<
Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Menfi Tespit ve İstirdat Davası

Gerçekte borçlu olmadığı halde takibe maruz kalan kişi, menfi tespit davası ile borçlu olmadığının tespitini; ödeme yapmışsa istirdat davası ile ödediğini geri almayı talep edebilir.

Kısa Cevap

Menfi tespit davası, borçlu olmadığını ileri süren kişinin bu durumun mahkemece tespitini istediği davayı ifade eder. Takipten önce veya sonra açılabilir; takipten sonra açılması takibi kendiliğinden durdurmaz. Takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa borçlu lehine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilir.

Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72Sözlükte gör: Menfi Tespit Davası ›

Menfi Tespit Davası

Borçlu, icra takibinden önce veya sonra, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takipten sonra açılan davada teminat karşılığı tedbir istenebilir.

İstirdat Davası

Borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödeme yapan kişi, ödediği tutarı geri almak için istirdat davası açabilir. Dava, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

İspat Yükü

Menfi tespit davasında ispat yükü genellikle alacaklıdadır; ancak senede dayalı takiplerde borçlunun iddiasını ispat etmesi gerekebilir.

İspat Yükünün Yer Değiştirmesi

Kural olarak borçlu olmadığını iddia eden davacı bunu ispatla yükümlüdür. Ancak davacı, borç ilişkisinin hiç doğmadığını ileri sürüyorsa ispat yükü, alacağın dayanağını göstermesi gereken alacaklıya geçer.

Takip Sonrası Dava ve Tedbir

Takipten sonra açılan menfi tespit davasında, borçlu teminat göstererek takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir isteyebilir. İstirdat davası ise borç olmadığı hâlde ödenen tutarın geri alınması için ödemeden itibaren bir yıl içinde açılır.

Görevli Mahkeme, Yetki ve İhtiyati Tedbir

İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin son fıkrasına göre menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Bu düzenleme davacıya seçimlik bir yetki tanır. Görevli mahkeme ise genel hükümlere göre belirlenir; uyuşmazlığın ticari nitelikte olması hâlinde asliye ticaret mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kuralı kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Buna karşılık yetki itirazının, cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ve süresi içinde ileri sürülmesi gerekir.

İhtiyati tedbir bakımından takipten önce ve takipten sonra açılan davalar arasında önemli bir fark bulunur. Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu ancak aynı orandaki teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Bu ayrım, dilekçedeki talebin doğru kurulmasını gerektirir.

Davanın Sonuçları ve Tazminat

Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa verilmiş olan ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi hâlinde alacaklı, ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Bu zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır ve her hâlde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Bu nedenle teminat gösterilerek tedbir alınması yolunun, dava sonunda ortaya çıkabilecek bu yükümlülük dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir. Aksi hâlde takibin durdurulmasıyla elde edilen geçici sonuç, dava sonunda ek bir yük doğurabilir.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhal durur. İlamın kesinleşmesi üzerine, içeriğine göre ve ayrıca hükme gerek kalmaksızın icra kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talep üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir; takdir edilecek zarar takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu tedbir kararı almamış ve borç da ödenmişse davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Emsal KararYargıtay, menfi tespit davasında borç ilişkisinin tümüyle inkâr edildiği hâllerde ispat yükünün alacaklıya geçtiğini; icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için ise alacaklının kötü niyetinin ayrıca ispatı gerektiğini kabul etmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2011/19-622 E.

Sıkça Sorulan Sorular

Menfi tespit davası nedir?

Menfi tespit davası, borçlu olmadığını ileri süren kişinin bu durumun tespiti için açtığı davadır. 2004 sayılı İİK m.72 uyarınca icra takibinden önce veya sonra açılabilir. Takipten sonra açılan davada mahkemeden, teminat karşılığında takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı istenebilir. Takipten önce açılan davada da tedbir yoluyla takibin durdurulması istenebilir.

İstirdat davası kaç yıl içinde açılır?

İstirdat davası, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre 2004 sayılı İİK m.72'de düzenlenmiştir. Borçlu olmadığı hâlde icra tehdidi altında ödeme yapan kişi, ödediği tutarın iadesini bu yolla ister. Sürenin geçirilmesi hâlinde genel hükümlere göre talepte bulunulması gündeme gelir.

Menfi tespit davasında ispat yükü kimdedir?

İspat yükü, ileri sürülen iddianın niteliğine göre belirlenir. Borç ilişkisinin hiç doğmadığı ileri sürülüyorsa alacağın varlığını ispat külfeti alacaklıya düşer. Borcun sonradan ödeme, takas veya zamanaşımı gibi bir sebeple sona erdiği iddia ediliyorsa bunu ispat yükü borçluya aittir. Mahkeme, sunulan belgeleri ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek sonuca ulaşır.

Alacağınızı tahsil edelim

İcra takibi başlatmaktan haciz ve ihalelere, itirazlardan menfi tespit davalarına kadar tüm icra süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık olarak yanınızdayız. Bize ulaşın.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar