Mirası reddetme hakkı olan her mirasçı, bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir (TMK m.619). Defter tamamlandıktan sonra mirasçı mirası reddedebilir, resmî tasfiye isteyebilir veya deftere göre kabul edebilir; deftere göre kabulde yalnız deftere yazılmış borçlardan sorumlu olunur (TMK m.628).
TMK m.619 uyarınca mirası reddetme hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Resmî defter, mirasbırakanın malvarlığı ile borçlarının sulh mahkemesi eliyle tespit edildiği resmî bir dökümdür.
Bu yol, özellikle mirasbırakanın borçlarının bilinmediği veya terekenin borca batık olup olmadığının anlaşılamadığı hâllerde işe yarar. Mirasçı, tabloyu görmeden mirası reddetmek ya da kayıtsız şartsız kabul etmek zorunda kalmaz; önce tam listeyi görüp sonra karar verir.
Mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğer mirasçılar hakkında da etkili olur (TMK m.619/3). Bu nedenle bir mirasçının başvurusu, bütün mirasçıların yararlanacağı bir tespit sürecini başlatır.
Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden istenir (TMK m.619/2). Mirasın reddi sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapıldığından, defter talebi de aynı şekilde yapılabilir (TMK m.609).
Bir aylık süre, üç aylık ret süresinden kısadır (TMK m.606). Bu nedenle ölüm haberinden sonra borç durumu belirsiz olan mirasçıların öncelikle resmî defter süresini takip etmesi gerekir; bu süre kaçırılırsa ret imkânı devam etse bile resmî defter yolu kapanabilir.
Defter tutma sürecinde ancak zorunlu yönetim işleri yapılabilir (TMK m.624). Mirasçının tereke mallarını satması veya kendisine maletmesi, ileride ret hakkını kaybettirebilecek davranışlardır (TMK m.610).
Resmî defter sulh mahkemesi tarafından düzenlenir ve terekenin aktif ve pasifleri takdir edilen değerleriyle deftere yazılır (TMK m.620). Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgisi olan herkes mahkemenin istediği bilgiyi vermekle yükümlüdür.
Mahkeme, mirasbırakanın alacaklıları ve borçlularını bir ay arayla iki defa yapılacak ilanla alacak ve borçlarını bildirmeye çağırır. Bildirim süresi ikinci ilandan başlayarak en az bir aydır (TMK m.621). Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden anlaşılan alacak ve borçlar ise deftere doğrudan geçirilir (TMK m.622).
İlanda belirtilen sürenin dolmasıyla defter tutma sona erer ve defter en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir. Giderler terekeden, tereke yetmezse defter tutulmasını isteyen mirasçılardan karşılanır (TMK m.623).
İnceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır (TMK m.626). Mahkeme gerektiğinde ek süre de verebilir.
Mirasçı bu süre içinde dört seçenekten birini beyan edebilir: mirası reddetmek, resmî tasfiye istemek, mirası deftere göre kabul etmek veya kayıtsız şartsız kabul etmek (TMK m.627).
Süresi içinde hiçbir beyanda bulunmayan mirasçı, mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m.627/2). Yani sessiz kalmak, kanun gereği deftere göre kabul sonucunu doğurur.
Resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer (TMK m.628). Ancak mirasçı bu borçlardan hem tereke malları hem de kendi malvarlığıyla sorumludur; sorumluluk borç listesi bakımından sınırlıdır, tutar bakımından değil.
Alacağını süresinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, ne kişisel mallarıyla ne de terekeden kendisine geçen mallarla sorumlu tutulabilir (TMK m.629). Alacaklının kusuru olmadan yazdıramadığı alacaklar için ise mirasçı zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır.
Mirasbırakanın kefaletten doğan borçları defterde ayrı yere yazılır ve bu borçlar için mirasçının sorumluluğu, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde kefalet alacaklısına düşecek miktarla sınırlıdır (TMK m.630).
Ölüm tarihinden itibaren takvimi hemen çıkarın: resmî defter için bir ay, mirasın reddi için üç ay. Sürelerin başlangıcı, mirasçının ölümü öğrendiği tarihe göre değişebileceğinden bu tarihi belgeleyin.
Defter sürecinde tereke mallarına dokunmayın; araç satmak, hesaptaki parayı çekip harcamak gibi işlemler zorunlu yönetim sınırını aşar ve ret hakkını tehlikeye sokabilir. Bildiğiniz borçları ise mahkemeye bildirmek zorundasınız (TMK m.620/3).
Defter tamamlandığında beyan süresini kaçırmayın. Tereke açıkça borca batıksa ret veya resmî tasfiye, değilse deftere göre kabul daha uygun olabilir; sessiz kalmak deftere göre kabul anlamına gelir.
Mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden istenmelidir (TMK m.619).
Sulh hâkimine yapılır; defter sulh mahkemesi tarafından düzenlenir (TMK m.619 ve m.620).
Mirasçılardan birinin defter tutma istemi diğer mirasçılar hakkında da etkili olur (TMK m.619/3).
Sulh mahkemesi bir ay arayla iki kez ilan yapar; bildirim süresi ikinci ilandan itibaren en az bir aydır (TMK m.621).
İnceleme süresinden sonra mahkeme her mirasçıyı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağırır (TMK m.626).
Süresinde beyanda bulunmayan mirasçı mirası deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m.627).
Yalnızca deftere yazılmış borçlardan, hem tereke hem kendi malvarlığınızla sorumlu olursunuz (TMK m.628).
Kural olarak hayır; ancak alacaklı kusuru olmadan yazdıramamışsa zenginleşmeniz ölçüsünde sorumlu kalırsınız (TMK m.629).
Giderler terekeden ödenir; tereke yetmezse defter tutulmasını isteyen mirasçılardan alınır (TMK m.623).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Borçlu terekelerde mirasçılar resmî tasfiye isteyebilir; tüm.
Devamını oku ›MakaleTereke borçları, mirasçılara geçmeden önce terekeden ödenir; resmî.
Devamını oku ›MakaleMirası kabul eden mirasçılar, terekenin borçlarından kişisel.
Devamını oku ›