Yargılama giderleri, bir davanın açılması ve sonuçlanması aşamasında mahkemece yapılan tüm masrafları kapsayan hukuki bir süreçtir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323 ve devamı maddeleri uyarınca, dava süresince yapılan tebligat, keşif ve bilirkişi ücreti gibi kalemler yargılama gideri olarak kabul edilir. Bu giderlerin kim tarafından ödeneceği, davanın nasıl sonuçlandığına ve tarafların haklılık oranına göre belirlenmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323 uyarınca yargılama giderleri, bir davanın yürütülmesi için zorunlu olan tüm harç ve masrafları ifade eder. Bu kalemlerin başında başvurma, karar ve ilam harçları ile dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri gelmektedir. Ayrıca dosya ve sair evrak giderleri ile resmi dairelerden alınan belgeler için ödenen vergi ve ücretler de bu kapsamda yer alır.
Dava sürecinde delillerin toplanması aşamasında yapılan keşif giderleri ile tanık ve bilirkişiye ödenen ücretler de yargılama gideri sayılmaktadır. Ayrıca geçici hukuki koruma tedbirleri, protesto, ihbar ve ihtarname düzenlenmesine ilişkin giderler ile vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler de bu listenin önemli bir parçasıdır. Bu giderler, davanın açılmasıyla birlikte hukuki sürecin bir parçası haline gelir.
Kanun, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderleri de bu genel başlık altında toplamaktadır. Eğer bir taraf davasını vekille takip etmiyorsa, mahkeme tarafından takdir edilecek gündelik, seyahat ve konaklama giderleri de yargılama gideri olarak kabul edilir. Vekili olan ancak mahkemece bizzat dinlenmesi gereken taraflar için de benzer şekilde yol ve konaklama giderleri takdir edilebilir.
Yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağı, davanın taraflarının davanın sonunda ne ölçüde haklı çıktığına bağlıdır. HMK m.326 uyarınca, kanunda belirtilen özel durumlar dışında, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan tahsil edilir. Yani davanın kaybedilmesi durumunda, mahkeme masrafları kural olarak kaybeden tarafın omuzlarına yüklenmektedir.
Eğer dava sürecinde taraflardan her biri kısmen haklı bulunmuşsa, mahkeme giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Örneğin, bir tazminat davasında talep edilen miktarın sadece bir kısmına karar verilmişse, mahkeme masraflarının tamamı değil, haklılık oranına göre bölüştürülmesi gerekir. Bu durum, davanın tam veya kısmi kabul ya da ret sonuçlarına göre şekillenir.
Aleyhine hüküm verilen tarafların birden fazla olduğu durumlarda ise mahkeme farklı bir yol izleyebilir. Mahkeme, yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmasına karar verebileceği gibi, bu giderlerden müteselsilen sorumlu tutulmalarına da hükmedebilir. Müteselsil sorumluluk, alacaklının giderlerin tamamını borçlulardan herhangi birinden talep edebilmesi anlamına gelen bir hukuki sonuçtur.
Dava sürecinde tarafların dürüstlük kuralına aykırı davranışı, masrafların paylaşımını değiştirebilir. HMK m.327 uyarınca, gereksiz yere davanın uzamasına veya gereksiz masraf yapılmasına neden olan taraf, davasını kazansa bile bazı mali yükümlülüklerle karşılaşabilir. Bu durumda mahkeme, karar ve ilam harcı dışındaki giderlerin tamamını veya bir kısmını dürüst olmayan tarafa yükleyebilir.
Davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddedilmesi durumunda, yanlış tarafın davalı olarak gösterilmesi özel bir durum yaratır. Bir kişi davada sıfatı olmadığı halde, davacıyı kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verecek şekilde yanıltırsa, davanın reddi halinde davalı yararına giderlere hükmedilemez. Bu kural, yanlış tarafın haksız yere yargılama yüküne girmesini engellemeyi amaçlar.
Bu düzenleme, yargılama sürecinin kötü niyetli kullanılarak gereksiz yere uzatılmasının önüne geçmeyi hedefler. Taraflar, haklarını ararken davanın gereksiz yere uzamasına yol açacak usuli hatalardan veya yanıltıcı beyanlardan kaçınmalıdır. Aksi takdirde, davanın sonucunda haklı çıksalar dahi, gereksiz masrafların maliyetini üstlenmek durumunda kalabilirler.
