Evet; hüküm kesinleşmeden önce gözaltı ve tutuklulukta geçen bütün süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir, adli para cezasında ise her gün 500 TL sayılarak cezadan düşülür (5237 sayılı TCK m.63). Adli kontrol kural olarak mahsup edilmez; ancak konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün bir gün sayılır (CMK m.109/6).
Mahsup, kişinin hüküm kesinleşmeden önce özgürlüğünden yoksun kaldığı sürenin, sonunda verilen cezadan düşülmesidir. Kanun bunu geniş tutar: hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilen süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK m.63). Yakalama, gözaltı ve tutukluluk bu kapsamın tipik örnekleridir.
Uygulamada bunun anlamı şudur: tutuklu kalınan her gün, cezanın çekilmiş bir günü gibi hesaba katılır. Örneğin iki yıl hapis cezası alan ve yargılama sırasında beş ay tutuklu kalan kişinin infaz hesabında bu beş ay düşülür; koşullu salıverilme tarihi de buna göre belirlenir. Hesap, kesinleşmeden sonra Cumhuriyet başsavcılığınca yapılır ve hükümlüye verilen infaz belgesinde gösterilir.
Yurt dışında yaşanan özgürlük kısıtlamaları da hesaba girer. Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir (TCK m.16). İade yoluyla Türkiye'ye getirilen kişide yurt dışındaki tutukluluk süresinin belgelenmesi bu nedenle önemlidir.
Hüküm adli para cezası ise gözaltı veya tutuklulukta geçen her gün 500 Türk lirası sayılarak cezadan indirilir (TCK m.63). Örneğin 20.000 TL adli para cezasına çarptırılan ve on gün gözaltı ile tutuklulukta kalan kişi için 5.000 TL düşülür; ödenmesi gereken tutar 15.000 TL'ye iner.
Özgürlükten yoksun kalınan gün sayısı cezanın tamamını karşılayacak kadar fazlaysa ceza tümüyle mahsup edilmiş olur. Kalan tutarın ödenmesi ve ödenmezse hapse çevrilmesi süreci için adli para cezası ve taksitlendirme yazısına bakılabilir.
Gözaltı ve tutuklulukta geçen süre hükümlülük süresinden fazlaysa ya da kişi, işlediği suç için kanunda yalnız para cezası öngörüldüğünden zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılmışsa, özgürlükten yoksun kalınan süre mahsupla tam olarak telafi edilemez; bu durumda tazminat yolu açılır (CMK m.141/1-f).
Kural olarak hayır. Adli kontrol altında geçen süre şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez (CMK m.109/6). İmza yükümlülüğü, yurt dışına çıkış yasağı, araç kullanma yasağı veya belirli yerlere gitmeme gibi tedbirler bu nedenle cezadan düşülmez.
Kanun iki istisna tanır. Uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu madde ya da alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirleri (CMK m.109/3-e) ile konutunu terk etmeme yükümlülüğü (CMK m.109/3-j) bu yasağın dışındadır. Konutu terk etmeme yükümlülüğünde ise 2021'de 7331 sayılı Kanun'la eklenen kurala göre her iki gün cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.
Örnek: Altı ay boyunca evden çıkmama tedbiri altında kalan ve sonunda hapis cezası alan kişinin cezasından yaklaşık üç ay düşülür. Adli kontrol tedbirlerinin türleri ve itiraz yolu tutuklama ve adli kontrol yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.
İnfaz belgesindeki tarihlerin kontrolü hükümlünün yararınadır. Gözaltı tarihinin hiç yazılmaması, tutukluluğun bir bölümünün atlanması veya yurt dışındaki tutukluluğun dikkate alınmaması sık karşılaşılan hatalardır. Gözaltı ve tutuklama tutanakları ile tahliye müzekkeresi bu kontrol için temel belgelerdir.
Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa infaz hâkimliğinden karar istenir (5275 sayılı CGTİK m.98/1-b). İnfaz hâkimliği, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup kararlarını vermekle de görevlidir (4675 sayılı Kanun m.4). Başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz; ancak infaz hâkimliği olayın özelliğine göre durdurma kararı verebilir (CGTİK m.98/2).
Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararına karşı, öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde karar tarihinden itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir (4675 sayılı Kanun m.5). İnfaz hâkiminin kararına karşı ise tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yolu açıktır (4675 sayılı Kanun m.6).
Evet. Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler hükümlülük süresinden fazla olan kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-f). Kanuna uygun yakalanıp tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişi de aynı hakka sahiptir (CMK m.141/1-e).
2024'te 7499 sayılı Kanun'la eklenen bende göre konutu terk etmeme veya hastaneye yatma dahil tedavi adli kontrolü uygulandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenler de tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-l). Bu kararları veren merci, ilgiliye tazminat hakkını bildirir ve bu husus karara yazılır (CMK m.141/2).
Talep, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m.142/1). (e), (f) ve (l) bentlerine dayanan istemlerde 6384 sayılı Kanun'daki Tazminat Komisyonu usulü uygulanır (CMK m.142/2). Ayrıntılar için haksız tutuklama nedeniyle tazminat yazısına bakılabilir.
Evet; şahsi hürriyeti sınırlayan bütün hâllerde geçen süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir, bir günlük gözaltı da buna dahildir (TCK m.63).
Bir gün 500 TL sayılarak adli para cezasından indirim yapılır (TCK m.63).
Hayır; adli kontrolde geçen süre kural olarak mahsup edilmez, istisnalar yalnız tedavi tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğüdür (CMK m.109/6).
Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6).
Evet; aynı suçtan yabancı ülkede gözaltı, gözlem, tutukluluk veya hükümlülükte geçen süre Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir (TCK m.16).
Fazla süre için Devletten maddi ve manevi tazminat isteyebilirsiniz (CMK m.141/1-f); talep kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl içinde yapılır (CMK m.142/1).
Cezanın hesabındaki duraksama için infaz hâkimliğinden karar istenir (CGTİK m.98/1-b); savcılık kararına karşı 15 gün içinde şikâyet edilebilir (4675 sayılı Kanun m.5).
Gözaltı tutanağı, tutuklama kararı ve tahliye müzekkeresi, infaz belgesindeki mahsup hesabının denetlenmesinde ve olası tazminat başvurusunda temel delildir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Tutuklama ve adli kontrol, koruma tedbiridir; kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri,…
Devamını oku ›MakaleHaksız tutuklama tazminatı nasıl istenir? CMK m.141-144 uyarınca tazminat sebepleri, üç aylık…
Devamını oku ›MakaleYakalama CMK m.90, gözaltı m.91'de düzenlenir
Devamını oku ›