Borçlu ölünce takip ölüm günüyle birlikte üç gün durur; mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse ret süresi dolana kadar geri kalır (İİK m.53). Yasal mirasçılar için ret süresi, ölümün öğrenilmesinden itibaren üç aydır (TMK m.606).
İİK m.53 uyarınca terekenin borçlarından dolayı takip, ölüm günüyle birlikte üç gün geri bırakılır. Mirasçılar mirası henüz kabul veya reddetmemişse takip, Türk Medeni Kanununda belirlenen süreler geçinceye kadar durur.
Bu duraklamanın amacı mirasçılara düşünme imkânı tanımaktır. Mirasçı, terekenin borca batık olup olmadığını öğrenmeden ve ret hakkını kullanıp kullanmayacağına karar vermeden takibin muhatabı yapılmaz. Bu süre içinde yapılan takip işlemleri, şikâyet yoluyla denetime açıktır.
Borçlunun eşi, usul veya füruundan birinin ölümü de takibi etkiler: İİK m.52 uyarınca bu hâlde borçlu aleyhindeki takip ölüm günüyle birlikte üç gün için ertelenir.
Takip sırasında borçlu ölmüşse ve tereke henüz paylaşılmamış, resmî tasfiyeye tabi tutulmamış ya da mirasçılar arasında aile şirketi kurulmamışsa takip, borçlu hayatta olsaydı hangi usul uygulanacak idiyse ona göre terekeye karşı devam eder (İİK m.53/2).
Ancak takibin mirasçılara karşı devam edebilmesi yalnızca rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkündür (İİK m.53/3). Başka bir ifadeyle, ölen borçlu tacir olsa bile iflas yolu mirasçılara karşı sürdürülemez.
Uygulamada alacaklı, mirasçılık belgesini (veraset ilamı) dosyaya sunarak mirasçıları takibe dâhil eder. Mirasçılara ayrıca tebligat yapılır ve kendi itiraz ve şikâyet haklarını kullanmaları için imkân tanınır.
TMK m.599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazanır ve onun borçlarından kişisel olarak sorumlu olur. Bu, tereke borcu için mirasçının kendi malvarlığına da başvurulabileceği anlamına gelir.
Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m.641). Paylaşmadan sonra da, alacaklının borcun bölünmesine rıza göstermediği borçlardan bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumluluk devam eder; bu teselsül paylaşma veya muacceliyet tarihinden itibaren beş yıl geçmekle sona erer (TMK m.681).
Mirası resmî deftere göre kabul eden mirasçı ise yalnızca deftere yazılmış borçlardan, hem tereke malları hem kendi malvarlığıyla sorumlu olur (TMK m.628). Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz (TMK m.632).
Miras üç ay içinde reddedilebilir; süre yasal mirasçılar için ölümün öğrenilmesinden, atanmış mirasçılar için tasarrufun resmen bildirilmesinden başlar (TMK m.606). Ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla ve kayıtsız şartsız yapılır (TMK m.609).
Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Uygulamada bu durumun tespiti için hükmen ret davası açılır.
Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m.610/1). Tereke mallarını gizleyen veya olağan yönetimi aşan işlemler yapan mirasçı da ret hakkını kaybeder. Mirasçılar ayrıca bir ay içinde sulh hâkiminden resmî defter tutulmasını isteyebilir (TMK m.619).
Takibin açılması mirasçının ret hakkını ortadan kaldırmaz: TMK m.610/3 uyarınca zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasına engel olmak için dava açılması ve icra takibi yapılması, ret hakkını etkilemez. Alacaklı bu nedenle süre kaybı riskine karşı takibi başlatabilir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m.612). Alacaklı bu durumda alacağını tasfiye sürecine kaydettirmelidir.
Ödemeden aciz mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, ölümden önceki beş yıl içinde ondan aldıkları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde alacaklılara karşı sorumludur (TMK m.618).
Mirasçı için: Ölüm öğrenilir öğrenilmez terekenin aktif ve pasifini araştırın; bankalar, icra dosyaları ve vergi kayıtları sorgulanabilir. Borca batıklık şüphesi varsa üç aylık süre dolmadan sulh hukuk mahkemesine ret beyanında bulunun ve bu süre içinde tereke mallarını satmak, kullanmak gibi ret hakkını düşüren işlemlerden kaçının.
Alacaklı için: Mirasçılık belgesini alın, ret sürelerinin dolup dolmadığını kontrol edin ve takibi mirasçılara yöneltirken İİK m.53 uyarınca yalnızca haciz veya rehnin paraya çevrilmesi yolunu kullanın. Tüm mirasçılar reddetmişse alacağınızı tasfiye memuruna bildirin.
Her iki taraf için de süre, ölüm tarihinin kendisinden değil öğrenme tarihinden başlayabilir; bu nedenle öğrenme tarihini gösteren belgeleri saklamak önemlidir.
Takip ölüm günüyle birlikte üç gün durur; mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse ret süreleri dolana kadar geri kalır (İİK m.53).
Mirası ret süresi üç aydır; yasal mirasçılar için ölümün öğrenildiği tarihten başlar (TMK m.606).
Süresinde reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanır ve tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m.599 ve m.610).
Hayır. Takibin mirasçıya karşı devamı ancak rehnin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyla mümkündür (İİK m.53).
Evet; mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur, alacaklı borcun tamamını birinden isteyebilir (TMK m.641).
Reddedebilirsiniz; icra takibi yapılması tek başına ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m.610/3).
Önemli sebeplerin varlığında sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni süre tanıyabilir (TMK m.615); bunun dışında miras kazanılmış sayılır.
Resmî defter, ret usulüne uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden istenir (TMK m.619).
Tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; alacaklılar alacaklarını bu tasfiyede ister (TMK m.612).
Usul işlemleri, süreler ve kanun yollarında destek için bize ulaşın.
Borçlunun ölümü hâlinde icra takibi durur mu, tereke ve mirasçılara.
Devamını oku ›MakaleMirası kabul eden mirasçılar, terekenin borçlarından kişisel.
Devamını oku ›MakaleBorçlunun icra takibinde alacaklıya karşı sahip olduğu karşı.
Devamını oku ›