Evet; velayet kendisine bırakılan ebeveyn çocukla birlikte başka bir şehre taşınabilir ve çocuğun yerleşim yeri onun yerleşim yeri olur (TMK m.21). Kanun yurt içinde taşınmayı tek başına yasaklamaz; ancak velayet sahibi, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini zedelememekle yükümlüdür (TMK m.324). Taşınma mevcut görüşme düzenini uygulanamaz hâle getirirse hâkim gerekli önlemleri alır (TMK m.183).
Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir; ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun yerleşim yeri, kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir (TMK m.21/1). Boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğundan (TMK m.336/3), çocuğun nerede yaşayacağına ilişkin kararı kural olarak velayet sahibi verir.
Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m.339/1). İş, okul, aile desteği veya sağlık gibi sebeplerle yurt içinde başka şehre taşınma, velayet sahibinin bu yetkisi içinde kalır; kanunda diğer ebeveynin iznini şart koşan bir hüküm bulunmaz.
Yurt dışına taşınma ise pasaport, izin ve uluslararası kaçırma kuralları nedeniyle farklı sonuçlar doğurabilir. Bu konu çocuğun yurt dışına çıkarılması yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveyn, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ile yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1).
Taşınma, mahkemenin belirlediği hafta sonu veya yatılı görüşme düzenini fiilen uygulanamaz hâle getirebilir. Kanun bu ihtimali açıkça öngörür: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183).
Bu önlemler arasında görüşmelerin daha seyrek ama daha uzun dönemlere, örneğin okul tatillerine kaydırılması, teslim yerinin ve ulaşım düzeninin yeniden belirlenmesi sayılabilir. Talepte çocuğun yaşı, okul takvimi ve iki şehir arasındaki mesafe somut olarak gösterilmelidir.
Taşınma tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez; belirleyici ölçüt çocuğun menfaatidir. Velayetin kaldırılması için kanun, ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesini ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesini arar (TMK m.348). Velayet sahibinin çocuğu yanında götürerek taşınması, bakım ve eğitim sürdüğü sürece bu kapsama kendiliğinden girmez.
Buna karşılık 7343 sayılı Kanunla 2021 yılında eklenen hükme göre velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kararda taraflara ihtar edilir (TMK m.324/3, m.182/2). Taşınmayı kişisel ilişkiyi engellemenin aracı olarak kullanan ebeveyn bu riskle karşılaşabilir.
Velayetin değiştirilmesi için velayetin değiştirilmesi davası açılır. Bu davada çocuğun yeni çevresine uyumu, okul durumu ve iki ebeveynle ilişkisinin sürdürülüp sürdürülemediği birlikte değerlendirilir.
Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Taşınmayla birlikte okul, kira veya sağlık giderleri önemli ölçüde değişirse, durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler (TMK m.331).
Uzak mesafe nedeniyle görüşmelere gidiş-dönüş giderleri de artar. Kanunda bu giderlerin paylaşımı için belirli bir oran öngörülmemiştir; konu, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebinde mahkemeye sunulabilir ve hâkim TMK m.183 uyarınca gerekli önlemleri alırken bunu da değerlendirebilir. Nafaka değişikliği için nafaka artırım davası yazısına bakılabilir.
Taşınan ebeveynin yeni adresini diğer ebeveyne bildirmesi tebligat ve teslim sorunlarını önler. Adresin gizlenmesi ise diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelememe yükümlülüğüne aykırılık olarak değerlendirilebilir (TMK m.324/1).
Taşınma planından haberdar olan ebeveyn, kişisel ilişkinin yeni duruma göre düzenlenmesini mahkemeden isteyebilir (TMK m.183). Çocuğun menfaatinin taşınma nedeniyle ciddi biçimde zarar gördüğünü düşünüyorsa velayetin değiştirilmesini talep edebilir; ancak bu talebin, taşınmanın kendisine değil çocuğun durumuna ilişkin somut olgulara dayanması gerekir.
Boşanmada velayet kanun gereği çocuğun bırakıldığı tarafa ait olduğundan (TMK m.336/3), kanun boşanma sonrası ortak velayeti ayrıca düzenlememiştir. Mahkeme kararında ortak velayet benzeri bir düzenleme varsa, çocuğun yaşayacağı yerin belirlenmesi ortak karar gerektiren önemli bir konu sayılabileceğinden taşınmadan önce diğer ebeveynle uzlaşılması veya mahkemeden düzenleme istenmesi daha güvenli bir yoldur.
Her iki taraf da yeni okul kaydı, ulaşım süresi, çocuğun bakımını üstlenecek kişiler ve somut görüşme takvimi önerilerini dosyaya sunmalıdır. Somut öneri, hâkimin TMK m.183 uyarınca alacağı önlemleri çocuğun gündelik hayatına uygun biçimde belirlemesini kolaylaştırır.
Kanunda yurt içi taşınma için diğer ebeveynin iznini şart koşan bir hüküm yoktur; çocuğun yerleşim yeri kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeridir (TMK m.21/1).
Değişebilir; hâkim, başka bir yere gitme gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde gerekli önlemleri alır (TMK m.183).
Tek başına kaybettirmez; ancak kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerine uyulmazsa çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m.324/3).
Giderler önemli ölçüde değişmişse hâkim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler (TMK m.331).
Kanunda belirli bir paylaşım oranı yoktur; masraf düzeni kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi sırasında mahkemeye sunulabilir (TMK m.183).
Evet; ana ve baba diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1).
Mevcut velayet ve kişisel ilişki kararı ile yeni şehir ve okul düzeni birlikte incelenerek mahkemeye sunulacak düzenleme önerisi hazırlanabilir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Velayeti kendisinde olmayan ana veya baba, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme…
Devamını oku ›MakaleVelayette çocuğun üstün yararı, verilecek her kararın belirleyici ölçütüdür; ilkenin içeriği,…
Devamını oku ›MakaleOrtak velayet, eşlerin çocuk üzerindeki hak ve yükümlülükleri birlikte kullanmasını ifade eder
Devamını oku ›