Bize ulaşın! 0535 664 07 63[email protected]Marka & Patent: yildirimpatent.com
Bilgi Bankası · Makale

Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi ve Ayrı Yaşama Hakkı

Boşanma davası açmadan da ayrı yaşamak ve mahkemeden önlem istemek mümkündür. Türk Medeni Kanunu, ortak hayatın ciddi biçimde tehlikeye düştüğü hâllerde eşe ayrı yaşama hakkı tanımaktadır.

Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi Nedir

Birlikte yaşamaya ara verilmesi, eşlerden birinin ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkını kullanmasıdır. Türk Medeni Kanunu m.197'de düzenlenen bu hak, boşanma davası açılmasını gerektirmez. Haklı sebep bulunduğu sürece eş, birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılmaz ve terk sebebiyle boşanma riskiyle karşılaşmaz.

Ayrı yaşama hakkı süresiz bir hak değildir; haklı sebep ortadan kalktığında hak da sona erer. Kanun ayrıca, haklı bir sebep olmaksızın diğer eşin birlikte yaşamaktan kaçınması ya da ortak hayatın başka bir nedenle olanaksız hâle gelmesi durumunda da aynı istemlerde bulunulabileceğini öngörmektedir. Böylece hem evi haklı sebeple terk eden hem de geride kalan eşe mahkemeden önlem isteme imkânı tanınmıştır. Ayrı yaşamanın haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, tarafların iddiaları ve delilleri çerçevesinde mahkemece değerlendirilir. Şiddet, ağır hakaret, ekonomik baskı ve ailenin huzurunu sürekli bozan davranışlar uygulamada en sık ileri sürülen haklı sebeplerdir; buna karşılık geçici tartışmalar tek başına yeterli görülmez.

Hâkimden İstenebilecek Önlemler

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemler de aynı kararda gösterilir. Böylece çocuğun kimin yanında kalacağı ve kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı birlikte düzenlenebilir.

Eşler birlikte yaşarken de ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkının belirlenmesi istenebilir. Katkı miktarı hesaplanırken eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması dikkate alınır. Kanun, bu katkıların geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebileceğini açıkça düzenlemiştir. Bunların yanında borçlulara yönelik önlemler ve eşin tasarruf yetkisinin sınırlanması gibi tedbirler de talep edilebilir. Hâkim, önlemleri belirlerken tarafların gelir durumunu ve ailenin yaşam standardını gözetir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Boşanmaya Etkisi

Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemlerde yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınmasını istemişse, ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması bakımından kural olarak önlem kararını veren mahkeme yetkili kabul edilir. Her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse eşlerden birinin yeni yerleşim yeri mahkemesi yetkili olur. Görevli mahkeme ise aile mahkemesidir.

Bu yolla alınan kararlar boşanma sonucu doğurmaz; evlilik birliği devam eder ve mal rejimi kural olarak sona ermez. Ancak ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayandığının mahkeme kararıyla ortaya konmuş olması, daha sonra açılacak boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından önem taşır. Terk sebebine dayalı bir iddiaya karşı da bu karar dayanak yapılabilir. Şiddet veya şiddet tehlikesi bulunan hâllerde ise 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlere ayrıca başvurulabilir.

Mevzuat DayanağıBirlikte yaşamaya ara verilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.197'de düzenlenmiştir. Hâkimin müdahalesine ilişkin genel hüküm m.195'te, eşler birlikte yaşarken parasal katkı m.196'da, önlemler bakımından yetki ise m.201'de yer alır. Şiddet veya şiddet tehlikesinin bulunduğu hâllerde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hükümleri ayrıca uygulanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ayrı yaşamak için mahkeme kararı almak zorunlu mudur?

Zorunlu değildir; haklı sebep varsa ayrı yaşama hakkı doğrudan kanundan doğar. Ancak parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma gibi taleplerin karara bağlanabilmesi için mahkemeye başvurulması gerekir. Verilen karar, ayrılığın haklı sebebe dayandığını da ortaya koyar.

Bu istem bir boşanma davası mıdır?

Hayır. Evlilik birliğinin korunması istemi evliliği sona erdirmez ve boşanma hükmü doğurmaz. Amaç, birlik devam ederken eşlerin ve çocukların korunmasına yönelik önlemlerin alınmasıdır.

Alınan önlemler sonradan değiştirilebilir mi?

Değiştirilebilir. Durumun değişmesi hâlinde eşlerden birinin istemi üzerine önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması istenebilir. Bu konuda kural olarak önlem kararını veren mahkeme yetkilidir.

Aile hukukunda yanınızdayız

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejimi süreçlerinde hassasiyetle ve gizlilikle yanınızdayız. Durumunuzu değerlendirelim.

BU KONUDAKİ YAZILAR

İlgili Yazılar