Tescil ettirilmiş bagajın kaybı veya zarara uğraması hâlinde, zarara sebebiyet veren olay havayolu ile taşıma sırasında meydana gelmişse 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m.121 uyarınca zarardan taşıyıcı sorumludur. Ancak hakkın korunması ihbar süresine bağlıdır: m.128 gereğince hasar hâlinde teslim almaya yetkili kişi hasarı öğrendiğinde derhâl ve teslimden itibaren yolcu bagajı için en geç yedi gün içinde, gecikme hâlinde ise en geç yirmi bir gün içinde taşıyana yazılı ihbarda bulunmalıdır. Bu sürelere uyulmazsa, taşıyıcının hileli davranması hâli dışında aleyhine dava açılamaz. Dava ise m.131 uyarınca iki yıl içinde açılmalıdır.
2920 sayılı Kanun m.121, tescil ettirilmiş bagaj veya yükün kaybı ya da zarara uğraması hâlinde, zarara sebebiyet veren olayın havayolu ile taşıma sırasında meydana gelmiş olması koşuluyla taşıyıcıyı sorumlu tutar.
Aynı maddenin ikinci fıkrası havayolu ile taşıma kavramını tanımlar: bagajın bir havaalanında veya bir hava aracında ya da havaalanı dışına inilmesi hâlinde o yerde taşıyıcının muhafaza ve nezareti altında bulunduğu süreyi kapsar.
Üçüncü fıkra ise sınırı çizer. Havayolu ile taşıma müddeti, bir havaalanı dışında olmak üzere karada, denizde veya iç sularda yapılan taşımayı içine almaz. Bununla birlikte bu taşımalar havayolu taşıma sözleşmesinin ifası amacıyla yükleme, teslim veya aktarma için yapılmışsa, meydana gelen zarar aksi sabit olmadıkça havayolu ile taşıma süresinde meydana gelmiş kabul olunur.
Gecikme hâli ayrı bir dayanağa sahiptir. 2920 sayılı Kanun m.122, taşıyıcının havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumlu olduğunu düzenler.
2920 sayılı Kanun m.128, yolcu bagajının veya yükün, bunları teslim almaya yetkili kişi tarafından itiraz edilmeden kabulünü, taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiklerine karine saymıştır. Bu nedenle teslim sırasında itiraz kaydı düşülmesi önemlidir.
Aynı madde uyarınca hasar hâlinde, hasarın öğrenilmesinde derhâl ve teslimden itibaren yolcu bagajı için en geç yedi gün içinde, yük için en geç on dört gün içinde taşıyana ihbarda bulunulması gerekir.
Gecikme hâlinde ihbar, bagajın veya yükün tesliminden itibaren en geç yirmi bir gün içinde yapılmalıdır. İhbarın yazılı olarak veya durumun taşıma belgesinin üstünde gösterilmesi suretiyle yapılması zorunludur.
Bu sürelere uyulmaması hâlinde, taşıyıcının hileli davranması hâli hariç, taşıyıcı aleyhine dava açılamaz. Süre bu yönüyle hakkın kullanılmasının önkoşuludur ve kaçırılması telafi edilemez.
Bagajın hiç teslim edilmemesi kayıp, teslim edilmekle birlikte içeriğinin veya kendisinin zarar görmesi hasar, geç teslim ise gecikme olarak değerlendirilir. Her üç hâlde ihbar yükümlülüğü ve süresi farklıdır.
Uygulamada bagajın bir süre bulunamayıp sonradan teslim edilmesi gecikme, hiç bulunamaması ise kayıp sayılır. Havayolu şirketinin düzenlediği kayıp bagaj tutanağı bu ayrımın belirlenmesinde ilk dayanaktır.
Kayıp hâlinde talep, bagajın ve içindeki eşyanın değerine yönelir. Hasar hâlinde ise onarım gideri veya değer kaybı gündeme gelir; her iki durumda da zararın ispatı talep edene aittir.
