Trafik kazası tazminat davası, davalılar arasında trafik sigortası şirketi varsa asliye ticaret mahkemesinde açılır ve öncesinde sigortaya yazılı başvurup 15 gün beklemek gerekir (TTK m.4/1-a, m.5; KTK m.97). Dava; kaza yerinde, sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yerde ya da zarar görenin yerleşim yerinde açılabilir (KTK m.110/2; HMK m.16). Kamu araçlarının verdiği zararlarda da adli yargı görevlidir.
Zorunlu trafik sigortası, Karayolları Trafik Kanunu'nun yanında Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hükümlerine de tabidir. TTK, kendisinde düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarını tarafların tacir olup olmadığına bakmaksızın ticari dava sayar (6102 sayılı TTK m.4/1-a) ve ticari davalara bakma görevini, dava konusunun değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesine verir (TTK m.5/1).
Yargıtay da zorunlu mali sorumluluk sigortacısının davalı olduğu trafik kazası tazminat davalarında asliye ticaret mahkemesini görevli kabul eder. Sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinin birlikte davalı olduğu bir davada, sigorta hukukunun TTK'da düzenlendiğini belirterek asliye hukuk mahkemesinin esasa girmesini resen bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 17. HD, E.2019/6195, K.2020/3056, 02.06.2020).
Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir (TTK m.5/3); yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla zaman kaybettirir. Bu kararın sonuçları için görevsizlik ve yetkisizlik kararı yazısına bakılabilir. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevrelerinde ise ticari davaya asliye hukuk mahkemesi bakmaya devam eder (TTK m.5/4).
Sigorta şirketi davalı gösterilmeden yalnız sürücüye veya işletene karşı açılan tazminat davasında genel kural uygulanır: dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (6100 sayılı HMK m.2/1).
Davanın ticari sayılması için, TTK'da düzenlenen bir konu söz konusu değilse, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir (TTK m.4/1). Bu nedenle bir şirket aracının yayaya veya özel otomobile verdiği zarar, sigorta şirketi davalı olmadıkça kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. İki şirket aracının çarpıştığı ve zararın her iki işletmeyle ilgili olduğu durumda ise dava ticari nitelik kazanabilir.
Uygulamada en sık yapılan tercih sürücü, işleten ve sigorta şirketinin birlikte davalı gösterilmesidir. Sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıyken limiti aşan zarar için sürücü ve işletenin sorumluluğu devam eder; davayı tek mahkemede toplamak çelişkili karar riskini azaltır.
Karayolları Trafik Kanunu, motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları için zarar görene seçimlik yetki tanır: dava, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m.110/2).
Bunlara ek olarak genel yetki kuralları da uygulanır. Davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkilidir (HMK m.6); haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). Bu sayede başka şehirde kaza geçiren kişi davayı kendi yerleşim yerinde açabilir.
Yetkili yeri seçerken tanıkların bulunduğu yer, ceza soruşturması veya kovuşturmasının yürütüldüğü adliye, bilirkişi incelemesinin kolaylığı ve duruşmalara katılma imkânı birlikte düşünülmelidir. Birden fazla yetkili mahkeme varsa tercih davacıya aittir.
Hayır. İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin olanlar dâhil, Karayolları Trafik Kanunu'ndan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür; zarar görenin kamu görevlisi olması da bu kuralın uygulanmasını önlemez (KTK m.110/1).
Bu kural, belediye otobüsü, ambulans, belediyeye ait iş makinesi veya resmî araçla yaşanan kazalarda idari yargıda tam yargı davası açılmasının önüne geçer. Aynı hüküm, hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtir (KTK m.110/1).
Kamu aracının zorunlu trafik sigortası varsa sigorta şirketi de davalı gösterilebilir; bu durumda görev bakımından yukarıda anlatılan asliye ticaret kuralı gündeme gelir.
Zarar görenin, trafik sigortası sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Şirket başvuruyu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamaz veya verilen cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da tahkime başvurabilir (KTK m.97).
Konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; arabulucu başvuruyu altı hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A). Sürecin ayrıntıları için sigorta tazminatında arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Mahkeme yerine Sigorta Tahkim Komisyonu da seçilebilir. Zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda sigorta kuruluşu tahkim sistemine üye olmasa bile hak sahibi bu yoldan yararlanabilir; bunun için şirkete başvurulmuş ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı ya da şirketin 15 iş günü içinde yazılı cevap vermediği belgelenmelidir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/1, 30/13). Mahkemeye taşınmış bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz (m.30/14).
Sigorta şirketi davalıysa asliye ticaret mahkemesinde açılır (TTK m.4/1-a, m.5). Yalnız sürücü veya işletene karşı açılan davada kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir (HMK m.2).
Evet; haksız fiil davalarında zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). Kaza yeri ile sigortacının şubesinin veya acentenin bulunduğu yer de seçilebilir (KTK m.110/2).
Hayır; kamu kuruluşlarına ait araçların sebep olduğu zararlara ilişkin davalar da adli yargıda görülür (KTK m.110/1).
Mahkeme görevsizlik kararı verir; asliye ticaret ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir (TTK m.5/3). Bu da davanın uzamasına yol açar.
Evet; yazılı başvuru yapılmalı, şirket 15 gün içinde cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir (KTK m.97).
Evet; şirkete başvurup olumsuz cevap aldığınızı veya 15 iş günü içinde cevap verilmediğini belgelemeniz yeterlidir (5684 sayılı Kanun m.30/13).
Evet; konusu bir miktar para olan ticari tazminat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).
Görev ve yetki hataları davayı aylarca uzatabilir; davalıların kim olacağı ve davanın nerede açılacağı dosyanın özelliklerine göre birlikte değerlendirilmelidir.
Telefon hattımız, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ücretlendirilen 1 saatlik danışmanlık randevuları içindir (Avukatlık Kanunu m.164). Görüşmede durumunuzu birlikte değerlendirir, izlenecek yolu açıkça konuşuruz. Danışmanlık ücreti hakkında
Trafik kazasında sigortaya karşı davada arabuluculuk dava şartı mı, 6 haftalık süreç,…
Devamını oku ›MakaleSigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartları, raportör ve hakem incelemesi, karar süreleri,…
Devamını oku ›MakaleZorunlu mali sorumluluk sigortasına yazılı başvuru zorunluluğu, 15 günlük cevap süresi, tahkim…
Devamını oku ›