Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Boşanma Davası Devam Ederken Eşin Ölümü

Boşanma davası sürerken eşlerden birinin ölmesi, evliliği ölümle sona erdirir. Bu durumda mirasçıların davaya devam ederek sağ kalan eşin kusurunun tespitini isteme hakkı bulunmaktadır.

Eşin Ölümünün Boşanma Davasına Etkisi

Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölmesi hâlinde evlilik ölümle sona erdiğinden boşanma davası konusuz kalır ve artık boşanma hükmü kurulamaz. Ancak dava kendiliğinden tümüyle ortadan kalkmaz. Türk Medeni Kanunu m.181'in ikinci fıkrası uyarınca ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam ederek sağ kalan eşin kusurunun tespitini isteyebilir. Bu yol, sağ kalan eşin mirasçılığını doğrudan etkiler; talep edilmezse dava esas defterinden düşürülür.

Kural olarak boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybederler. Dava sırasındaki ölümde ise ortada kesinleşmiş bir boşanma kararı bulunmadığından bu sonuç doğrudan doğmaz. Kanun koyucu, yargılamanın uzaması nedeniyle mirasçıların hak kaybına uğramaması için davayı sürdürme imkânı tanımıştır. Böylece boşanmanın gerçekleşmesine ölümün engel olduğu hâllerde de kusur denetimi yapılabilmektedir.

Mirasçıların Davaya Devam Etmesi

Mirasçının davaya devam edebilmesi için iki koşul aranır: mirasçılardan birinin davayı sürdürme iradesini ortaya koyması ve sağ kalan eşin kusurunun ispatlanması. Kusurun ispatı hâlinde sağ kalan eş, ölen eşin yasal mirasçısı olamaz ve lehine yapılmış ölüme bağlı tasarruflardan doğan hakları kaybeder. Kusur ispat edilemezse sağ kalan eşin miras hakkı olduğu gibi korunur. Davaya devam için tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekmez.

Davaya devam edilmesi, yeni bir dava açılması değil, görülmekte olan davanın sürdürülmesidir; bu nedenle ayrı bir dava açma süresine tabi değildir. Yargılamada artık boşanma kararı verilip verilmeyeceği değil, yalnızca sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığı tartışılır. Hâkim, olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış saymaz, tarafların ikrarı kendisini bağlamaz ve delilleri serbestçe takdir eder. Verilecek karar, mirasçılık sıfatı ve miras paylarının belirlenmesi bakımından belirleyici olur.

Mal Rejimi, Nafaka ve Velayet Bakımından Sonuçlar

Ölümle evlilik sona erdiğinden mal rejimi de ölüm tarihinde son bulur ve tasfiye bu tarihe göre yapılır. Sağ kalan eş kusurlu bulunarak mirasçılık sıfatını yitirmiş olsa dahi, mal rejiminden doğan katılma alacağı veya paylaşma talebi ayrıca değerlendirilir; çünkü bu alacak mirastan değil, mal rejiminin tasfiyesinden doğar. Talep, ölen eşin mirasçılarına yöneltilerek ileri sürülür ve terekeden karşılanır.

Boşanma kararı kurulamadığından yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilemez; devam eden tedbir nafakası da ölüm tarihi itibarıyla sona erer. Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat talepleri de boşanma hükmüne bağlı olduğundan bu hâlde karara bağlanamaz. Çocuklar bakımından ise velayet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana ait olur; çocuğun üstün yararının gerektirdiği hâllerde vesayet hükümlerine göre önlem alınması istenebilir. Sağ kalan eşin ölüm aylığı gibi sosyal güvenlik hakları ise ayrı mevzuata tabi olup boşanma dosyasında verilen kusur kararından bağımsız biçimde değerlendirilir. Aile konutu üzerindeki haklar bakımından da miras ve mal rejimi hükümleri birlikte gözetilir.

Mevzuat DayanağıBoşanma davası devam ederken eşin ölümü hâlinde mirasçıların davaya devam etmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.181'in ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Boşanan eşlerin miras hakkını kaybetmesine ilişkin kural aynı maddenin birinci fıkrasında yer alır. Boşanmada yargılama usulü m.184'te, ana veya babadan birinin ölümü hâlinde velayet ise m.336'da gösterilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eş ölünce boşanma davası düşer mi?

Boşanma yönünden dava konusuz kalır; evlilik zaten ölümle sona ermiştir ve boşanma kararı verilemez. Buna karşılık ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam ederek sağ kalan eşin kusurunun tespitini isteyebilir.

Sağ kalan eş mirastan kendiliğinden çıkar mı?

Çıkmaz. Sağ kalan eşin mirasçılığını yitirmesi için mirasçılardan birinin davayı sürdürmesi ve sağ kalan eşin kusurunun ispatlanması gerekir. Kusur ispatlanamazsa sağ kalan eş yasal mirasçı olmaya devam eder.

Mal rejimi tasfiyesi bu durumda nasıl yapılır?

Mal rejimi ölüm tarihinde sona erer ve tasfiye bu tarih esas alınarak yürütülür. Mal rejiminden doğan alacak mirasçılık sıfatından bağımsızdır; bu nedenle sağ kalan eş kusurlu bulunsa bile tasfiye talebi ayrıca incelenir.

Aile hukukunda yanınızdayız

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar