Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Türk Borçlar Kanunu m.20 uyarınca bu hükümlerin sözleşme metninde veya ekinde yer alması, yazı türü veya şekli fark etmeksizin hukuki niteliğini değiştirmez. Sözleşme sürecinde karşı tarafın aleyhine olan bu maddelerin geçerliliği belirli yasal sınırlara ve denetimlere tabidir.
Genel işlem koşulları, standart olarak hazırlanan ve tek bir sözleşmeye değil, benzer nitelikteki birçok sözleşmeye uygulanmak üzere önceden oluşturulan maddelerdir. Bu maddeler, sözleşme kurulurken tarafların her bir madde üzerinde tek tek müzakere etmelerine gerek kalmadan, hazır bir metin olarak sunulur. Sözleşmenin içeriğinde yer alması veya bir ek olarak verilmesi bu hükümlerin niteliğini değiştirmez.
Bu tür koşullar sadece özel hukuk sözleşmelerinde değil, aynı zamanda hizmetlerini kanun veya yetkili makamlarca verilen izinle yürüten kişi ve kuruluşların hazırladığı sözleşmelerde de uygulanır. Düzenleyicinin niteliğine bakılmaksızın, hazırlanan metinlerin önceden belirlenmiş ve çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere tasarlanmış olması, bu maddelerin genel işlem koşulu sayılması için yeterli bir dayanaktır.
Sözleşme metinlerinin her birinde kelimesi kelimesine aynı olmaması, bu maddelerin genel işlem koşulu olma vasfını ortadan kaldırmaz. Önemli olan, maddelerin tek bir sözleşme için değil, benzer nitelikteki çok sayıda sözleşme için önceden tek başına hazırlanmış olmasıdır. Bu durum, ticari hayatta hız ve standartlaşma sağlayan bir uygulama biçimidir.
Bir genel işlem koşulunun sözleşmenin kapsamına dahil edilebilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi zorunludur. Karşı tarafın menfaatine aykırı olan hükümlerin geçerli sayılabilmesi için, düzenleyenin sözleşme kurulurken bu koşulların varlığı hakkında karşı tarafa açıkça bilgi vermesi gerekir. Bu bilgilendirme süreci, karşı tarafın maddelerin içeriğini öğrenmesine imkan tanıyacak şekilde yürütülmelidir.
Bilgilendirme yükümlülüğünün yanı sıra, karşı tarafın bu koşulları kabul etmiş olması da şarttır. Eğer düzenleyici, karşı tarafın bu maddeler üzerindeki varlığını öğrenmesini sağlamazsa veya içeriği hakkında yeterli açıklama yapmazsa, söz konusu maddeler yazılmamış sayılır. Bu durum, zayıf tarafın korunması ve sözleşme içeriği üzerindeki denetimin sağlanması amacını taşır.
Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da doğrudan yazılmamış sayılmaktadır. Örneğin, bir banka kredisi sözleşmesinde konuyla ilgisi olmayan ve sadece bankanın operasyonel süreçlerini ilgilendiren yabancı bir madde, sözleşmenin doğasına aykırı ise hukuken geçerli bir hüküm olarak kabul edilmez.
Genel işlem koşullarının bulunduğu sözleşmelerde, düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşullarını değiştirme veya yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar konusunda katı kurallar mevcuttur. Sözleşmede yer alan ve düzenleyene, karşı tarafın aleyhine olacak şekilde genel işlem koşullarını değiştirme veya yeni düzenlemeler getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.
Düzenleyicinin sözleşme içeriğini tek taraflı olarak tek yönlü kararlarla değiştirebilme imkanı, dürüstlük kurallarına ve sözleşme dengesine aykırı bir durum oluşturur. Bu nedenle kanun, düzenleyicinin sözleşme metnini tek taraflı olarak manipüle etmesini engelleyen mekanizmalar kurmuştur. Bu yetkiyi içeren kayıtlar, sözleşmenin bütününe zarar vermese de kendileri bakımından geçersizdir.
Bu kuralın amacı, sözleşme kurulurken üzerinde uzlaşılan dengenin, daha sonra düzenleyici tarafından tek taraflı olarak bozulmasının önüne geçmektir. Düzenleyicinin tek taraflı olarak yeni düzenlemeler getirme yetkisi, karşı tarafın haklarını belirsizliğe sürükleyebilir. Bu sebeple, sözleşme metnindeki bu tür geniş yetki içeren maddelerin hukuki geçerliliği bulunmamaktadır.
