Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir ve bu dava, kararın taraflara bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.439 uyarınca iptal davası öncelikle ve ivedilikle görülür; dava açılması kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Tahkim sözleşmesi ise m.412 uyarınca yazılı şekilde yapılmak zorundadır.
Tahkim sözleşmesi, tarafların sözleşmeden veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem yahut hakem kuruluna bırakmak konusunda yaptıkları anlaşmadır.
Bu anlaşma, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı olarak düzenlenebileceği gibi ayrı bir sözleşme biçiminde de yapılabilir. Sözleşme içine konulan hükme uygulamada tahkim şartı denir.
Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için sözleşmenin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye ya da taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması yeterlidir.
Dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine karşılık davalının cevap dilekçesinde bu hususa itiraz etmemesi de yazılı şekil şartını karşılar. Asıl sözleşmenin parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır.
Geçerli bir tahkim şartı bulunmasına rağmen mahkemede dava açılırsa, davalı tahkim itirazında bulunabilir. Bu itiraz ilk itiraz niteliğinde olduğundan cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir; sonradan ileri sürülmesi hâlinde dinlenmez.
Tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. Yargılama sırasında taraflar tahkim yoluna başvurmakta anlaşırsa dosya mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir.
Kanun iptal sebeplerini sınırlı olarak sayar. Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da sözleşmenin geçersiz olması, hakem seçiminde usule uyulmaması, kararın tahkim süresi içinde verilmemesi, hakemin hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar vermesi bunlar arasındadır.
Hakemin tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar vermesi, talebin tamamı hakkında karar vermemesi ya da yetkisini aşması; yargılamanın usul açısından sözleşmeye veya kanuna uygun yürütülmemesi ve bunun karara etkili olması; tarafların eşitliği ilkesi ile hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmemesi de iptal sebebidir.
Uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması ve kararın kamu düzenine aykırı olması diğer iki sebeptir. Bu sayım genişletilemez; hakem kararının esastan yanlış olduğu iddiası tek başına iptal sebebi değildir.
İptal davası bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır ve öncelikle görülür.
İptal davası açılması kararın icrasını durdurmaz. Ancak taraflardan birinin talebi üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartıyla kararın icrası durdurulabilir. İptal talebi, mahkeme aksine karar vermedikçe dosya üzerinden incelenir.
İptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz incelemesi iptal sebepleriyle sınırlı olarak yapılır. İptal kararının kesinleşmesi hâlinde taraflar, aksini kararlaştırmamışlarsa hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilir.
Tahkimde uyuşmazlık, taraflarca seçilen hakem veya hakem kurulunca karara bağlanır ve verilen karar taraflar için bağlayıcıdır. Arabuluculukta ise arabulucu karar vermez; tarafların kendi iradeleriyle anlaşmasına aracılık eder.
Bu fark kanun yollarına da yansır. Hakem kararı ancak sınırlı sayıdaki sebeplerle iptal davasına konu edilebilirken, arabuluculuk anlaşma belgesi bakımından böyle bir iptal usulü öngörülmemiştir.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun bulunduğu ya da tahkim sözleşmesinin mevcut olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.
Hayır. Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası hakkında bölge adliye mahkemesince verilen karara karşı ise temyiz yolu açıktır; temyiz incelemesi iptal sebepleriyle sınırlıdır.
Bir aylık süre, hakem kararının taraflara bildirildiği tarihte başlar. Tavzih, düzeltme veya tamamlama kararı verilmişse süre bu kararın bildirimiyle işlemeye başlar.
Tahkim sözleşmesi yazılı şekle tabidir ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olması gerekir. Tarafın ehliyetsizliği veya konunun tahkime elverişsizliği hâlinde şart geçersiz olur ve genel mahkemeler yetkili hâle gelir.
İptal davası açılması icrayı kendiliğinden durdurmaz. Talep üzerine, hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak teminat gösterilmesi şartıyla icranın durdurulmasına karar verilebilir.
Tahkim itirazı ilk itirazdır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Bu aşamada ileri sürülmezse mahkeme davaya bakmaya devam eder ve tahkim şartına sonradan dayanılamaz.
Dava açılması, delil hazırlığı, bilirkişi raporuna itiraz, arabuluculuk ve tazminat alacaklarının takibi konularında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi usulü.
Devamını oku ›MakaleTicari davalarda dava şartı arabuluculuk süreci.
Devamını oku ›Makaleİstinaf süresi, başvuru usulü ve inceleme kapsamı.
Devamını oku ›