Dava sürecinde vekille takip edilen davalarda, kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti de bir yargılama gideridir. Bu ücret, avukatlık ücreti niteliğinde olup, davanın sonucuna göre mahkemece taraflardan birine yükletilir. Vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında yer alan bir kalemdir.
Yargılama giderleri sadece harç ve posta masraflarından ibaret değildir; bilirkişi ve tanık giderleri de bu kapsamda değerlendirilir. Bu giderlerin ödenmesi, davanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve delillerin toplanabilmesi için elzemdir. Mahkeme, bu giderlerin ödenmesi için taraflara belirli aşamalarda avans yatırma yükümlülüğü de getirebilir.
Özetle, yargılama giderleri davanın açılmasından kararın kesinleşmesine kadar geçen süredeki tüm mali yükümlülükleri kapsar. Harçlar, tebligatlar, bilirkişi ücretleri, keşif masrafları ve vekâlet ücreti bu listenin temel taşlarını oluşturur. Bu giderlerin doğru hesaplanması ve kimin ödeyeceğinin netleşmesi, davanın ekonomik sonuçlarının belirlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Dava açarken yapılan masrafların takibi, davanın ilerleyen aşamalarında beklenmedik maliyetlerle karşılaşmamak adına önemlidir. Özellikle keşif veya bilirkişi incelemesi gibi durumlarda, bu giderlerin zamanında ödenmemesi davanın usulden reddine yol açabilir. Bu nedenle, yargılama giderlerinin kapsamı ve ödeme yükümlülüğü konusunda dikkatli olunmalıdır.
Davanın kısmen kabul edilmesi durumunda, masrafların nasıl paylaştırılacağı konusunda mahkeme kararı incelenmelidir. Tarafların haklılık oranına göre yapılan paylaştırma, davanın sonucunda kimin ne kadar ödeme yapacağını doğrudan belirler. Bu noktada, davanın sadece bir kısmının kazanılması, masrafların da sadece o kısma isabet eden oranının karşı tarafa yüklenmesi anlamına gelir.
Son olarak, davanın uzamasına sebebiyet veren tarafların durumu, yargılama giderlerinin en karmaşık kısmını oluşturur. Davacı veya davalı, haklı olsa dahi, davanın gereksiz yere uzamasına neden olan davranışlar sergilemişse, mahkeme masrafların bir kısmını kendisine yükleyebilir. Bu durum, yargılamanın hızlı ve verimli yürütülmesi için getirilmiş bir yaptırımdır.
Kural olarak, davanın kaybedilmesi durumunda yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan tahsil edilir. Eğer dava kısmen kazanılmışsa, masraflar tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır.
Başvurma, karar ve ilam harçları, tebligat ve posta giderleri, keşif masrafları, bilirkişi ve tanık ücretleri ile vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır.
Evet, davanın uzamasına veya gereksiz masraf yapılmasına sebep olduysanız, mahkeme harç dışındaki giderlerin bir kısmını size yükleyebilir.
Eğer bir kişi davanın sıfatı yokken davacıya kendisini davalı gibi gösterip yanıltırsa, dava reddedildiğinde davalı lehine giderlere hükmedilemez.
Dilekçeler, süreler ve kanun yolları konusunda destek için bize ulaşın.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Dava dilekçesinin zorunlu unsurları HMK m. 119'da sayılır: mahkeme adı, taraflar, kimlik no, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller, talep sonucu, imza.
Devamını oku ›MakaleBölünebilir alacaklarda sadece bir kısım dava edilebilir; 2026 değişikliğiyle talep, bir defaya mahsus ve tahkikat sonuna kadar artırılabilir. HMK m. 109.
Devamını oku ›MakaleDava şartları HMK m. 114'te sayılır ve hâkim tarafından resen incelenir; ilk itirazlar ise m. 116 uyarınca yalnızca cevap dilekçesinde ileri sürülebilir.
Devamını oku ›MakaleDava dilekçesindeki eksiklik için hâkim 1 haftalık kesin süre verir, tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır; gider avansı için 2 haftalık süre HMK m.119 ve 120’de
Devamını oku ›MakaleDava ehliyeti olan herkes avukat tutmadan dava açıp takip edebilir (HMK m.71, Av.K. m.35/3). Dilekçe şartları, 1-2 haftalık kesin süreler ve vekâlet ücreti risk
Devamını oku ›MakaleDavayı kaybeden taraf harç, tebligat, bilirkişi ve karşı vekâlet ücretini öder (HMK m.326). Kısmi haklılık, feragat ve kabulde masrafın nasıl bölündüğünü öğreni
Devamını oku ›