Ücret, çalışma süresi, sigortasız çalıştırma veya iş sağlığı ve güvenliği ihlallerinde işveren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ALO 170, CİMER veya yazılı dilekçeyle şikâyet edilebilir; ancak iş müfettişleri işçinin bireysel alacak başvurusunda yalnız iş sözleşmesi devam ediyorsa işlem yapar (4857 sayılı İş Kanunu m.91). Sözleşme sona ermişse alacaklar için yol, dava şartı olan arabuluculuktur (7036 sayılı Kanun m.3).
Devlet, çalışma hayatına ilişkin mevzuatın uygulanmasını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı iş müfettişleri aracılığıyla izler ve denetler (4857 sayılı İş Kanunu m.91). İş teftişinin kapsamı; çalışma süreleri, ücretler, iş sağlığı ve güvenliği, işçilerin refahı, çocuk ve gençlerin çalıştırılması ve kayıt dışılık gibi çalışma koşullarına ilişkin tüm konuları içerir (İş Teftişi Hakkında Yönetmelik m.4).
Bakanlığa ulaşan ihbar ve şikâyetlerden teftiş hizmetiyle bağdaşanlar programa alınır ve işyerinde program dışı teftiş yapılır (İş Teftişi Hakkında Yönetmelik m.5). Müfettiş, işyerine önceden haber vermeden girebilir, kayıt ve belgeleri inceleyebilir, işçileri dinleyebilir.
Müfettişlerin tuttuğu tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir (4857 sayılı İş Kanunu m.92). Bu nedenle fazla çalışmanın ödenmemesi, bordroların gerçeği yansıtmaması veya işçinin sigortasız çalıştırılması gibi durumlarda müfettiş tespiti, ileride açılacak davada da güçlü bir delil hâline gelebilir.
Başvuru kanalları şunlardır: Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi olan ALO 170, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Bakanlığa (Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı) verilecek yazılı dilekçe. CİMER başvurularının hukuki niteliği için CİMER Başvurusu ve Hukuki Sonucu yazısına bakılabilir.
Şikâyetin sonuç vermesi için somut olması gerekir: işyerinin unvanı ve açık adresi, yaklaşık işçi sayısı, ihlalin ne olduğu ve hangi dönemde yaşandığı, varsa bordro, mesai çizelgesi, mesaj ve banka kayıtları gibi belgeler yazılmalıdır. “Haklarımız verilmiyor” gibi genel ifadeler incelemeyi zorlaştırır.
Çalışanların en büyük çekincesi kimliklerinin işverene açıklanmasıdır. Müfettişler, görevin başka türlü yapılmasının mümkün olmadığı hâller dışında teftişin bir ihbar veya şikâyet üzerine yapıldığını ve şikâyetçinin, ihbar edenin ya da bilgi verenlerin kimliğini açıklayamaz (İş Teftişi Hakkında Yönetmelik m.7/1-c).
Evet, önemli bir fark vardır. İşçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin başvuruları üzerine müfettiş incelemesi ancak iş sözleşmesi devam ediyorsa yapılabilir (4857 sayılı İş Kanunu m.91/2). İşten ayrılmış bir işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma veya ücret alacağı için Bakanlığa yaptığı başvuru bu nedenle alacak incelemesine dönüşmez.
Sözleşme sona ermişse alacaklar için doğru yol, dava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurmaktır; bu, işçilik alacağı davalarında dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m.3/1). Arabulucu başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırır, zorunlu hâllerde süre bir hafta uzatılabilir. Süreç için İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Müfettiş raporlarının ve tutanaklarının işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflar otuz gün içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilir (4857 sayılı İş Kanunu m.92/3). Bireysel alacak dışındaki ihlaller, örneğin iş sağlığı ve güvenliği eksiklikleri veya kayıt dışı çalıştırma ise teftişin genel konusu olduğundan sözleşmenin sona ermesinden sonra da ihbar edilebilir.
Sigortasız çalıştırma hem iş müfettişlerinin hem de SGK denetim elemanlarının konusudur. Bildirgenin verilmediği denetimle tespit edilirse işverene her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır (5510 sayılı Kanun m.102/1-a). Şikâyet ALO 170 veya SGK il müdürlüğüne yazılı dilekçeyle yapılabilir.
Denetim sonucunda çalışma tespit edilemezse işçinin kendi yolu hizmet tespiti davasıdır: hizmetleri bildirilmeyen sigortalı, çalıştığı yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurabilir (5510 sayılı Kanun m.86). Bu davada SGK'ya önceden başvurma şartı yoktur; dava Kuruma resen ihbar edilir (7036 sayılı Kanun m.4).