2920 sayılı Kanun m.124, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılmasının Türkiye’nin katıldığı uluslararası sözleşme ve protokol hükümlerine göre tayin olunacağını düzenler. Sınır tutarları bu sözleşmelerdeki hesap birimine göre belirlenir ve dönemsel olarak güncellenir.
Aynı madde, taşıyıcının öngörülmüş sınırların yükseltilmesine ilişkin özel anlaşmalar yapmak veya bu nitelikteki anlaşmalara katılmak yetkisini haiz olduğunu belirtir. Bu nedenle taşıyıcı ile yapılacak özel beyan, sınırın üzerine çıkılmasını sağlayabilir.
Değerli eşyanın bagaja konulmasından kaçınılması, sınırlı sorumluluk rejiminin doğal sonucudur. Değerli eşya taşınacaksa, taşıyıcıya önceden değer beyanında bulunulması ve bunun belgelendirilmesi gerekir.
2920 sayılı Kanun m.106 uyarınca bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların, onlarda da hüküm bulunmayan hâllerde Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağı gözetilir.
Süresinde yapılan yazılı ihbardan sonra taşıyıcıya tazminat talebi iletilir. Talep dilekçesinde bagajın içeriği, değeri ve zararın kapsamı somut biçimde açıklanmalıdır.
Sonuç alınamazsa uyuşmazlık tüketici hukuku yoluna taşınabilir. 6502 sayılı Kanun m.68 uyarınca belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır.
Parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda 6502 sayılı Kanun m.73 gereğince tüketici mahkemeleri görevlidir ve dava tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.
Her hâlde 2920 sayılı Kanun m.131 deki iki yıllık süre gözetilmelidir. Bu süre içinde dava açılmazsa tazminat talep hakkı düşer.
Bagaj çıkmazsa havalimanından ayrılmadan önce kayıp bagaj tutanağı düzenletin ve bir nüshasını alın. Tutanak, ihbarın yapıldığını gösteren temel belgedir.
Hasar varsa bagajı teslim alırken durumu taşıma belgesinin üstünde gösterin veya yazılı ihbarda bulunun. İtirazsız kabul, bagajın iyi durumda teslim edildiğine karine oluşturur.
Bagaj içeriğine ilişkin fatura, fotoğraf ve ödeme kayıtlarını bir araya getirin. Zararın miktarı bu belgelerle ispat edilir.
Zorunlu ihtiyaçlar için yapılan alışverişlerin faturalarını saklayın. Gecikme hâlinde bu giderler, illiyet bağı kurulabildiği ölçüde talep edilebilir.
2920 sayılı Kanun m.128 uyarınca hasarın öğrenilmesinde derhâl ve teslimden itibaren yolcu bagajı için en geç yedi gün içinde yazılı ihbarda bulunulmalıdır. Yükte bu süre on dört gündür.
Gecikme hâlinde ihbar, bagajın tesliminden itibaren en geç yirmi bir gün içinde yapılmalıdır. İhbar yazılı olmalı veya durum taşıma belgesinin üstünde gösterilmelidir.
2920 sayılı Kanun m.128 son fıkrası uyarınca, taşıyıcının hileli davranması hâli hariç, taşıyıcı aleyhine dava açılamaz. Bu nedenle sürenin takibi belirleyicidir.
2920 sayılı Kanun m.124, sorumluluğun sınırlandırılmasının Türkiye’nin katıldığı uluslararası sözleşme ve protokollere göre belirleneceğini düzenler. Taşıyıcı ile özel anlaşma yapılarak sınır yükseltilebilir.
2920 sayılı Kanun m.131 uyarınca iki yıl içinde dava açılmazsa tazminat talep hakkı düşer. Süre, varma yerine gelinen veya gelinmesi gereken tarihten ya da taşımanın durduğu tarihten işlemeye başlar.
Ayıplı mal ve hizmet, iade, onarım ve bedel indirimi talepleri ile banka ve kredi işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda; tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.