Ön inceleme duruşması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi tamamlandıktan sonra yapılan ve kural olarak tek celsede biten aşamadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.140/4 uyarınca ön inceleme tek duruşmada tamamlanır; zorunlu hâllerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilebilir. Bu duruşmada hâkim dava şartlarını ve ilk itirazları karara bağlar, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder.
Ön inceleme, dilekçeler teatisinin sona ermesiyle başlar. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi verildikten sonra dosya bu aşamaya geçer. Kanun, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceğini, tahkikat için duruşma günü verilemeyeceğini açıkça düzenlemiştir.
Mahkeme ön incelemeyi önce dosya üzerinden yapar. Dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karara bağlanabiliyorsa duruşma açılmadan da karar verilebilir. Uygulamada taraflar çoğunlukla ön inceleme duruşmasına davet edilir ve eksiklikler bu duruşmada giderilir.
Hâkim, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler. Ardından tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Bu tespit davanın sınırlarını çizdiği için yargılamanın en belirleyici işlemlerinden biridir.
Uyuşmazlık konuları belirlendikten sonra taraflar bu çerçevenin dışına kural olarak çıkamaz. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ön inceleme aşamasının tamamlanmasıyla devreye girer; sonrasında yeni vakıa ileri sürmek karşı tarafın açık muvafakatine veya ıslah yoluna bağlıdır.
Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulh ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatır; sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edebilir.
Teşvik, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalar bakımından anlam taşır. Kamu düzenine ilişkin olan ve tarafların tasarruf yetkisinin bulunmadığı uyuşmazlıklarda sulh mümkün olmadığından bu aşama biçimsel kalır.
Taraflara, dilekçelerinde gösterdikleri ancak sunmadıkları belgeleri mahkemeye vermeleri ya da başka yerden getirtilecek belgeler için gerekli açıklamayı yapmaları ihtar edilir. Bu ihtara rağmen belgeleri sunmayan veya açıklamayı yapmayan tarafın o delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.
Bu yaptırım ağırdır. Delil listesinde yer alan bir belgenin süresinde sunulmaması, esasa ilişkin haklı bir talebin ispatsız kalmasına yol açabilir. Bu nedenle ön inceleme duruşmasından önce delil dosyasının eksiksiz hazırlanması gerekir.
Duruşmanın sonunda tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alınamamışsa anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa geçirilir. Tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır.
Tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür. Tutanakta yer almayan bir uyuşmazlık noktasının sonradan tahkikat konusu yapılması güçtür; bu nedenle tutanak imzalanmadan önce içeriğinin dikkatle okunması ve gerekiyorsa itirazın kayda geçirilmesi önemlidir.
Ön inceleme duruşmasına katılmayan taraf, tutanağın imzalanmasına ve uyuşmazlık konularının belirlenmesine katılamaz. Hâkim, hazır bulunan tarafın beyanları ve dosya kapsamı üzerinden tespit yapar.
Duruşmaya tarafların hiçbiri gelmezse dosya işlemden kaldırılabilir; yasal süresi içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır. Katılmama ayrıca sulh imkânının değerlendirilmemesi sonucunu doğurur ve yargılama giderleri bakımından tarafın aleyhine olabilir.
Mazeret bildirilmesi hâlinde mahkeme mazereti değerlendirir. Kabul edilen mazeret üzerine duruşma ertelenebilir; ancak ön incelemenin tek duruşmada tamamlanması kuralı gereği bu erteleme sınırlı tutulur.
Kural olarak tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu hâllerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilir. Ayrıca sulh veya arabuluculuktan sonuç alınacağı kanaatine varılırsa bir kez daha duruşma günü verilebilir.
Hukuk yargılamasında avukatla temsil zorunlu değildir; taraf duruşmaya bizzat katılabilir. Ancak uyuşmazlık konularının tespiti ve delil beyanı bu duruşmada yapıldığından, teknik hazırlık gerektiren dosyalarda vekil aracılığıyla takip yararlı olur.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra taraflar kural olarak yeni delil gösteremez. Karşı tarafın açık muvafakati, ıslah yoluna başvurulması veya delilin sonradan öğrenilmiş olması gibi istisnalar saklıdır.
Giderilebilir nitelikteki dava şartı eksiklikleri için mahkeme kesin süre verir. Bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Giderilmesi mümkün olmayan eksikliklerde doğrudan ret kararı verilir.
Tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. İçeriğine katılmıyorsanız itirazınızın tutanağa geçirilmesini isteyebilirsiniz; imzadan kaçınmak yerine şerh düşülmesi daha uygun bir yoldur.
Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlar ve sık yapılan hatalar.
Devamını oku ›MakaleCevap dilekçesinin süresi, uzatılması ve süresinde verilmemesinin sonuçları.
Devamını oku ›MakaleIslah ile talebin artırılması, ıslahın sınırları ve zamanı.
Devamını oku ›