6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 58. maddesinin üçüncü fıkrası, bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım korumasının, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmeyeceğini düzenler. Bir tasarım, sahibinin hususiyetini taşıyorsa tescil olmasa dahi eser olarak korunabilir ve koruma süresi eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren yetmiş yıl devam eder.
Tasarımlar bakımından Türk hukukunda iki koruma rejimi bir arada bulunur. Birincisi Sınai Mülkiyet Kanununun tasarım hükümleridir; ikincisi Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun eser korumasıdır.
Sınai Mülkiyet Kanununun 55. maddesine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, tasarımın bu Kanun uyarınca tescil edilmişse tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuşsa tescilsiz tasarım olarak korunacağını belirtir.
Kanunun 58. maddesinin üçüncü fıkrası ise iki rejimin birlikte uygulanabileceğini açıkça kabul eder. Bu nedenle tasarım tescili bulunan bir ürün, aynı zamanda eser niteliği taşıyorsa telif hukukundan da yararlanır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1/B maddesinin (a) bendine göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür.
Bu tanım iki unsur içerir. Birincisi sübjektif unsur olan hususiyet, yani eserin sahibinin kişisel özelliklerini yansıtmasıdır. İkincisi objektif unsur olan kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesidir.
Kanunun sınırlı sayı ilkesi nedeniyle, hususiyet taşısa bile kanunda sayılan türlerden birine girmeyen ürün eser sayılmaz. Bu nedenle tasarımın hangi eser türüne girdiğinin belirlenmesi gerekir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 2. maddesinin üçüncü bendi, bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle her nevi harita, plan, proje, kroki, resim, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri ile her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projelerini, mimari maketleri ve endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projelerini ilim ve edebiyat eserleri arasında sayar.
Kanunun 4. maddesi, estetik değere sahip olmak kaydıyla güzel sanat eserlerini sayar. Bu sayımda el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil ve moda tasarımları, grafik eserler ve her türlü tiplemeler yer alır.
Aynı maddenin son fıkrası doğrudan konuyla ilgilidir: krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, bunların düşünce ve sanat eseri olma sıfatlarını etkilemez.
Sınai Mülkiyet Kanununun 69. maddesine göre tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır ve beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarımların koruma süresi ise, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27. maddesine göre koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren yetmiş yıl devam eder. Eser sahibinin birden fazla olması durumunda bu süre, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur.
İlk eser sahibinin tüzel kişi olması hâlinde koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren yetmiş yıldır. Görüldüğü üzere telif koruması süre bakımından tasarım tescilinden çok daha uzundur.
Buna karşılık telif korumasında hak sahipliği tescile değil eser sahipliğine dayandığından, ispat yükü ve hak sahipliğinin belgelenmesi tasarım tesciline göre daha zahmetlidir.
Tasarım tescili bulunan bir üründe tescil süresi dolmuş veya yenilenmemişse, ürün eser niteliğini taşıyorsa telif korumasından yararlanmaya devam edebilir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 57. maddesinin ikinci fıkrasına göre koruma talep edilen bir tasarımın başvuru veya rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı ya da halefi veya bunların izniyle üçüncü kişi tarafından kamuya sunulması, tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. Bu hoşgörü süresi telif korumasından bağımsızdır.
Kanunun 58. maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koruma dışı hâller, özellikle ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri, telif değerlendirmesinde de dikkate alınır; teknik zorunluluktan doğan biçimler hususiyet taşımaz.
Bu nedenle uyuşmazlıkta hangi rejime dayanılacağı, ürünün niteliğine, tescil durumuna ve elde bulunan delillere göre birlikte değerlendirilmelidir.
Tasarım sürecine ait taslak, eskiz ve dijital dosyaların tarihli biçimde saklanması gerekir. Bu belgeler eser sahipliğinin ispatında ilk sırada yer alır.
Tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarih belgelendirilmelidir. Katalog, fuar kaydı, internet sitesi yayını ve fatura kayıtları bu amaçla kullanılabilir.
Tasarım bir çalışan veya dış hizmet sağlayıcı tarafından yapılmışsa, hak devrine ilişkin yazılı sözleşmenin bulunması gerekir. Mali hakların devri yazılı şekle bağlıdır.
Tescilli tasarım yenileme takvimi izlenmelidir. Yenileme talebinin koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması gerekir; bu süre kaçırılırsa ek ücretle altı ay daha imkân bulunur.
Telif ve tasarım rejimlerinden hangisine dayanılacağı dava öncesinde belirlenmeli, gerekiyorsa iki dayanak birlikte ileri sürülmelidir.
Tasarım, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıyorsa tescilden bağımsız olarak eser korumasından yararlanır. Sınai Mülkiyet Kanununun 58. maddesinin üçüncü fıkrası bu kümülatif korumayı açıkça kabul etmiştir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1/B maddesine göre eserin sahibinin hususiyetini taşıması ve kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi gerekir. Teknik zorunluluktan doğan biçimler bu şartı karşılamaz.
Kanunun 27. maddesine göre koruma süresi eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren yetmiş yıldır. İlk eser sahibi tüzel kişi ise süre aleniyet tarihinden itibaren yetmiş yıldır.
Sınai Mülkiyet Kanununun 69. maddesine göre tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır ve beşer yıllık dönemlerle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarımlarda süre, kamuya ilk sunum tarihinden itibaren üç yıldır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 4. maddesi, estetik değere sahip olmak kaydıyla tekstil ve moda tasarımlarını güzel sanat eserleri arasında saymaktadır. Somut olayda hususiyet unsurunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Başvuru ve itiraz işlemleri, TÜRKPATENT kararlarına karşı dava yolu ile tecavüz ve hükümsüzlük uyuşmazlıklarında büromuzdan hukuki destek alabilirsiniz.
Tasarım kavramı, tescilli ve tescilsiz tasarım ayrımı.
Devamını oku ›MakaleFSEK m.4 kapsamındaki eserler ve koruma şartları.
Devamını oku ›MakaleTescil için aranan yenilik ve ayırt edici nitelik şartları.
Devamını oku ›