Mirasbırakanın mirasçısından mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünürdeki satış işlemlerinde tapu iptali ve tescil davasının şartları.
Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazını tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesidir. Ortada iki işlem vardır: geçerli olmayan görünürdeki satış ve taraflarca gerçekten istenen gizli bağış.
Görünürdeki satış, tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için muvazaa nedeniyle geçersizdir. Gizli bağış ise taşınmazlarda kanunun aradığı resmî şekil şartına uyulmadığından geçersiz sayılır. Sonuç olarak devir baştan hükümsüz olur ve taşınmaz terekeye döner.
Muris muvazaasının hukuki temeli, sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesinin esas alınmasını öngören TBK m. 19 ile taşınmaz mülkiyetinin devri için resmî şekil arayan TMK m. 706 hükümleridir. Kurumun sınırları ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 01.04.1974 tarih ve 1974/1-2 sayılı kararıyla ilkesel olarak belirlenmiştir.
Bu karara göre, mirasbırakanın saklı pay kurallarını bertaraf etmek veya mirasçısından mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünürdeki satış sözleşmesi muvazaalıdır; mirasçılar, görünürdeki işlemin geçersizliğine dayanarak tapu iptali ve tescil isteyebilir. Yine anılan karar uyarınca davalı sıfatını, mirasbırakanla görünürdeki muvazaalı işlemi yapan kişi veya kişiler taşır.
Mirasçılar üçüncü kişi konumunda sayıldığından muvazaayı her türlü delille ispat edebilir; senetle ispat kuralı ve tanık yasağı mirasçılar bakımından uygulanmaz. Uygulamada başvurulan ölçütler şunlardır: mirasbırakanın satış yapmasını gerektiren makul bir sebebinin bulunmaması, devralanın ödeme gücünün olmaması, bedelin emsallere göre çok düşük olması ve bedelin fiilen ödendiğine dair kayıt bulunmaması.
Bunlara ek olarak tarafların sosyal ve ekonomik durumu, aralarındaki yakınlık, devirden sonra taşınmazın kimin elinde kaldığı, mirasbırakanın diğer mirasçılarla ilişkisi ve devrin ölüme yakın tarihte yapılmış olması birlikte değerlendirilir. Tek başına bir ölçüt yeterli görülmez; olguların bütünü muvazaa iradesini göstermelidir.
Dava, saklı paylı olsun olmasın bütün mirasçılar tarafından açılabilir; tenkisten farklı olarak saklı pay şartı aranmaz. Her mirasçı yalnızca kendi payı oranında tapu iptali ve tescil isteyebilir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Muvazaa sebebine dayalı iptal davası, işlem baştan geçersiz olduğu için hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir; tenkis davasındaki bir yıllık süre burada uygulanmaz. Dava kabul edilirse taşınmaz terekeye döner ve mirasçılar arasında miras payları oranında paylaştırılır.
Her devir muvazaalı değildir. Mirasbırakan taşınmazını gerçekten satmışsa ve bedel fiilen ödenmişse, satış geçerlidir ve mirasçılar yalnızca koşulları varsa tenkis isteyebilir. Aynı şekilde mirasbırakanın gerçek bir bağış yapması da muvazaa değildir; bu hâlde de yol tenkis davasıdır.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ise bakım borcunun fiilen yerine getirilip getirilmediği belirleyicidir. Bakım gerçekten sağlanmışsa sözleşme geçerlidir; sözleşme yalnızca devri gizlemek için yapılmış ve bakım fiilen üstlenilmemişse muvazaa gündeme gelir. Doğru yolun seçilmesi için saklı pay ve tenkis ile karşılaştırmalı değerlendirme şarttır.
Hayır. Muvazaa nedeniyle işlem baştan geçersiz sayıldığından tapu iptali ve tescil davası hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir. Tenkis davasındaki bir yıllık süre bu davada uygulanmaz.
Saklı paylı olsun olmasın bütün mirasçılar açabilir. Her mirasçı yalnızca kendi miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteyebilir; davalı, mirasbırakanla görünürdeki işlemi yapan kişidir.
Evet. Mirasçılar muvazaa iddiasında üçüncü kişi konumunda sayıldığından her türlü delille ispat yapabilir; senetle ispat zorunluluğu ve tanık dinletme yasağı mirasçılar bakımından uygulanmaz.
Kendiliğinden sayılmaz. Belirleyici olan bakım borcunun fiilen yerine getirilip getirilmediğidir. Bakım gerçekten sağlanmışsa sözleşme geçerlidir; sözleşme yalnızca devri gizlemek amacıyla yapılmışsa muvazaa söz konusu olur.
Muvazaada işlem baştan geçersizdir, süreye tabi değildir ve taşınmaz terekeye döner. Tenkiste ise geçerli bir kazandırmanın yalnızca saklı payı aşan kısmı indirilir ve bir yıllık hak düşürücü süre işler.
Marka, patent ve tasarım haklarınızın korunmasında hukuki destek için bize ulaşın.
Saklı pay oranları, tenkis koşulları ve hak düşürücü süreler.
Devamını oku ›MakaleMirasın geçmesi, tereke, mirasçılık ve paylaşmaya ilişkin genel çerçeve.
Devamını oku ›MakaleDava payınızı belirlemek için yasal miras payınızı hesaplayın.
Devamını oku ›