Yetkili makamlara yapılan başvuruların sonucu hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir (3071 sayılı Kanun m.7). CİMER başvurusu bu kapsamdadır; ancak tek başına dava süresini her zaman etkilemez.
CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi), vatandaşların kamu kurumlarına başvurularını ilettiği elektronik kanaldır. Hukuki dayanağı, Anayasa'da güvence altına alınan dilekçe hakkıdır.
Bu hakkın kullanımı 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile düzenlenmiştir.
Kanun kapsamı geniş tutmuştur: hem Türk vatandaşlarının hem de Türkiye'de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri bu kapsamdadır (3071 m.7).
CİMER üzerinden yapılan başvuru, ilgili kuruma yönlendirilir ve cevap yine bu kanal üzerinden iletilir.
Kanun idareye süre sınırı getirmiştir: yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir (3071 m.7).
Süre en geç otuz gündür; idare daha kısa sürede de cevap verebilir.
Kanun iki tür bildirimi kabul eder: başvurunun sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı (hangi aşamada olduğu).
İkinci hâlde süreç bitmemiş demektir; kanun bu ihtimali de düzenlemiştir: işlem safahatının duyurulması hâlinde alınan sonuç ayrıca bildirilir (3071 m.7).
Kanun yalnızca cevap verilmesini değil, cevabın gerekçeli olmasını aramaktadır (3071 m.7).
Gerekçe şartı, başvurunun hangi hukuki ve fiilî sebeplerle kabul veya reddedildiğinin anlaşılmasını sağlar. "Talebiniz uygun görülmemiştir" biçimindeki bir cevap, gerekçe şartını karşılamaz.
Gerekçeli cevap, aynı zamanda ilgilinin hangi yola başvuracağını belirlemesine imkân verir: işlem bir idari işlem niteliğindeyse iptal davası gündeme gelir.
Bu nedenle CİMER cevabının içeriği, sonraki hukuki adımın belirlenmesinde ilk incelenecek belgedir.
Bu, uygulamada en çok karıştırılan konudur. CİMER başvurusu her zaman İYUK anlamında bir "idareye başvuru" sonucu doğurmaz.
İdari yargıda dava açma süresi kural olarak altmış gündür ve süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (İYUK m.7/1, 7/2-a).
Ortada zaten tebliğ edilmiş bir idari işlem varsa, CİMER başvurusu yapılmış olması dava açma süresini durdurmaz. Süre, işlemin tebliğinden itibaren işlemeye devam eder.
Bu nedenle bir işleme karşı dava açma niyeti varsa, CİMER cevabı beklenirken altmış günlük sürenin dolması riski doğar.
Doğru yol, dava süresini koruyan başvuru yollarını kullanmaktır.
İdari yargıda süreye etki eden iki başvuru yolu vardır ve ikisi de İYUK'ta düzenlenmiştir.
İYUK m.10, ortada henüz işlem yokken idareden yeni bir işlem yapılmasını istemeye ilişkindir: başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilir.
İYUK m.11 ise mevcut bir idari işleme karşı, dava açma süresi içinde üst makama (yoksa işlemi yapan makama) başvurulmasını düzenler; bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
CİMER başvurusunun bu iki yoldan birine denk düşüp düşmediği, başvurunun içeriğine ve muhatabına göre değerlendirilir.
Güvenli yaklaşım, işleme karşı itirazın doğrudan yetkili idari makama, İYUK m.11 kapsamında ve dava açma süresi içinde yapılmasıdır; CİMER bu başvurunun yerine geçmek üzere değil, bilgi alma ve şikâyet kanalı olarak kullanılmalıdır.
Otuz gün içinde cevap verilmemesi, 3071 sayılı Kanun bakımından idarenin yükümlülüğüne aykırılık oluşturur; ancak bu, tek başına bir dava hakkı doğurmaz.
İdari yargı bakımından sonuç doğuran cevapsızlık, İYUK m.10 kapsamındaki başvurularda ortaya çıkar: otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve ilgililer bu tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilirler.
Otuz günlük süre içinde verilen cevap kesin değilse, ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir; bu takdirde dava açma süresi işlemez, ancak bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez (İYUK m.10/2).
Cevap geç gelirse: dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra cevap verilirse ilgililer cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler (İYUK m.10/2).
Özetle CİMER, hak arama sürecinin başlangıcı olabilir; ancak dava süresinin korunması için İYUK'taki başvuru yollarının ayrıca ve süresinde kullanılması gerekir.
En geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir (3071 sayılı Kanun m.7).
Evet. Kanun cevabın gerekçeli olmasını aramaktadır (3071 m.7).
Yapılmakta olan işlemin safahatı bildirilir; bu hâlde alınan sonuç ayrıca bildirilir (3071 m.7).
Tebliğ edilmiş bir idari işlem varsa süre işlemeye devam eder; CİMER başvurusu tek başına durdurucu etki doğurmaz.
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür (İYUK m.7/1).
Mevcut bir işleme karşı, dava açma süresi içinde üst makama yapılan İYUK m.11 kapsamındaki başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur.
İYUK m.10 kapsamındaki başvurularda otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi içinde dava açılabilir.
Bu cevabı isteminizin reddi sayarak dava açabilir veya kesin cevabı bekleyebilirsiniz; bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez (İYUK m.10/2).
Otuz günlük sürenin bitiminden sonra cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir (İYUK m.10/2).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.