Yanlış hesaba yapılan havale veya EFT, alıcı bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77 anlamında sebepsiz zenginleşme doğurur; haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Banka, alıcının rızası olmadan hesaptan kendiliğinden para çekip iade edemez; bu nedenle önce alıcıya başvurulur, sonuç alınamazsa dava yoluna gidilir. Talep hakkı TBK m.82 uyarınca geri isteme hakkı olduğunun öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
TBK m.77, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler. Yanlış hesaba geçen tutar, alıcı bakımından haklı bir sebebe dayanmaz.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, bu yükümlülüğün özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan, gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğacağını belirtir. Aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmayan taraflar arasındaki aktarım bu kapsamdadır.
TBK m.78, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğini öngörür. Hesap numarasının yanlış girilmesi gibi hâllerde yanılma bu çerçevede değerlendirilir.
Aynı madde, zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesinden kaynaklanan zenginleşmelerin geri istenemeyeceğini de düzenler. Bu istisnalar, gerçekten borç bulunan hâllere ilişkindir.
Banka, gönderenin talimatını yerine getiren aracı konumundadır. Talimatta belirtilen hesap numarasına aktarım yapıldığında, banka kural olarak kendi edimini ifa etmiş olur.
Alıcının hesabına geçen tutar, artık alıcının malvarlığındadır. Banka, alıcının açık rızası olmaksızın bu tutarı hesaptan çekerek gönderene iade edemez; aksi davranış alıcı bakımından ayrı bir sorumluluk doğurur.
Buna karşılık banka, işlemin düzeltilmesi için alıcıyla iletişime geçebilir ve rıza alınırsa iadeyi gerçekleştirebilir. Uygulamada bankalar bu yolu izlemekte ve sonucu gönderene bildirmektedir.
Bankanın alıcının kimlik ve iletişim bilgilerini gönderene doğrudan vermesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile getirilen sır saklama yükümlülüğü nedeniyle sınırlıdır. Bu bilgiler kural olarak yargı mercii kanalıyla temin edilir.
İlk adım, işlemi gerçekleştiren bankaya yazılı başvuruda bulunmak ve hatalı aktarımın düzeltilmesini talep etmektir. Başvuruda işlem tarihi, tutar ve referans numarası belirtilmelidir.
Banka alıcıyla iletişime geçer ve rıza alınırsa tutar iade edilir. Alıcı iadeye yanaşmazsa banka, sır saklama yükümlülüğü nedeniyle bilgi paylaşımı yapmadan başvurunun sonucunu bildirir.
Bu aşamada alıcı aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası açılır. Alıcının kimlik bilgileri, mahkemenin bankaya yazacağı müzekkere ile temin edilir.
Alacağın tahsili için icra takibi de başlatılabilir. Takibe itiraz edilmesi hâlinde itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gidilir; bu süreçte aktarımın sebepsiz olduğunun ispatı önem taşır.
TBK m.79, sebepsiz zenginleşenin, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu düzenler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir sınır getirir. Zenginleşen, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür.
Kendisine sebepsiz para geçtiğini bilen veya bilmesi gereken kişinin bu tutarı harcaması, kural olarak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bankadan gelen bildirim sonrasında yapılan harcamalar bu bakımdan değerlendirilir.
İade edilmesi gereken tutara, temerrüt koşulları gerçekleştiğinde faiz de eklenir. Faizin başlangıcı, ihtar veya dava tarihine göre belirlenir.
TBK m.82, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını düzenler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, zenginleşmenin bir alacak hakkı kazanılması suretiyle gerçekleşmesi hâlinde diğer tarafın, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcunu ifadan kaçınabileceğini öngörür.
İspat bakımından işlem dekontu, banka kayıtları ve gönderenin yanılgısını ortaya koyan yazışmalar esas alınır. Aktarımın bir borç ilişkisine dayanmadığının ortaya konulması belirleyicidir.
Alıcı, aktarımın kendisine borçlanılmış bir edimin ifası olduğunu ileri sürerse, bu savunmanın dayanağını göstermesi beklenir. Aralarında sözleşme ilişkisi bulunmayan taraflar bakımından bu savunma güç kazanmaz.
İşlemi fark ettiğiniz anda bankaya yazılı başvuruda bulunun. Başvuru tarihi, sonraki aşamalarda iyiniyet değerlendirmesi bakımından önem taşır.
Dekontu ve işlem referans numarasını saklayın. Bu belgeler, aktarımın tarihini ve tutarını ispat eden temel delillerdir.
Alıcıya ulaşılabiliyorsa iade talebini yazılı olarak iletin. Yazılı bildirim, alıcının durumu bildiğini ortaya koyar ve TBK m.79 kapsamındaki değerlendirmeyi etkiler.
Sonuç alınamazsa gecikmeden hukuki yola başvurun. TBK m.82 deki iki yıllık süre, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hayır. Tutar alıcının malvarlığına geçtiğinden banka, alıcının rızası olmadan hesaptan çekip iade yapamaz. Banka yalnızca alıcıyla iletişime geçerek rıza alınmasını sağlayabilir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki sır saklama yükümlülüğü nedeniyle bu bilgiler kural olarak doğrudan verilmez. Bilgiler, açılacak davada mahkeme kanalıyla temin edilir.
TBK m.79 uyarınca zenginleşen, iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür.
TBK m.82 uyarınca geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde zenginleşme tarihinden itibaren on yıl içinde talep edilmelidir.
Evet, alacağın tahsili için takip yapılabilir. İtiraz edilmesi hâlinde itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurulur ve aktarımın sebepsiz olduğu ispat edilir.
Ayıplı mal ve hizmet, iade, onarım ve bedel indirimi talepleri ile banka ve kredi işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda; tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi süreçlerinde büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.