Yapay zekâ araçlarının yaygınlaşması, ürettikleri metin, görsel ve müziklerin telif hakkıyla korunup korunmadığı sorusunu gündeme getirmiştir. Türk hukukunda eser kavramı, insan yaratıcılığını merkeze alır.
FSEK, eseri “sahibinin hususiyetini taşıyan ürün” olarak tanımlar. Bu tanım, eser sahipliğini gerçek kişiye, yani insana bağlar. Tamamen otomatik üretilmiş bir çıktının, klasik anlamda eser sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır.
İnsanın yönlendirmesi, seçimleri ve özgün katkısıyla ortaya çıkan ürünlerde, yapay zekâ yalnızca bir araç olarak görülebilir. Bu hâlde hususiyet, yapıyı yönlendiren insandan kaynaklanır ve eser koruması gündeme gelebilir.
İnsan katkısının yok denecek kadar az olduğu, salt komutla üretilen çıktılarda eser sahipliği tartışmalıdır. Mevcut düzenlemeler yapay zekâyı hak sahibi olarak tanımadığından, bu çıktılar koruma dışında kalabilir.
Yapay zekâ modellerinin telifli eserlerle eğitilmesi, çoğaltma ve işleme hakları bakımından ihlal tartışmaları doğurur. İçerik üreticilerinin, kullandıkları araçların veri kaynaklarına dikkat etmesi gerekir.
Yapay zekâ destekli üretimde; insan katkısının belgelenmesi, kullanım koşullarının (lisansların) incelenmesi ve üçüncü kişi haklarının gözetilmesi önerilir. Ticari kullanımlarda hukuki danışmanlık alınması riskleri azaltır.
Telif hakkı ihlali, lisans ve tazminat süreçlerinde CMY Hukuk & Danışmanlık yanınızda.