Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.611 uyarınca bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Kanunun 612 nci maddesi gereği sözleşme, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Bu da resmî memur ve iki tanık önünde düzenlenmesi anlamına gelir; devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yapılırsa yazılı şekil yeterlidir.
Bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur. Bakım borçlusu, aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının daha önce sahip olduğu sosyal duruma göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük özellikle uygun gıda ve konut sağlamayı, hastalıkta gerekli özenle bakmayı ve tedavi ettirmeyi kapsar. Bakım alacaklısı mirasçı atanmışsa, sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.
Sözleşme miras sözleşmesi şeklinde yapılır. Miras sözleşmesinin geçerliliği ise resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesine bağlıdır. Taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar.
Resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevlidir. Adi yazılı biçimde veya yalnız tapu devri yapılarak kurulan anlaşmalar bu şekil şartını karşılamaz ve geçersiz sayılır.
Bakım alacaklısı, sözleşme yüzünden kanuna göre nafaka yükümlüsü olduğu kişilere karşı yükümlülüğünü yerine getirme imkânını kaybediyorsa, bundan yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir. Hâkim iptal yerine, bakım borçlusunun edimlerinden mahsup edilmek üzere nafaka ödenmesine de karar verebilir.
Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır. Bu nedenle sözleşmeyle devredilen malvarlığının değeri, saklı paylı mirasçıların hakları bakımından ayrıca değerlendirilir.
Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse, diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir.
Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması nedeniyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelirse taraflardan her biri önel vermeksizin fesih hakkını kullanabilir. Bakım borçlusunun ölümü hâlinde ise bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir.
Uygulamada en sık tartışılan konu, sözleşmenin gerçekten bakım amacıyla mı yoksa mirastan mal kaçırmak için mi yapıldığıdır. Bakımın fiilen görülmediği, devirden kısa süre sonra ölüm gerçekleştiği veya bakım borçlusunun edim gücü bulunmadığı hâller ayrıntılı incelenir.
Bu nedenle bakımın fiilen yerine getirildiğini gösteren kayıtların saklanması önemlidir. Sağlık giderleri, market ve fatura ödemeleri, birlikte oturmayı gösteren belgeler ile tanık beyanları uyuşmazlıkta belirleyici olur.
Bakımın kapsamı somut biçimde yazılmalıdır. Konutun neresi olacağı, sağlık giderlerinin kim tarafından karşılanacağı, bakıcı desteği ve ziyaret düzeni gibi hususların belirlenmesi, sonradan çıkacak fesih tartışmalarını azaltır.
Devredilecek malvarlığı değerleri tek tek gösterilmeli ve devrin zamanı belirlenmelidir. Devir sözleşmeyle birlikte mi yoksa ölüm hâlinde mi gerçekleşecek sorusu, hem tapu işlemleri hem de vergi yükümlülükleri bakımından önem taşır.
Geçerli değildir. Sözleşmenin miras sözleşmesi şeklinde, resmî memur ve iki tanık önünde düzenlenmesi gerekir. Adi yazılı metinler şekil eksikliği nedeniyle sonuç doğurmaz.
Sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelmişse önel verilmeksizin fesih istenebilir. Kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir ve karşı tarafa uygun bir tazminat öder.
Saklı paylı mirasçılar tenkis davası açabilir. Ayrıca sözleşmenin gerçek iradeyi yansıtmadığı iddiasıyla muvazaa temelli talepler de ileri sürülebilir.
Açabilir. Sözleşme nedeniyle nafaka yükümlülüğünün yerine getirilememesi hâlinde yoksun kalanlar sözleşmenin iptalini isteyebilir; hâkim iptal yerine nafakaya da hükmedebilir.
Kendiliğinden sona ermez; bakım alacaklısı bir yıl içinde feshi isteyebilir ve mirasçılardan kanunda belirtilen ölçüde bir ödeme talep edebilir.
Mirasçılık belgesi, tereke tespiti, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve yurt dışı unsurlu miras işlemlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.