Miras payı artmaz; ancak anne babasıyla veya büyükanne ve büyükbabasıyla birlikte yaşayıp emeğini ya da gelirini aileye özgüleyen ergin çocuk ve torun, bunun karşılığında uygun bir bedel isteyebilir (TMK m.370). Bu alacak, terekeyi borç ödemeden acze düşürmemek kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m.641/2); zamanaşımına uğramaz, fakat en geç terekenin taksimine kadar istenmelidir (TMK m.371/3).
Kanun bu hakkı “altsoyun denkleştirme alacağı” başlığı altında düzenler: ana ve baba veya büyük ana ve baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen ergin altsoylar, buna karşılık uygun bir bedel isteyebilir (TMK m.370/1). Uyuşmazlık hâlinde bedelin miktarı, güvence altına alınması ve ödeme şekli hakkında hâkim karar verir (TMK m.370/2).
Bu alacak bir miras payı değil, çocuğun aileye verdiği emeğin veya gelirin karşılığıdır. Bu yüzden önce tereke borcu olarak ödenir; kalan tereke mirasçılar arasında yasal paylara göre bölüştürülür. Alacaklı çocuk ayrıca kendi miras payını da alır.
Kurum, mirasta denkleştirme ile karıştırılmamalıdır. Mirasta denkleştirmede yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben sağlığında karşılıksız olarak elde ettiklerini terekeye geri vermekle yükümlüdür (TMK m.669); burada ise mirasbırakana karşılıksız emek veren çocuğun alacağı söz konusudur. Ayrım için mirasta denkleştirme yazısına bakılabilir.
Birinci şart alacaklının ergin olmasıdır; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar (TMK m.11). İkinci şart ana-baba veya büyükana-büyükbaba ile birlikte yaşamaktır. Ayrı bir evde oturup ziyaretlerle bakım sağlayan çocuk bakımından bu şart tartışmalı hâle gelir.
Üçüncü şart, emeğin veya gelirin aileye özgülenmesidir. Aile tarlasında, dükkânında veya işletmesinde karşılıksız çalışmak, kazancını ailenin ortak bütçesine bırakmak ya da hasta ebeveynin bakımını üstlenmek için kendi işini bırakmak bu kapsamda değerlendirilebilir. Yargıtay uygulamasında, aile işletmesinde ücret alarak çalışan veya ebeveynden karşılık olarak mal edinen çocukların taleplerinin şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
Bedel “uygun” olmalıdır ve kanun belirli bir oran öngörmez. Değerlendirmede emeğin süresi ve yoğunluğu, çocuğun bu sırada vazgeçtiği kazanç ve aileden elde ettiği yararlar gibi ölçütler önem taşır.
Altsoy bu bedeli kural olarak borçlunun, yani birlikte yaşanan ana veya babanın ölümü hâlinde isteyebilir (TMK m.371/1). Alacaklı bu alacağını borçlunun sağlığında da; birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya onun iflası hâllerinde isteyebilir (TMK m.371/2).
Bu alacak zamanaşımına uğramaz; fakat en geç borçlunun terekesinin taksimi anına kadar istenebilir (TMK m.371/3). Bu nedenle miras taksim sözleşmesi imzalanmadan veya mirasın paylaşılması davası sonuçlanmadan alacak açıkça ileri sürülmelidir.
Alacak, terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır (TMK m.641/2). Ödenmesi terekeyi borçlarını ödeyemez hâle getirecekse alacak bu ölçüde tereke borcu niteliği kazanmaz. Tereke borçlarından ise mirasçılar müteselsilen sorumludur (TMK m.641/1).
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 23.05.2019 tarihli kararında, altsoyun denkleştirme alacağına ilişkin davanın Türk Medeni Kanununun aile hukuku kitabından doğduğunu belirterek görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğuna hükmetmiştir (4787 sayılı Kanun m.4). Kararda, yargı çevresinde müstakil aile mahkemesi bulunmuyorsa davaya asliye hukuk mahkemesince aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği de vurgulanmıştır.
İspat yükü alacağı isteyen çocuktadır; çünkü kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Birlikte yaşandığını gösteren adres kayıtları, kazancın aile hesabına aktarıldığını gösteren banka dökümleri, işletmede ücretsiz çalışıldığına ilişkin tanık anlatımları ve bakım ihtiyacını gösteren sağlık raporları başlıca delillerdir.
Mirasbırakan sağlığında bakıma karşılık bir malvarlığını devretmeyi üstlenmişse ilişki ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak değerlendirilebilir (TBK m.611). Böyle bir sözleşme varsa bakım veren çocuğun hakları sözleşme hükümleri çerçevesinde ayrıca incelenir.
Kardeşler çoğu zaman bakımın ailevi bir ödev olarak karşılıksız yapıldığını, bakan çocuğun ebeveynin evinde kira ödemeden oturduğunu veya ebeveynden bağış aldığını ileri sürer. Bu savunmalar, emeğin karşılığının zaten alınıp alınmadığı yönünden önem taşır ve hâkimin “uygun bedel” değerlendirmesini doğrudan etkiler.
Bakan çocuğa mirasbırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, denkleştirmeye tabi olabileceği gibi saklı payı zedeliyorsa tenkis konusu da olabilir (TMK m.565). Kazandırmanın gerçekte bağış olduğu hâlde satış gibi gösterildiği ileri sürülüyorsa ayrıca muvazaa iddiası gündeme gelir.
Uyuşmazlığı önlemek için bakım döneminde emeğin ve harcamaların belgelenmesi, gerekirse ebeveynle yazılı bir düzenleme yapılması ileride ispat sorununu azaltır.
Miras payınız değişmez; ancak birlikte yaşayıp emeğinizi veya gelirinizi aileye özgülediyseniz terekeden uygun bir bedel isteyebilirsiniz (TMK m.370).
Hayır; ancak en geç terekenin taksimi anına kadar istenmelidir (TMK m.371/3).
Kural olarak ölümden sonra istenir; birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, icra takibi veya iflas hâllerinde sağlıkta da istenebilir (TMK m.371/2).
Evet; büyükana ve büyükbabayla birlikte yaşayıp emeğini veya gelirini aileye özgüleyen ergin torun da isteyebilir (TMK m.370/1).
Kanun birlikte yaşamayı şart koştuğundan ayrı evde yaşayan çocuğun talebi bu şart yönünden tartışmalı hâle gelir (TMK m.370/1).
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi bu davada aile mahkemesini görevli saymıştır (4787 sayılı Kanun m.4).
Kanun oran öngörmez; uyuşmazlık hâlinde bedelin miktarını, güvencesini ve ödeme şeklini hâkim belirler (TMK m.370/2).
Birlikte yaşama süresi, aileye aktarılan gelir ve emek belgeleri incelenerek terekeden istenebilecek bedel ve süre değerlendirilebilir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nasıl yapılır? Şekil şartı, tarafların borçları, iptal ve…
Devamını oku ›MakaleBirden çok mirasçıda doğan miras ortaklığı, elbirliği mülkiyeti, birlikte tasarruf zorunluluğu…
Devamını oku ›MakaleMirasbırakanın görünürde satış gösterip gerçekte bağışladığı taşınmazlarda tapu iptali ve…
Devamını oku ›