Bir çalışan görevini yaparken eser meydana getirdiğinde, eser sahibi yine çalışandır; ancak mali hakları kullanma yetkisi kural olarak işverene ait olur.
Fikri hukukta eser sahipliği, eseri meydana getiren gerçek kişiye aittir ve devredilemez bir bağ kurar. Çalışanın işverenle ilişkisi, eser sahipliğini ortadan kaldırmaz; çalışan eserin sahibi olmaya devam eder.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki mali hakları kullanma yetkisi, bunları çalıştıran veya tayin eden kişilere aittir. Tüzel kişilerin organları da bu kapsamdadır.
İşveren yalnızca mali hakları kullanma yetkisine sahip olur; eser sahibinin adının belirtilmesi gibi manevi haklar çalışanda kalır. Bu nedenle işveren, eseri ticari olarak değerlendirirken eser sahibinin manevi haklarını ihlal etmemelidir.
Tarafların iş veya hizmet sözleşmesinde eserin mali haklarının kapsamını, devrini ve kullanımını açıkça düzenlemeleri olası uyuşmazlıkları önler. Yazılım, tasarım ve içerik üretimi gibi alanlarda bu düzenleme özellikle önemlidir.
Çalışan eserlerinde hak sahipliğinin netleştirilmesi, hem işveren hem çalışan açısından önem taşır. Sözleşmelerin doğru kurgulanması ve uyuşmazlıkların çözümü için uzman desteği almanız tavsiye edilir.
Telif hakkı, eser sahipliği ve fikri haklara ilişkin uyuşmazlıklarda uzman desteği için bize ulaşın.
Eser sahibinin manevi ve mali hakları, kapsamı ve devri.
Devamını oku ›MakaleEser üzerinde adı geçen kişinin sahip sayılmasına ilişkin karine.
Devamını oku ›MakaleMali hakların devri ve ruhsat (lisans) sözleşmeleri, yazılı şekil şartı ve FSEK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleEser sahibinin manevi hakları ile mali hakları arasındaki fark, devredilebilirlik ve FSEK dayanağı.
Devamını oku ›MakaleBilgisayar programlarının telif korumasından yararlanması.
Devamını oku ›MakaleÇalışan buluşları, hizmet buluşu-serbest buluş ayrımı, bedel hakkı ve SMK dayanağı.
Devamını oku ›