Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufunun uygulanmasını güvence altına almak için vasiyeti yerine getirme görevlisi (vasiyeti tenfiz memuru) atayabilir. Görevli, terekeyi yönetir, borçları öder, vasiyetleri yerine getirir ve paylaşmayı hazırlar. Sulh hâkiminin terekenin korunmasına ilişkin genel yetkileri (TMK m. 589) bu süreçte de işler.
Atama, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılır; mirasbırakan bir veya birden çok kişiyi görevlendirebilir.
Atanan kişi görevi kabul etmek zorunda değildir; kabul veya ret beyanı, durumun kendisine bildirilmesinden itibaren makul sürede yapılmalıdır.
Görevlinin ücreti ve yönetim giderleri terekeden karşılandığından, her gider kalemi faturasıyla belgelenmeli ve mirasçılara dönem dönem raporlanmalıdır.
Görevli; terekeyi yönetir, tereke borçlarını öder, vasiyetleri yerine getirir ve paylaşma için gerekli işlemleri hazırlar.
Yönetim yetkisi kapsamında dava açabilir ve davalarda terekeyi temsil edebilir; olağanüstü işlemler için mirasçıların onayı veya mahkeme izni gerekebilir.
Tereke adına dava açmadan önce vasiyetnamedeki yetki sınırları kontrol edilmeli; yetki aşımı görevlinin kişisel sorumluluğunu doğurabilir.
Görevlinin atanması, mirasçıların mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz; ancak yönetim yetkisi görevlide olduğundan mirasçılar tek başına tasarrufta bulunamaz.
Mirasçılar, görevlinin işlemlerine karşı sulh mahkemesine şikâyette bulunabilir; hâkim gerekli gördüğünde görevliyi azledebilir.
Görevlinin yaptığı her önemli işlemi mirasçılara yazılı olarak bildirmesi, şikâyet yoluna başvurulmadan önce anlaşmazlıkların görünür hâle gelmesini sağlar.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Görevli işe başlarken vasiyetnamenin açılma tutanağını ve görevini gösteren belgeyi hazır bulundurmalı; bankalar ve tapu müdürlükleri yetkiyi bu belgelerle denetler.
Mirasçıların görevliden beklentileri, özellikle taşınmazların satışı veya aynen paylaşımı konusunda, erken bir toplantıda saptanmalıdır.
Görevli, özenli yönetimden sorumludur; kusurlu davranışıyla verdiği zararları tazmin eder.
Görev sonunda hesap vermekle yükümlüdür; ayrıca uygun bir ücrete hak kazanır ve bu ücret terekeden karşılanır.
Görev; vasiyetlerin yerine getirilmesi ve paylaşmanın tamamlanmasıyla sona erer.
Görevlinin istifası, ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya mahkemece azli de görevi sona erdirir; bu hâlde yeni görevli atanması gündeme gelir.
Görev sona erdiğinde görevli, elindeki tereke belgelerini, anahtarları ve banka yetkilerini tutanakla devretmeli; eksik devir yeni görevlinin işlemlerini geciktirir.
Tereke bilançosu çıkarılmadan verilen kabul kararları, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından vekâletname ve apostil süreçleri erken başlatılmalıdır.
Görevli, terekeyi devraldığı andaki mal durumunu bir envanter tutanağıyla kayda geçirmeli; hesap verme aşamasında bu tutanak karşılaştırma noktası olur.
Paylaşma tamamlandığında her mirasçıya düşen malların listesi imzalı bir tutanağa bağlanmalı; görevlinin ibrası bu tutanakla kolaylaşır.
Mirasçılar arasında güven sorunu bulunan, çok sayıda vasiyet içeren veya yurt dışı unsurlu terekelerde görevli atanması süreci hızlandırır.
Ticari işletme veya çok sayıda taşınmaz içeren terekelerde profesyonel yönetim ihtiyacı doğar.
Vasiyetnamede görevlinin yetkileri ve ücreti açıkça düzenlenirse ileride çıkacak tartışmalar önlenir.
Görevli adayı seçilirken tereke mallarının bulunduğu yere yakınlığı ve mirasçılarla çıkar çatışması bulunmaması gözetilmelidir.
Mirasçılar arasında yazılı iletişim tercih edilmeli; sözlü mutabakatlar ispat sorunlarına yol açmaktadır.
Uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi her aşamada mümkündür ve çoğu zaman yargılama giderlerinden tasarruf sağlar.
Taşınmaz satışı gerektiren vasiyetlerde görevli, satıştan önce güncel tapu kaydını ve varsa ipotek veya haciz şerhlerini alıcıyla paylaşmalıdır.
Mirasbırakan, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle atar; atanan kişi görevi kabul etmek zorunda değildir.
Terekeyi yönetir, borçları öder, vasiyetleri yerine getirir, paylaşmayı hazırlar ve terekeyi davalarda temsil eder.
Yönetim yetkisi görevlide olduğundan mirasçılar tek başına tasarrufta bulunamaz; işlemlere karşı sulh mahkemesine şikâyet edebilirler.
Evet; uygun bir ücrete hak kazanır ve bu ücret terekeden karşılanır.
Vasiyetlerin yerine getirilmesi ve paylaşmanın tamamlanmasıyla; istifa, ölüm veya azil hâllerinde de sona erer.
Tereke, paylaşma ve mirasçılık işlemlerinde destek için bize ulaşın.