Genel işlem koşullarının içeriği, dürüstlük kurallarına uygun olmak zorundadır. Dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz. Bu denetim, sözleşme serbestisi ile dürüstlük kuralı arasındaki dengeyi korumayı amaçlayan temel bir hukuki sınırdır.
Bir hükmün dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı değerlendirilirken, maddenin karşı tarafın aleyhine olup olmadığı ve bu durumun karşı tarafın durumunu ne ölçüde ağırlaştırdığına bakılır. Eğer bir madde, sözleşmenin temel amacını saptıracak veya karşı tarafı beklenmedik bir yük altına sokacak şekilde düzenlenmişse, bu madde dürüstlük kuralına aykırı kabul edilir.
Bu içerik denetimi, sözleşme metninin sadece şekli bir incelemesi değil, aynı zamanda maddelerin hakkaniyete uygunluğunun da kontrol edilmesidir. Düzenleyicinin, hazırladığı standart metinlerle karşı tarafın haklarını kısıtlamaya çalışması, dürüstlük kuralı çerçevesinde denetlenebilir ve bu tür aykırılıklar içeren hükümlerin geçersizliği söz konusu olabilir.
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, genel işlem koşullarının varlığı hakkında karşı tarafa yeterli açıklama yapılmamasıdır. Sadece sözleşmenin altına küçük puntolarla madde eklemek veya ekler arasında bu maddelerin yer aldığını belirtmek, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmeyebilir. Karşı tarafın içeriği öğrenme imkânı gerçek anlamda sağlanmalıdır.
Bir diğer önemli hata ise, sözleşme metninde yer alan maddelerin sözleşmenin niteliğine yabancı olmasıdır. Sözleşmenin temel konusundan tamamen bağımsız, sadece düzenleyicinin kendi iç işleyişine dair olan ve karşı tarafı ilgilendirmeyen maddelerin sözleşmeye dahil edilmesi, bu maddelerin yazılmamış sayılmasına yol açar. Bu durum, sözleşmenin bütünlüğü açısından risk oluşturur.
Son olarak, sözleşme metninde düzenleyiciye tek taraflı değişiklik yapma yetkisi veren maddelerin varlığı, sözleşmenin diğer kısımlarını etkilemese bile bu maddelerin kendisini geçersiz kılar. Sözleşme hazırlarken, karşı tarafın aleyhine olan ve tek taraflı değişiklik imkanı tanıyan maddelerden kaçınılması, sözleşmenin hukuki güvenilirliği açısından büyük önem taşır.
Bir sözleşme yapılırken, düzenleyenin ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırladığı sözleşme hükümleridir.
Karşı tarafın menfaatine aykırı olan maddeler, karşı tarafa içeriği hakkında açık bilgi verilip kabul ettirilmezse veya işin özelliğine yabancıysa yazılmamış sayılır.
Düzenleyiciye tek taraflı olarak karşı taraf aleyhine değişiklik yapma veya yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.
Karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte, dürüstlük kurallarına aykırı genel işlem koşulları konulamaz.
Şirketler hukuku, ticari sözleşme ve uyuşmazlık yönetiminde hukuki destek için bize ulaşın.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Genel kurul kararının iptali, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık hâlinde gündeme gelir; dava şartları ve yargılama süreci ele alınıyor.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirkette genel kurulun çağrıya yetkili organ tarafından toplantıya çağrılması, gündem, ilan usulü, azlık hakkı ve çağrısız genel kurul üzerine.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirket genel kurulunun kanunen sahip olduğu ve başka bir organa devredemeyeceği görev ve yetkiler 6102 sayılı TTK m.408 çerçevesinde açıklanır.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirket genel kurul kararlarının kesin hükümsüzlük hali olan butlan sebepleri ve iptal davasından farkı 6102 sayılı TTK m.447'ye göre incelenir.
Devamını oku ›MakaleAcentelik sözleşmesi, bir tacir hesabına sürekli olarak iş yapan acentenin hak ve borçlarını düzenler; portföy tazminatı ve sona erme koşulları açıklanıyor.
Devamını oku ›MakaleAnonim şirket kuruluşu; esas sözleşme, sermaye taahhüdü, MERSİS kaydı ve ticaret siciline tescil aşamaları TTK m.329 vd. hükümleri çerçevesinde açıklanıyor.
Devamını oku ›