Sigortasız çalışan işçinin diğer hakları ve dava stratejisi Sigortasız Çalıştırılan İşçinin Hakları yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Dil, ırk, cinsiyet, engellilik, din veya gebelik gibi nedenlerle ayrım yapılması İş Kanunu'na aykırıdır ve işçi, dört aya kadar ücreti tutarında uygun bir tazminat ile yoksun bırakıldığı hakları isteyebilir (4857 sayılı İş Kanunu m.5). Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna başvuru da mümkündür; başvurudan önce uygulamanın düzeltilmesi ilgili taraftan istenir ve bu talep reddedilir veya otuz gün içinde cevaplanmazsa Kuruma başvurulur. Başvuru ücretsizdir ve dava açma süresini durdurur (6701 sayılı Kanun m.17).
İş Kanunu m.5 kapsamındaki ayrımcılık iddialarında Kuruma başvuru, iş mevzuatındaki şikâyet usulleri izlendikten sonra herhangi bir yaptırım kararı alınmadığı hâllerde yapılabilir (6701 sayılı Kanun m.17/5). Bu nedenle sıralama önemlidir: önce Bakanlık şikâyeti, sonra gerekirse Kurum başvurusu. Kanunda sayılan ayrımcılık temellerine dayanarak çalışanı işinden soğutmak, dışlamak veya bıktırmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan işyerinde yıldırma (mobbing) da ayrımcılık türleri arasında sayıldığından aynı başvuru yoluna konu olabilir (6701 sayılı Kanun m.2/1-g ve m.4/1-e).
Ciddi ve yakın bir tehlikeyle karşılaşan çalışan, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurul yoksa işverene başvurarak durumun tespitini isteyebilir; talep yönünde karar verilirse tedbir alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir ve bu dönemde ücreti saklıdır (6331 sayılı Kanun m.13). Şikâyet nedeniyle işten çıkarılma ise iş güvencesi kapsamındaki işçiler için geçerli bir fesih sebebi sayılmaz (4857 sayılı İş Kanunu m.18/3-c).
Evet, kural olarak gizli kalır; müfettişler görevin başka türlü yapılmasının mümkün olmadığı hâller dışında şikâyetçinin kimliğini açıklayamaz (İş Teftişi Hakkında Yönetmelik m.7/1-c).
Hayır; bireysel alacak başvurularında müfettiş incelemesi ancak iş sözleşmesi devam ediyorsa yapılır (4857 s.K. m.91/2). Sözleşme bittiyse önce arabulucuya başvurmanız gerekir (7036 s.K. m.3).
Evet; raporların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflar otuz gün içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilir (4857 s.K. m.92/3).
ALO 170'e veya SGK il müdürlüğüne bildirebilirsiniz; çalışma tespit edilemezse çalıştığınız yılın sonundan itibaren beş yıl içinde hizmet tespiti davası açabilirsiniz (5510 s.K. m.86).
Bakanlığa şikâyet ve dava yolunun yanında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna ücretsiz başvurabilirsiniz (6701 s.K. m.17); ayrımcılıkta dört aya kadar ücret tutarında tazminat istenebilir (4857 s.K. m.5).
İşveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak geçerli fesih sebebi sayılmaz (4857 s.K. m.18/3-c); iş güvencesi kapsamındaki işçi bu durumda işe iade davası açabilir.
İşyerinin unvanı ve adresi, ihlalin türü ve dönemi ile varsa belgeler yazılmalıdır; teftiş kapsamı çalışma süreleri, ücretler, iş sağlığı ve güvenliği ve kayıt dışılık gibi konuları kapsar (İş Teftişi Hakkında Yönetmelik m.4).
İş sözleşmesinin devam edip etmediği, başvurulacak yolu doğrudan belirler; şikâyetten önce belgeleri toplamak ve sürelere dikkat etmek, ileride açılacak davada da işçinin elini güçlendirir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
İş davalarında zorunlu arabuluculuk, işçilik alacağı ve işe iade taleplerinde dava şartıdır;…
Devamını oku ›MakaleSigortasız çalışan işçi için işe giriş bildirimi kuralı, 5 yıllık hizmet tespit davası süresi,…
Devamını oku ›Makaleİşyerinde eşitlik ilkesi, işverenin haklı sebep olmadıkça işçiler arasında ayrım yapmasını…
Devamını oku ›