Bir suçun işlenmesiyle elde edildiğini bilerek bir eşyayı satın almak, başka bir yerde saklamak, satmak veya kabul etmek Türk Ceza Kanununda ayrı bir suç olarak düzenlenmiş olup bu fiil suç gelirlerinin dolaşımını engellemeyi amaçlar. Bu düzenleme, suçtan elde edilen kazancın ekonomiye karışmasını önlemeyi hedefler. İkinci el eşya piyasasının büyümesi, bu suç türünün uygulamada daha sık gündeme gelmesine neden olmaktadır.
TCK m.165 kapsamında suç eşyasının satın alınması ve kabulü suçunun oluşması için failin eşyanın bir suçtan kaynaklandığını bilmesi gerekir. Bu bilgi, eşyanın elde edildiği koşullardan, fiyatından veya satış şeklinden çıkarılabilir ve doğrudan ikrar aranmaz. Failin eşyanın kaynağını sorgulamadan, olağan olmayan koşullarda satın almış olması da bu bilme unsurunun varlığına işaret edebilir. Bu suç, suçtan elde edilen kazancın ekonomik dolaşıma girmesini engellemeyi amaçlayan önemli bir düzenlemedir.
Eşyanın çok düşük fiyata satılması, belge olmadan el değiştirmesi veya gizlilik içinde teklif edilmesi, failin bu bilgiye sahip olabileceğine ilişkin önemli göstergelerdir ve mahkeme bu göstergeleri birlikte değerlendirir. Eşyanın üzerindeki seri numarasının kazınmış veya değiştirilmiş olması da önemli bir şüpheli gösterge sayılır.
Bu suç, çoğunlukla hırsızlık veya yağma suçuyla bağlantılı olarak ortaya çıkar, çalınan eşyayı bilerek satın alan kişi, hırsızlık suçuna iştirak etmemiş olsa dahi bu bağımsız suçtan sorumlu tutulur ve bu durum failin ceza sorumluluğunu ayrıca doğurur.
İkinci el eşya ticareti yapan kişilerin, aldıkları eşyanın kaynağını araştırma yükümlülüğü bulunur, aksi halde suç eşyası ile ilgilendikleri iddiasıyla karşı karşıya kalabilirler ve bu durum mesleki itibarlarını da olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle ikinci el ticaretiyle uğraşan kişilerin, aldıkları eşyaya ilişkin belge ve fatura talep etmeleri kendilerini bu suç iddiasından korur. Bazı hallerde fail, eşyanın kaynağını bilerek değil de bilmesi gerektiği halde bilmeyerek satın almış olabilir, bu durum ayrıca değerlendirilir.
Bu suç türünde failin bilme unsurunun ispatı büyük önem taşır, çünkü eşyanın suçtan geldiğini bilmeden iyiniyetle satın alan kişi cezalandırılamaz. Fiyat, satış koşulları ve failin beyanları bu bilme unsurunun tespitinde kullanılır ve mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir.
Soruşturma sırasında eşyanın seri numarası, satış belgeleri ve tanık ifadeleri incelenerek eşyanın gerçek kaynağı ortaya konmaya çalışılır ve bu tespitler genellikle şüphelinin savunmasındaki tutarlılığı da sınar.
TCK m.165, 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanunla değiştirilmiş hâliyle tek fıkradan oluşur: bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Maddenin belirleyici unsuru iştirak etmeme şartıdır. Kişi asıl suça azmettiren, yardım eden veya müşterek fail olarak katılmışsa bu maddeden değil, asıl suçtan sorumlu olur. Bu nedenle nitelendirmede ilk incelenen konu, failin asıl suçla bağlantısının hangi düzeyde olduğudur.
Kapsam bakımından madde yalnızca somut eşyayla sınırlı değildir; metinde eşyanın yanında diğer malvarlığı değerleri de sayılmıştır. Ayrıca seçimlik hareketler geniştir: satmak, devretmek, satın almak ve kabul etmek. Bedelsiz kabul de suçu oluşturur; menfaat sağlanmış olması aranmaz.
Hayır, eşyanın suçtan elde edildiğini bilmeden iyiniyetle satın alan kişi bu suçtan sorumlu tutulmaz, ancak iyiniyetin ispatı somut olayda ayrıca değerlendirilir. Ancak iyiniyet iddiasının somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Evet, eşyanın piyasa değerinin çok altında ve belgesiz satılması, failin bilme unsuruna ilişkin önemli bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Alım satım işlemlerinde fatura ve belge düzenlenmesi, ileride doğabilecek şüphelere karşı somut bir dayanak oluşturur.
Evet, suç eşyasının satın alınması hırsızlık suçuna iştirak etmeyen kişiler bakımından da bağımsız olarak uygulanan ayrı bir suçtur. Bu bağımsızlık, suçun farklı fail gruplarına yönelik ayrı bir koruma sağlamasından kaynaklanır.
TCK m.165 seçimlik hareketler arasında kabul etmeyi de sayar; bedel ödenmiş olması aranmaz. Suçun oluşması için kişinin asıl suçun işlenmesine iştirak etmemiş olması ve eşyanın ya da malvarlığı değerinin bir suçtan elde edilmiş olması gerekir.
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin savunma ve müdafilik hizmetiyle haklarınızı koruyoruz. Vakit kaybetmeden bize ulaşın.
Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİhmali Davranışla Kasten Öldürme Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›Makaleİntihara Yönlendirme Suçu ve Ceza Sorumluluğu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleEziyet Suçu Nedir ve Nasıl Cezalandırılır hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleAyrımcılık ve Nefret Suçu TCK m.122 hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›MakaleHaberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu hakkında bilgi ve hukuki destek.
Devamını oku ›