Dolandırıcılık, bir kişiyi hileli davranışlarla aldatıp, kendisinin veya başkasının zararına olarak haksız menfaat sağlamaktır. Nitelikli halleri ağır cezalar öngörür.
Suçun oluşması için failin hileli bir davranışla mağduru aldatması, mağdurun bu nedenle bir tasarrufta bulunması ve sonuçta zarara uğraması gerekir.
Suçun; bilişim sistemleri, banka veya kamu kurumları araç edilerek işlenmesi gibi haller nitelikli dolandırıcılık sayılır ve ceza önemli ölçüde artar.
Failin, mağdurun zararını kovuşturma başlamadan önce tamamen gidermesi hâlinde cezada indirim uygulanabilir; kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmezden önce gösterilen etkin pişmanlıkta ise indirim oranı daha sınırlıdır. Bu husus savunma stratejisinde önemli rol oynar.
Dolandırıcılıkta aranan hile, mağdurun denetim ve gözetim yeteneğini etkileyecek, onu yanıltacak yoğunlukta olmalıdır. Basit bir yalan veya ödenmeyen borç tek başına dolandırıcılık oluşturmaz; aldatıcı bir düzenin kurulması gerekir.
Suçun; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli dolandırıcılıktır ve ceza önemli ölçüde artar. İnternet ve telefon dolandırıcılıkları bu kapsamda değerlendirilir.
Failin, mağdurun zararını kovuşturma başlamadan önce tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı; kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmezden önce gidermesi hâlinde ise yarısına kadarı indirilir (TCK m.168). Kastın bulunmadığının veya ilişkinin hukuki bir uyuşmazlıktan ibaret olduğunun ortaya konulması beraatle sonuçlanabilir.
Dolandırıcılık 5237 sayılı TCK m.157'de düzenlenmiştir. Suçun oluşması için failin hileli davranışlarla mağduru aldatması, mağdurun bu aldatma nedeniyle malvarlığına ilişkin bir tasarrufta bulunması ve sonuçta kendisinin veya başkasının zararına haksız bir yarar sağlanması gerekir. Bu unsurların birlikte gerçekleşmesi aranır. Aldatma ile ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağı aranır.
Nitelikli hâller TCK m.158'de sayılmıştır. Suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının araç kılınması, dinî inanç ve duyguların istismarı ya da basın ve yayın araçlarıyla işlenmesi gibi hâller bu kapsamdadır ve öngörülen ceza belirgin biçimde artar.
Evet, uygulanabilir. TCK m.168 uyarınca fail, azmettiren veya yardım eden, soruşturma tamamlanmadan önce mağdurun zararını aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen giderirse cezada indirim yapılır. Zararın kovuşturma aşamasında ve hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde daha düşük oranda indirim söz konusu olur.
İster şüpheli/sanık ister mağdur olun, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkili savunma ve takip için CMY Hukuk & Danışmanlık yanınızda. Dosyanızı değerlendirelim, vakit kaybetmeden bize ulaşın.
6769 sayılı SMK kapsamında marka kavramı, tescili ve marka davaları.
Devamını oku ›MakaleKamu görevlisinin görevinin gereğine aykırı işlem yapması karşılığında menfaat temini fiilinin TCK m.252 kapsamında cezası anlatılır.
Devamını oku ›MakaleTasarım tanımı, tescilli/tescilsiz tasarım ve tasarım davaları.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile marka, tasarım ve coğrafi işaret hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleTÜRKPATENT sicilli vekillik ile patent, faydalı model ve tasarım hizmetleri.
Devamını oku ›MakaleBelirli suçlarda kamu davası açılmadan önce sanığın belirli bir miktar ödeme yaparak yargılamadan kurtulması olan önödeme TCK m.75 kapsamında anlatılır.
Devamını oku ›