen dönemlerde faturalanmış tüketim miktarları varsa, bunlar hesaplanan miktardan çıkarılarak tenzil işlemi yapılır. Hesabın bu kurallara uygun olup olmadığı, uyuşmazlıkta bilirkişi incelemesinin temel konusudur.
Yönetmeliğin 47. maddesi, kaçak elektrik tüketim faturasının tespit tarihinden itibaren en geç üç iş günü içinde tüketiciye gönderilmesini ve faturada ödeme için en az on gün süre verilmesini öngörür. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Tüketici; kaçak elektrik tüketmediği, hesaplamalara esas miktar ve sürenin yönetmeliğe uygun olmadığı veya uygulanan tarife ve diğer parametrelerde yanlışlık bulunduğu iddiasıyla, kanıt ve belgeleriyle birlikte bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde itiraz edebilir. Bu itiraz en geç on iş günü içinde sonuçlandırılır.
İtiraz sonuçlanıncaya kadar tüketicinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından, itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla elektrik enerjisi bağlanabilir. İtirazın haklı bulunması ve ödeme yapılmış olması hâlinde iade edilecek tutara, ödeme tarihinden itibaren gecikme zammı günlük olarak uygulanır.
Dağıtım ve tedarik şirketleri özel hukuk tüzel kişisidir; abone ile aralarındaki ilişki özel hukuk ilişkisidir. Bu nedenle kaçak elektrik tahakkukundan doğan uyuşmazlık idari yargıda değil adli yargıda görülür.
Tüketici sıfatını taşıyan kullanıcılar bakımından 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır. Parasal sınırlar içinde kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine, bu sınırların üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesine başvurulur. Borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası da açılabilir.
Kaçak kullanımın cezai boyutu ayrıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163. maddesinin üçüncü fıkrası, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür.
İtiraz dilekçesine kaçak elektrik tespit tutanağının örneği, fatura, sayaç sökme ve takma tutanakları, tesisata ilişkin proje ve fotoğraflar, kullanım yerinin kim tarafından ve hangi dönemde kullanıldığını gösteren kira sözleşmesi, abonelik kayıtları ve ikametgâh belgeleri eklenmelidir.
İşyerlerinde işletme dönemine ilişkin vergi ve sigorta kayıtları, kullanım yerinin fiilen ne zamandan beri kullanıldığını ortaya koyar. Faturanın dayandığı dönemde kullanım yerinde bulunulmadığının belgelenmesi, sürenin ve miktarın azaltılması sonucunu doğurabilir.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 47. maddesi uyarınca ödeme bildirimi tarihinden itibaren altı ay içinde dağıtım şirketine itiraz edilebilir. İtiraz en geç on iş günü içinde sonuçlandırılır.
Kalkmaz. Aynı maddeye göre itirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak itiraz sonuçlanıncaya kadar, itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla elektrik enerjisi bağlanabilir.
Hayır. Dağıtım ve tedarik şirketleri özel hukuk tüzel kişisidir; ilişki özel hukuk ilişkisidir. Uyuşmazlık adli yargıda, tüketici sıfatı varsa 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesinde görülür.
Yönetmeliğin 44, 45 ve 46. maddelerine göre hesaplanır. Hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki tüketici grubuna ait tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır; reaktif enerji ve trafo kayıpları dikkate alınmaz.
5237 sayılı Kanun’un 163. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İptal davası, tam yargı davası ve idari para cezalarına itiraz süreçlerinde bize ulaşın.
Parasal sınırlar, başvuru usulü ve kararın sonuçları.
Devamını oku ›MakaleBorçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin geri alınması.
Devamını oku ›MakaleAbonelik ilişkisinin sona erdirilmesi ve tüketici hakları.
Devamını oku ›